Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
248
 

Değişim

Değişim
 

Tarih, yazıyla başlar. M.Ö 4000-3500 arası yazının bulunmasıyla başlayan ilk çağ yaklaşık dört bin yıl sürmüştür. Kavimlerin göçleriyle tamamlanan ilk çağı, takiben bin yıl süren Ortaçağ izlemiştir. İstanbul’un fethinden Fransız ihtilaline kadar geçen süre 300 yıl kadardır ve bu dönem Yeniçağ diye adlandırılır tarihçiler tarafından. Fransız ihtilalinden sonraki döneme de Yakınçağ denir.

İlkçağ dört bin yıl, Ortaçağ bin yıl, Yeniçağ üç yüzyıl sürmüştür kaba bir hesapla. Yakınçağ denilen evre; sanayi, teknoloji, bilişim, iletişim v.s olarak kaç aşamaya ayrılır bilemem, ancak genel kanıya göre, zamanın doğrusal aktığı öngörüsüne paralel olarak hızlandığı da ifade edilebilir.

Değişim, kaçınılmaz bir irade olarak damgasını vurmaktadır yarattığımız medeniyetin üzerine.  Yavaş bir devinimle ve uzun sürelerle başlayan süreç giderek hızlanmıştır. İnsanın günlük yaşantısına da doğru orantılı olarak etkileyen bu gelişim günümüzde varlığımızı unutturacak bir baş döndürücülüğe ulaştı artık.

İlkçağda yaşayan bir insanla, günümüz insanını yan yana getirebilsek;  ilkçağ insanı bugünün insanının sahip olduğu donanımlara bakarak bir tanrının karşısında olduğunu düşünebilirdi. Peki, ya sahip olduğu bilgi ve donanımı üzerinden sıyrıldığında ne kalırdı bugünün insanından geriye, ne görürdü ilkçağın insanı bugünün insanında?

Efsanevi Sümer kralı Gılgamış’ın umarsızca ölümsüzlüğü arayışından neyi eksiltebildi bugünün insanı? Onun sevgili dostu Enkidu’nun o zamanki medeniyete bile serzenişte bulunup yabanıllığa övgüler düzmesinden neyi fazla bugünün insanının medeniyeti ile hesaplaşma gayretinden?

Koyun medeniyeti bir yana, bunca laf kalabalığını bir yana bırakalım. Nesnel gerekçelerden, mantık çıkarımlarından, akıl yürütmelerinden vazgeçelim bir an, dönüp kendimize bakalım.

Şu yaşadığımız hayatımızı ne kadar değiştirebiliyoruz, beğenmediğimiz alışkanlıklarımızı değiştirmede, hayatımızın akışına yönlendirmede ne kadar etkili olabiliyoruz?  

Bir düşünün ürettiğimiz teknolojiyle yakaladığımız gelişim ve insan olarak hissettiklerimiz arasındaki bağlantıyı. Gerçekten değişebiliyor muyuz psikolojik olarak, içsel özgürlüğümüz ve yaşama kattığımız anlamı zenginleştirebiliyor muyuz?

Gerçek anlamda değişim nedir, biliyor muyuz? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 489
Kayıt tarihi
: 14.09.11
 
 

"Uzun ince bir yoldayım" diye tarif etmiş hayatını Ozan Aşık Veysel. Yazdığı bu sözlerinde beni e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster