Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '11

 
Kategori
Komşuluk
Okunma Sayısı
1531
 

Deli deliyi görünce

Deli deliyi görünce
 

"Ev alma, komşu al “demiş ya atalar, bir bildikleri varmış meğer…

 

Komşum, birkaç yıl önce, sırf bir bahçesi olduğu için, çok severek satın aldığım bahçe katı dairemin yanı başındaki binada oturuyor. Yani bahçelerimiz yan yana, aramızdaki tel örgüler ve yeşil bitkilerse sınırlarımızı belirliyor.

...

İlk taşındığım günlerde, önce diktiğim narenciye fidanlarına taktı:

—Bu fidanları neden bahçenin ortasına dikmediniz?

—E şey, ortayı çimlendireceğim de, o yüzden. Olmamış mı? Neden sordunuz?

—Olmamış elbette, baksanıza bu ağaçlar büyüyünce dalları benim bahçeyi kapatacak...

(Derler ya;"Dakka bir, gol bir!")

—Ooo... Hele bir tutsunlar, hele o kadar büyüsünler, eğer rahatsız olursanız, sizden yana olan dalları kesiveririz canım, merak etmeyin!…

Bir başka gün...

Bahçenin sokak cephesine, bahçe malzemelerini koyduğum ahşap dolabı, mangal, merdiven tarzı eşyaları kastederek:

-Karşı evdeki filanca hanımlar sizin için dedi ki; “Çok kötü görünüyor, bu malzemeleri niçin bu tarafa koymuşlar?"Hakikaten neden ön bahçeye koymuyorsunuz bu eşyaları, bence de dağınık ve kötü görünüyorlar…

(Hani ben iyi iletişim konusunda ustayım ya, hani yeni komşularımla iyi iletişim kurmak dileğindeyim ya ve o an üstümde de bir melaike sabrı var ya..."Benim bahçemdeki düzene neden karışıyorsunuz, size ne?"diyemedim...)

Sabır ve hoşgörüyle:

—Yok, o eşyaları ön bahçeye koyamam, koymam da, fırsat bulunca kapalı bir dolap alır, onun içine yerleştiririm belki, dedim...

Başka bir gün, bir öğleden sonra, arkadaşımla verandada otururken…

Bir eliyle burnunu tutarak ve yüzünü ekşiterek, dubleksinin üst katından seslendi:

—Fatma Hanııım!

Keyfim yerinde, konuşuyorum, meşgulüm, yine de zoraki bir tebessümle, yanıtladım;

—Efendim!

—Kızartma mı yapıyorsunuz yine?

(Yine!)

—Hayır! Gördüğünüz gibi misafirimle oturuyorum,o koku başka bir yerden geliyor olmalı...Ha şu anda yapmıyorum ama yapmadığım ve yapmayacağım anlamına gelmesin...Hem,"Yine" sözüyle ne demek istediniz sahi?

—A şekerim, olur mu, ne yemek pişirseniz koku benim evin içinde. Bakın şimdi de kızartma kokusu doldu. Çok rahatsız oluyorum. Eskiden böyle olmazdı, sizden önce bu dairede oturanlardan hiç yemek kokusu gelmezdi.

(Allah allah bak şu işe, aranıyor bu kadın!)

Sakin olmaya çalışarak konuştum:

—Kusura bakmayın da, bu evde insanlar yaşıyor, yemek de pişecek elbette ve sizin eve sızan kokular için yapabileceğim hiçbir şey yok...Ayrıca, demek ki benden öncekiler evde yemek pişirmiyorlarmış, ne diyebilirim?

—Pişirmez olurlar mı? Pişiriyorlardı ama koku moku gelmiyordu...Bence siz şu mutfak bacanıza hemen bir çözüm bulun…Hattâ bence, siz aspiratörünüzün bacasını çatıya çıkartın, çatıya!...

(Arkadaş çokta pratik zekâlı, hemen çözümü buldu. Duyan da, bir yemekhane mutfağından ya da fabrika havalandırmasından söz ediyor sanır…)

Misafirim de var, konu uzamasın diye:

-Tamam, anladım, bakarız... Bu arada en azından kızartma yapacağım zaman size haber vereyim bari de, kapınızı pencerenizi kapatın, öylece evinize koku sızmaz? dedim...

İnce alayımı hissedip, hırsla penceresini kapattı, içeri girdi…

Çimlerin üzerine masamızı sandalyemizi indirmişiz, çocuklarla çay keyfi yapacağız, komşum bize cephe olan penceresini açıyor kocaman bir kilimi üstümüze silkeliyor, bizim hayret ve öfke nidalarımız karşısında açıklamak zorunda kalıyor.

(Mahcup olma durumu ya da özür dileme falan yok...)

-A tertemiz vallahi, süpürdüm, sildim de havalansın diye şey ettim…

(Ya sabır, ya sabır...)

Yemeğe misafirim var, evin içi kokmasın diye, küçük tüpü bahçeye çıkardım balık pişiriyorum:

-Kolay gelsin Fatma Hanım, ne yapıyorsunuz?

 (Sanki görmüyor ne yaptığımı? Yine konuşacak bu kadın...)

-Balık kızartıyorum…

-Hımmm… Bahçede ha…Balık ha…Offf…Yine mi?

(Yine!)

Duruyor, duruyor, seyrediyor… Konuşacak, konuşacak da, yüzüne bakmayınca, konuşamıyor… Kapıyı hızla çarparak içeri giriyor...

(Daha sonraki zamanda, değişik versiyonda daha neler neler…)

Ve sonunda...

Birkaç hafta önce bir pazar günü, hava öyle güzel ki, günlerdir eve kapanmışız zaten heveslendik, "Tam zamanı, haydi mangal yapalım!” dedik…

Ateşi sokağa yakın tarafta yaktım ki, dumanı, külü komşuları rahatsız etmesin. Kömür hazır hale gelincede, etleri pişirmeye başladım…

Derken, tevekkeli sesi çıkmıyordu, malûm komşu dışarıdaymış, evine döndü, bana bakarak ağır ağır bahçede ilerledi…

Olacakları hissedip, durumu idare etmek adına, yine de gülümseyerek;

—İyi akşamlar, dedim…

—İyi akşamlar Fatma Hanım da, yine ne yapıyorsunuz ?

(Yine!)

İşte o an kendimi kaybettiğim andı..

—Yine mi? Mangal yapıyorum efendim, gördüğünüz gibi…

—Görüyorum elbette de, biraz düşünceli olun beee!... Kapıdan pencereden evin içine dolmuştur yine bu et kokusu, başka yerde yapın şunu!…

Siz olsanız öfkelenmez misiniz?

Ben de tutamadım kendimi tabi, hattâ öyle ki, kendi sesimden kendim korktum, tiksindim:

—Nerede pişirmemi isterdiniz? Ya da ne yememi emrederdiniz? Yoksa yemeklerimi siz mi pişirmek isterdiniz? Yeter artık yahu, bir yıldır evimin muhtarı, keyfimin kahyası oldunuz….Yeter be, YETEEER!!!

Gözlerimi nasıl patlattıysam, öfkeyle nasıl bağırdıysam…

Şaşırdı, içimden fırlayan kurt kadını görünce sanırım dehşete kapıldı, fısıltı ve tıslama karışık;

-Peki, peki, tamam be, tamam bee...

Sanırım eşref saatimde olmadığımı o an anladı, şaşkınlık, ürküntü ve aceleyle kapısını kapattı.

Ev ahalisi beni yatıştırmaya çalışırken ben hızımı alamamış, halâ söylenmeye devam ediyordum....

Sonra ne mi oldu?

Oh beee... Vallahi rahatladım!

Komşum mu?

O günden beri ortalıkta görünmüyor, en güzeli de, o günden beri bana bulaşmıyor…

O zaman anladım ki ev alırken komşuyu da seçmek gerekiyor, diğer yandan gerçekten de;

"Deli deliyi görünce çomağını saklıyor"...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkadaşım lojmanda oturduğumuz yıllarda;.Çok yakın bir arkadaşımızın alt katta oturan bir komşusu vardı, o kadar huysuz ve aksi bir kadındı ki arkadaşımızın bütün sandalyelerinin ayaklarına sünger bağlattı. Neymiş efendim yukarıdan sandalye sesi geliyormuş. Biraz ses duyduğunda elinde bir demir ile kalorifer borularına vuruyor tüm lojmanı ayağa kaldırıyordu. Neyse ucuz atlatmış sayılırsınız yine de. Sevgilerimle.Göstermiş olduğunuz yakın ilgi için teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum.Sizlerle tanışmak büyük bir onur. Sağ olunuz. Ayşen Kura

Ay Şen 
 20.03.2011 16:46
Cevap :
Blog toplantımız sizinle zenginleşti... Şu anda dönüş yolunda olduğunuzu biliyorum, onun için bir kez daha iyi yolculuklar diliyor, MB a ve Antalya'ya hoş geldiniz diyorum...:) Sağlıkla, sevgiyle...  20.03.2011 21:06
 

Hak edene hak ettiği cevap verilmeli, bence zataen o komşuya 1 yıl gibi uzun bir kredi tanımışınız densizliğinden dolayı:) Geçmiş olsun, Allah bu tür insanların şerrinden uzak etsin hepimizi, sağlıcakla ve mutlu kalın...

Dilek Yaka 
 20.02.2011 23:02
Cevap :
Değil mi ama...:)Teşekkür ediyor ve dileğinize tüm içtenliğimle katılıyorum...Sevgi ve selamla...  21.02.2011 23:16
 

Vardır böyle deliler de siz yine çok sabırlı davranmışsınız. Ama yine de sulhü getirin derim. Mesela, yemeğe davet edin:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 18.02.2011 6:15
Cevap :
Vallahi şaka gibi...İnsan kimlerle karşılaşıyor, ne kendini bilmezlerle muhatap olmak zorunda kalıyor...Yok yok sulhe gerek yok...Öylelerini yok saymak daha iyi...Üstelik sevgili komşum hazır tırsmışken :) Teşekkürler, sevgiler...  19.02.2011 8:51
 

Bu konuyla ilgili, ben de yazmak istiyordum...Teşekkürler,komşuluk gibi önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için. Gerçekten çok sabırlıymışsınız. Bazı insanlara farklı dil kullanmak gerekiyor, ondan anlıyorlar...Sabır gösterip onun seviyesine inmek istemeyişinizi,başı yumuşak her denileni yapan insan olarak algılıyorlar.Telefon teli komşunun bahçesinden geçiyordu bizim.Sıcak havada sarkma olmuş.Bizim gidip şikayet etmemizi istediler.Biz gerekli yere gidip söyledik; kendilerinin gelmesini söyledi görevli.Komşu da, bize söylemeden telefon telimizi çekip indirmiş.Haber de vermedi üstelik,biz de neden kesik telefon diyorduk. Sonraları,bahçe duvarındaki sarmaşığın dalını kestik diye jandarma çağırdılar, iyi mi...Çok zor,bu tür insanlarla komşuluk...Ancak, anladıkları dilden konuşmak gerekiyor. Sevgiler...

Nur Eşmeli 
 16.02.2011 17:08
Cevap :
Merhaba Sevgili Nur...Devir değişmiş gibi görünse de komşuluk ilişkilerinin kaliteli olması ne kadar önemli, kendini bilen ve düzgün insanlarla muhatap olmak ne kadar önemli...Siz de ne sinir bozucu şeyler yaşamışsınız belli...Evet, özellikle bu tür insanlara anladıkları dilden konuşmak gerekiyor galiba...Teşekkürler, sevgiler...  16.02.2011 23:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1468
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Feci duygusal, iflâh olmaz bir romantiğim..:) Bol bol ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster