Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '11

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
312
 

Değişimi anlamak veya direnmek

Değişimi anlamak veya  direnmek
 

uzaktan bakmayalım içinde yaşayalım bu dünyanın


Dünyanın heryerinde böyle mi bilmiyorum ama Türkiyenin hangi iline, ilçesine giderseniz gidin, içinde yaşadıkları koşulların değiştireceğine kanaat getirdiği 'yabancılara' karşı için için korku (karışımı düşmanlık ) besleyip büyütmek yaygın davranış oluyor, bu duyguya karışmayıp değişime destek veren ilerici karakterlerde hemen su yüzüne çıkıyor: o küçücük sayılarıyla. 

Ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Anamurda da buna rastladım, yaşadım. Artvin de (Merkez ve ilçelerinde) Rize de değişim kadar acaba gömü altınlar varda onları almaya mı geldiler, buldular diye uzak bir duruş sergiledi insanımız. 

Bizim insanımız şimdi de Dikili de aynı karşı duruşu, düşmanlığa varacak davranışı sergileyecekler mi? Zamanla göreceğim ama kesin olan bir şey var ki; bu güzel ve şirin ilçe bulunduğu konumdan daha iyisine layık ama vizyonsuzluk , potansiyel geleceğinin altında ezilmesine ve karmaşasının iç şiddete dönüşme ihtimali taşımasını bura insanının algılamadığı, kaygılanmadığı yarında böyle mi olacak?. Bir gerçek var ki bu yer insanıda medeniyet yaratma ve medeniyetinin yarına devşirleme kaygısı taşımıştır elbet, herkes kendi kültürünün bir tarih olmasını, övünülecek nesillere devredilmesini ister; bu konuda istemek değil yapmak ve sanatsal yaşam değerleri meydana getirmek ancak bir medeniyet yaratma ve geleceğe bırakmaya sebep oluyor. 

Değişim için gelecek kaygısı bireyin kendinden çıkarıp, kendinden sonralar adına taşımazsa ve kompleleştirmese kaygı çalı dikeni gibi direnç gösteriyor değişime ve geleceğe. 

Aslında insan zamanla ve yaşlandıkça nasıl tutucu ve kaybettiklerinin bilincinde ama elde ne varsa tutunan, kaybedeceği aşikarda olsa direnebileceği kadar direnme gösteren bu durum ne kadar insani ne kadar doğal ama çağın gerisine düşmeyi engellemiyor. 

Değişim hayatın zorunluluğu. Değiştirmekte zorunluluktur ve tarihin biçmesi gerekmiyor, insanın insani sorumluluğu zorunlu kılıyor, tarih sonradan oluyor. 

Bedensel (bebek, genç ve yaşlılık) değişim kadar zihinsel gelişim ve değişim de zorunlu, duvarlar örmek kurtarmıyor; kendini ve geleceginden sorumlu olduklarını zora sokuyor çünkü. Biz olmanın getirisi bu: Biz çoksa sayı anlamında görevde o kadar çok ve büyük oluyor. 

Değişime kolay gele, rast gele 

Ahmet AK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 329
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

Denize yakın adam... İzmir'de yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster