Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
421
 

Delal Dara Kılınç : Şiirler, "Çamur Çağı"

Delal Dara Kılınç : Şiirler, "Çamur Çağı"
 

idefix.com


Şiir yazmak kolay mıdır? Bizim insanımız için çok kolaydır. Öyleleri vardır ki beş dakikada bir şiir çıkarabilirler. Ama o şiir olur mu, onu artık uzmanı bilir.
 
Diğer yandan Yahya Kemal Beyatlı’nın bir şiiri, aradığı kelimeyi bulamadığı için elli yılda bitiremediği söylenir. Aslında üstat ölünce kadar hiçbir şiirini tamam saymamıştır ki..!
 
Bazı şeyler kolay görünür. Şiir yazmak gibi, resim yapmak gibi… Bunun için Picasso ‘ya ilişkin bir anekdot anlatırlar.
 
Picasso, bir müzede resimlerini sergiliyormuş. Bir yanda da oturduğu yerde resim yapıyormuş. Götürmüş o resimlerden birini oraya asmış. Resimleri seyredenlerden biri resmi ucuz alırım ümidiyle , “Bu resim kaça ?”diye sormuş, Ressam “Onbin dolar..!” demiş. Adam itiraz edecek olmuş, “Ama onu burada, beş dakikada yaptınız..!” Ressam cevap vermiş: “Onu beş dakikada yaptım ama, aynı zamanda 50 yılda yaptım..!”
 
Bir eseri değerlendirmenin zamanla orantılı olmadığın gösteren güzel bir örnektir. Ama sanat eserin de bana göre her zaman “Emek” ana katkılardan biridir. Eğer bir eser, üzerinde gerçekten çalışılmamışsa, takdimi boşunadır.
 
Bu uvertürden sonra, gelelim Delal Dara Kılınç’ın Şiirler’ine ,  “Çamur Çağı”’na gelelim. Bana sorsalar, Dara’nın öykülerini mi, yoksa Şiirler’ini mi daha çok sevdin, diye. Çok az sayıda olmasına karşın Öykülerini daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.
 
“ Çamur Çağı”nda  55’e yakın şiir var. Dara, bu işe belli ki Öykü yazmadan önce başlamış ve bu kitaptan önce  çıkardığı “Lal” isimli bir şiir kitabı daha var (Onu görmedim!)
 
Kitabın Birinci Şiiri’i  “Çamur Çağ”ı belki de kitabın ve yazarın en vurucu şiiri. Şairin çevresini; dünyayı; çağını nasıl gördüğünü, algıladığını gösteren açık bir deklarasyon. Şiire biçilen ad: “Çamur Çağı”da bakışın ne kadar olumsuz olduğunu gösteren bir yaftadır. Belli ki şair, Çağ’ından baştan vazgeçmiştir; içine kapanmıştır ve kendine dönük şiirler yazmaya başlamıştır. 
 
Şair’in kendine özgü bir şiir anlayışı vardır. Tekniği sadedir. Zaman zaman uyaklara başvursa da, bunlar da göründüğü kadar rastlantısaldır. 
 
Bazen Dara eski dile başvurabiliyor. O zaman onun  şarkı sözü yazdığını sanıyorsunuz: örneğin:
“Ateşi aşk, bir yalancı simya ile
Her gördüğüm didar eyledi
Gel gör beni neçe naçar eyledi..”
 
“Simya” adlı bu şiirden Dara ya sonradan bir Şarkı yapacaktır veya yapmıştır tahminim.
 
Bazen de kullandığı Osmanlıca yanlış izlenim verebiliyor?
 
“Yüzü bir tanrıçanın suret-i harikası gibi…” (Telefon, s.18)
 
Fakat şu var. Dara, şiirleri çok güzel bitirmesini biliyor. Bana göre de bir şiirin en dramatik yeri sonudur, finalidir. Şair bütün numarasını orada çeker. Dara bunu sık sık yapıyor:
 
“Bir akşamüstü bir kadın
İçinde bir aşkı bıçakladı
Ben günlerce ağladım..” ( Telefon, s.18)
 
Kimi zaman da final’i bir nakarat haline getiriyor:
 
“Sabaha doğru 
Uzaklar
Sabaha doğru uzaklar..” (Firar, 19)
 
İşte müthiş bir Final daha:
 
“Unutma her yara, en çok sahibine kanar,
Ve seni kendine köle kılar,
Verdiğin her yanlış karar.” (Kırık, s. 21)
 
Yankı isimli şiirin sonuna bakın:
“Ben bir uçurumum artık,
Bütün uçurumlar benden
Geri kalır…” (Yankı, s.22)
 
Dedim ya, Dara zaman zaman Divan tarzında, Gazel tarzında şiirler de yazıyor:
“Divaneyim, güller soldu bağımda
Karalar bağlarım, karalar yetmez
 
O yarin gözleri uçurum aklımda
Düştüm en derine, yaralar yetmez…”
 
Şiir bu minval üzere devam ediyor. Ve diyorum ki yine, bu şiirden de belli ki bir gün bir “Şarkı” olacaktır..
 
Arada sırada Özdemir Asaf’ın tekerleme tarzı şiirlerine de rastlıyoruz:
“O kadar çoksunuz ki hayatımda
Aslında
Hiçbiriniz yoksunuz!
O kadar yok ki,
Aslında hepinizden çok” (Yaban Gülü,s.48)
 
“Dara’nın “Yörünge” şiiri de Özdemir Asaf’ın şiirlerini andırıyor. (s. 68) 
 
“Bitlis Deresi” adlı şiiri  Dara’nın başını kaldırıp çevresine baktığı şiirlerinden biri. Çok vurucu bir şiir. Ama böyle şiirleri çok az. Bu şiir nasıl bitiyor..
“…Oysa ölüler saygı ister en az diriler kadar,
Ebedi bir huzurgah mahşer gününe kadar.
Yer Bitlis Deresi, bulun beni, 
Ben,
Mezarsız bir ölüyüm,
Gömün beni.” (Bitlis deresi,s.47)
 
Ee bir eleştirmen gözünü açıp bakınca bazı yanlışları da görür:
“Hapsettin beni bir umudun hayaline onca zaman,
Bir kuş gibi hafifledi ruhum
Atınca seni sırtından…”(Senden vazgeçtim, s.55)
 
Son satırdan  “sırtından” bence , “sırtımdan” olmalı… Şair bana uymayabilir!
Arka sayfada:
“Rol yapan bir ben kalır belki,
O da kalsa kalsa “bekli”siyle kalır…”  (Senden geriye ne kalır?. S.58)
 
Burada hata sanırım Editör’dedir.
 
Hep “Aşk Şiiri”… Hep “Aşk Şiiri”… Diye gidiyorsun. Kitabın sonunda “İsyan” adlı şiiri hop diye karşına dikiliyor. Hepsi bu kadar değil, diye. Ve vuruluyorsun. Bu şiir bana biraz da İsmet Özel’in “Evet, İsyan” adlı şiirini hatırlattı.
 
Zamanla Delal Dara Kılınç’ın konularını, temalarını çeşitlendireceğini sanıyorum. Aşk, şiirin ana temasıdır ama, sonuna kadar bozuk plak gibi çekilmez. Bakalım bundan sonraki kitaplarında neleri göreceğiz.
 
Bence “Çamur Çağı”  çok başarılı bir şiir kitabı. Kim ki gerçek şiir okumak ister, alsın okusun. Okusun da “AŞK” ne imiş görsün. 
………………………
Delal  Dara Kılınç . (Şiirler) . “Çamur Çağı”  Meşe Kitaplığı. İzmir. 2013
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)))...benim de az önce üç kitap geçti elime,önce şiir olanı açtım ki sizin bu bahsettiğiniz...*ve bir kutu Enteb işi tatlı*...eyvallah Hocam...eyvallah DaraKılınç...

nedim üstün 
 12.08.2014 17:00
Cevap :
Gördün mü ya, gördün mü G.Anteplileri..! İşte böyle.. Neyse afiyet bal şeker olsun. (Demek ki benim eleştiriler işe yarıyor ha..!) Ne dersin. Sen o şiirleri bitirinceye kadar o şekerler de biter. Saygılar.  13.08.2014 12:37
 

Yıllar bana şunu öğretti hocam.Şiir yazmak için yaratılmış olanlar gibi, şiirden anlamak üzere yaratılanlar da var.Ne herkes şiir yazabilir,ne de herkes şiirden anlar.Selamlar,saygılar.

yılmaz çetingöz 
 12.08.2014 10:57
Cevap :
Ben bunu kendi üzerime alıyorum ve iltifat olarak kabul ediyorum Yılmaz Bey. Teşekkürler. Anlamaya ve koklamaya çalışıyoruz. Herkesin kendi zevki var. Ve şiir kolay bir şey değildir. Saygılar.Selamlar.  12.08.2014 12:27
 

Teşekkürler arkadaşım ey yakın zamanda alacağım... Ben de şiirle ilgili iki bilge şairin sözlerini burada yazmak istiyorum: Birincisi Nazım Hikmet;"Bundan sonra ne bir kelime fazla ne bir kelime az yazacağım diyor, koca usta... Diğeri necip Fazıl, o ustamız da; "Şair heykeltraş gibi olmalı; eline keseri almalı önce, yontmalı şiiri, sonra falçatayı almalı eline, daha düzgün hale getirmeli şiiri, ondan sonra da zımparayı almalı eline ve tüm pürüzleri gidermeli" der... Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 09.08.2014 13:32
Cevap :
Şiir işi öyledir. Kolay iş değildir. Kimi Devlet Yönetmeyi kolay iş sanıyor; kimi de şiir yazmayı. Yazarsın da kulpunu denk getiremezsin! Aman bırakalım yazsınlar. Zaten millet okumuyor. Nazım'dan beri millet şiirden vazgeçti; en son Can Yücel bu alanın hakimi idi... Gerisine boş ver.. Ama ummak gerekir. Gençler var ya! Sağol Sökeli. Çok iyisin.  09.08.2014 17:12
 

Kıymetli Erdal Ceyhan Hocam; günlerdir kitaplarımı sayfa sayfa, satır satır inceleyerek her biriyle ilgili tek tek yaptığınız; ufkumu açan, yönlendiren, farklı bir bakış açısı edinmemi sağlayan kıymetli yorumlarınız, eleştirileriniz ve değerlendirmeleriniz için sonsuz teşekkürler ederim. Her değerlendirme yazınızdan sonra bahsi geçen kitabı tekrar okuyarak fikirleriniz doğrultusunda; eleştirel bakmaya çalıştım yazmış olduklarıma... Ve, hemen her konuda hemfikirim sizinle... ‘Metalik’ in sinematografik olduğu, ‘Çamur Çağı’ndaki şiirlerin konusunun biraz fazla “aşk” olduğu, yazım hataları vb. daha birçok şeyin gözünüzden kaçmamış olduğunu görmek beni hem çok sevindirdi hem de farkına varmamı sağladı hatalarımın, eksiklerimin… Bunca emeğiniz, yorgunluğunuz için tekrar teşekkürler ediyorum... Bu eleştirileri sık sık okuyacağım, üzerlerine tekrar tekrar düşüneceğim ve yeni yazılarımda bunlar doğrultusunda hareket etmeye çalışacağım... Kalbimin eNNnn içinden sevgiLerimLe ve saygıLarımLa...

Delal Dara KILINÇ 
 09.08.2014 8:12
Cevap :
Değerli Dara Kardeş, ben bunları eleştiri değil, daha çok bir "tanıtma" yazısı olarak düşündüm. Aslında konuşulacak çok şey var. Ama senin yolun belli. Bir güzel yol tutturmuşsun gidiyorsun. Allah yolunu açık etsin. Kalemini keskin etsin. Sen ne yapılacağını benden çok biliyorsun. Bundan sonra belli ki arayışların sürecek. Oyunu büyük oyna! Hiç vazgeçme. Saygılar, selamlar benim Edebiyatçı kardeşim.  09.08.2014 14:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 805
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster