Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
447
 

Deliha, eşim, ben ve Ranço Çançad

Deliha, eşim, ben ve Ranço Çançad
 

ve aşk olunca adı öyle abuk sabuk şeyler yapıyoruz ki çoğu zaman….


Deliha'yı seyretmeye gittik. Eşim, ben ve Ranço Çançad ile beraber. Oğlumun yeni adı bu. Üç İdiot ‘u evde seyrettiğimizden beri öyle diyoruz. Tamam Deliha biraz küfürlü, biraz terbiyesiz. Hem de kız terbiyesizliğinde (kız terbiyesizliğinde yazmışım, herhalde kadınlar erkekler kadar kolay yumruk atamadıkları ve ağızları ile insanları daha iyi tahrik ettikleri için) , o yüzden biraz kaba bir film gibi geliyor bize, çünkü kızlara genel olarak kötü şeyler yakıştıramıyoruz ya o yüzden kaba geliyor. Ama kötü şeyler yakıştıramadığımız kadınların burunlarından getiriyoruz hayatı. Bu da ayrı bir ikilem.

Bu sonuç  Deliha’yı eleştirenlerin bakış açısı, ama benim değil. Ben filmi sevdim. Hem de çok. Tamam biraz çerez havası var. Ama her filmin söyleyecek –pardon her film demeyeyim, her kitleye inmeye çalışan sanat eserinin-- bir sözü vardır. Sonuçta bu filmde de lafı olan yönetmen kendi sözünü ve mesajını söylemiştir. Sistemle uzlaşın. Çünkü piyanist bütün filmin özeti gibi bence. Her zaman başkaldırarak aykırı müzik yaparak, kitlelere sanatı sevdiremeyeceğini fark edip en  sonunda anneannesinin çok beğendiği şarkıyla binlerce insanı coşturacağını fark ediyor. Var olmanın dayanılmaz hafifliğini bulunca, kendi de mutlu oluyor.  Deliha karakterini biraz abartılı bulsam da, aşağı yukarı bütün genç kızların buna benzer şeyler yaşadığını düşünüyorum.

Eleştirileri okudum. Ve benim eleştiri demeyeceğim ama takıldığım konuya kimsenin takılmamış olmasını biraz garip, biraz da manidar buluyorum. Ben filmde zaman konusuna takıldım. Filmin hala insanların göz teması kurdukları bir dönemin hikayesi olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlıkların güzelliğini, birbirlerini bulma çabalarını hala doksanlı yılların güzellikleri gibiydi. Ama evdeki led televizyon, adamın masaj koltuğu olmasa idi daha mı iyiydi ne.

Filmi beğenip sonra da bunları yazmaktan utandım şimdi, eleştirmiyorum zaman konusu dışında film harika. Deliha karakteri de abartılı falan  değil. Herkesin kadın erkek fark etmeden, böyle abuk sabuk halleri vardır.

İlk bir erkekle buluşmamı anlatayım. Tabii çok romantik bir şey beklemeyin. Tamam erkek elimi tuttu. Ben de baştan aşağı heyecanlandım. Ama nasıl. İçtiğim meyve suyu şişesine ( yirmi beş yıl önce ve başparmağımda bant vardı) baş parmağımı sokup bir daha çıkaramayınca, şimdi öğretmen olan ve hala ara sıra merhabalaştığım arkadaşım kendi kendime cebelleştiğimi görünce masanın altındaki elimi tutup, önce yara bantını sonra başparmağımı çıkarmıştı. Bende o aralar evlilik hayali kuruyordum onunla. İşte böyle oldu bir erkeğin ilk elimi tutması.

Yine annemin çok eski bir arkadaşının oğlu askere gidince bana mektup yazmaya başladı. Bana göre normal ona göre aşk mektubu idi. Ben onu yüreklendirecek hiçbir şey yapmadım. İki yıl doğudaydı. Bir ara Kıbrıs’a gitti. Bütün bu dönem içinde biz mektuplaştık. Onun anlatacak çok şeyi vardı, benim de onunla olan dostluğumu ilerletmeye ihtiyacım vardı. Elimde bir sürü mektup, sonu Seni Seviyorum ile biten ne olduğunu ve hiç heyecanlanmadığım bir dünya sevgi sözcükleri. Askerlik bitti ve bize geleceklerini söylediklerinde de ayılmadım. ‘Gelin’ dedim arsızca. Anneme de annesi söylemiş. Özel bir şey beklemediğim için eve misafirler artık kalkmaya karar verdiklerinde gelmiştim çünkü nasıl olsa onlar kalkmadan yetişirim, büyüklerin yanında da onunla fazla konuşamayız diye, bir görsem yeter şimdilik mantığı ile sinemadan dönmüştüm. Meğerse beni istemeye gelmişler. Ve babam dan bir ton laf işitmiştim.

Yemin etmem de işe yaramamıştı ‘ben bir şey yapmadım’ demeler de.

Filmi seyreden bir sürü genç kızın, ya da ben yaşlarda olan kadınların akıllarına bunlar gelmiştir diye düşünüyorum.

Ya ben de bunları yaşadım…

Bunlarda benim başımdan geçti demeler.

Deliha güzel ve kaba olsun olmasın (filmde buna takılmışlar) zaman sabıkalı olsun olmasın, film bir şey anlatıyor, o da insan olduğumuz gerçeğini, ve aşk olunca adı öyle abuk sabuk şeyler yapıyoruz ki çoğu zaman….

Sevgilerimle AYRIK OTUM YASEMİN YENİL 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 352
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster