Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
321
 

Deli Memed..

Deli Memed..
 

Arkadaşlar size ısa bir hikaye yazdım gözümde canlandırıp.
Sonra okudum. Benim bile gözlerim doldu. Beğeneceğinizden eminim..
Ahmet İdiz...

Deli Memed..

Küçükken anne ve babasını trafik kazasında kaybetmişti.
O kazada bir tek Memed kurtulmuştu.
Fakat o günden beri olayın şokundan kurtulamıyordu. Aklı bir gidip bir geliyordu.
Bakacak kimsesi yoktu.

Kasabada Fadime teyze himayesine aldı onu.
Kilerde yer verdi ona. Artık yalnız değildi.
Çünkü ondan başka kimse ilgilenmiyordu. Hatta onla dalga geçiyorlardı. Deli Memed takmışlardı adını. 20 Yaşına gelmişti.

Çocuklar taş atar ''Deli memeeed'' diye peşinde düşerlerdi.
Memed; Fadime tezesine ''neden bana deli diyorlar?'' diye soruyor sonrada üzülüyordu.
Anne ve babası gelirdi aklı yerine geldiğinde ve oturup ağlardı hep.
En çok ta Kemal ve kardeşi Selim musallat olurdu, O'na.

Fadime teyze ''üzülme oğul ben senin hem annen hem babanım'' derdi.
Bir gün çocuklar yine dirlik vermedi , O'na sopayla taşla saldırdılar.
Ağlayarak geldi, Fadime Teyzesine. Yüzü başı kan revan içindeydi.
Fadime teyze ''elleri kırılaydıda bunu yapamasalardı'' dedi.
Sonra pansuman edip ona çorba ısıttı. Karnını doyurdu.

Bir gün kasabada akşam üstü bir evde yangın çıkmıştı.
Anne ve baba dışarıda feryat figan ''yokmu yardım eden? çocuklarımız içeride yetişin komşular '' diye yanık yanık bağırıyorlardı.

Çocuklar anne ve babasının yokluğunda yaramazlık yapıp evi ateşe vermişlerdi. Sonrada alevler çoğalınca çıkamayıp bir köşeye sinmiş ağlıyorlardı.
Bu arada kimse cesaret edip eve giremiyordu.

O anda kalabalıktan bir delikanlı fırlayarak , herkesin şaşkın bakışları içinde aleve aldırmadan içeri daldı. Bu arada kalabalıktan bir çok insan ''girme çıkamazsın demişti''
Aldırmadı. Odaları göz gezdirdi. nefesi azaldı öksürüğü çoğaldı.
Ama bulmuştu onları.

Çocuklar hem şaşkın hemde ağlayan gözlerle delikanlıya baktı.
Birini kucakladığı gibi dışarı koştu. Ağırdılar ikisini taşıyamazdı.
Topluluk hep bir ağızdan sevinçle alkışladılar O'nu.

Anne ve babası çok mutlu olmuştu.
Ama içeride bir çocuk daha vardı.

Onuda kurtarmalıydı. Anne ve babaları yalvarırcasına O'na bakıyorlardı.
O mesajı almıştı. Tekrar daldı içeri.

öbür delikanlıyıda aldı. Ama bu sefer işi zordu.
Vücudunu alevler sarmıştı. Çocuğa bir şey olmasın diye göğsüne kapattı.
Dumandan ve alevden ''aman Allah'ım yoksa çıkamayacak mıyız? bana acımıyorsan çocuğa acı'' dedi.

Son bir gayretle kapıya geldi Çocuğu zarar görmesin diye ileri doğru yuvarladı.
Herkesin şaşkın bakışları arasında O gülümsüyordu.
Bu çocuklar Selim ve Kemal'den başkası değildi.

Onları kurtarmanın sevinciydi bu. Sonra yere yığıldı. İnsanlar o esnada üstüne su atıyordu. Ve buldukları battaniye ile üzerini sarıp alevi durdurmuşlardı.

Fakat çok geçti artık. Duman zehirlenmesi ve aşırı yanmadan dolayı oracıkta son nefesini vermişti.

Cansız bedeninde yüzü hala gülümsüyordu.
Çevredeki insanlar ona yaklaştığında göz yaşı sel omuştu.

Çünkü O; aş vermedikleri, sahiplenmedikleri, alay ettikleri , çocuklarının taşlarla sopalarla kovaladıkları deli Memeddi.

Ahmet İdiz...
29.02.2010
Saat 02:00

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 31.08.08
 
 

Adım Ahmet. İstanbulda ikamet ediyorum. Aktif konuşkan yazan paylaşan biriyim. 16.02.1969 Tokat doğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster