Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
66
 

Deliler Şehri!

Hikayeyi daha önce anlattım mı, hatırlamıyorum...Bu yüzden kısaca tekrar edeceğim:

Eski çağlarda adı meçhul bir ülkede kuraklık baş göstermiş...İnsanlar susuzluktan kırılıp geçmiş...Nihayet, bir zaman sonra gökten yağmurlar inmiş...

Öncelikle susuzluğu en çok yaşayan kırsal kesimler yağmur sularını içmeye başlamış...Ne var ki, bu yağmur sularını içenlerin akıl sağlığı bozulmuş, hepsi dellenmiş...

Durumu gören merkezi yönetim ve şehirliler, yağmur sularını içmekten uzak durmuş...Hepsi, kuyularında, sarnıçlarında ne varsa onunla idare etmeye çalışmışlar...Ama o da bir zamana kadar.

Eldeki sular bittikçe, şehrin varoşlarından başlayarak, insanlar yağmur sularından içmek zorunda kalıyormuş...Tabii içtikçe de delirenler, dengesi bozulanlar artıyormuş.

Ülke yönetimi yada masalda olduğu gibi söylersek, memleketin padişahı, bu yağmur suyunu içmiyormuş...Sarayın sarnıçları onları idare ediyormuş...Ama bu da bir yere kadar.

Nihayet, padişahın vezirlerine kadar çevresindekiler de yağmur suyunu içmek zorunda kalmışlar...Padişah, yağmur suyunu içmeyen tek kişi olarak kalmış...

Ama bakmış ki, halk ve yakın yöneticileri "Bizim padişah delirdi, tahtından indirmeliyiz" demeye başlamış...

Padişah, ya akıllı kalıp tahtından tacından, belki de kellesinden olacak, ya da yağmur suyunu içip delilere karışacak ve saltanatını sürdürecek...

Elbette, ikincisini yapıp hayatını sürdürmüş...

Şimdi bu kıssadan çıkarılacak günümüz hissesi şu: Algıların olguların önüne geçtiği bu sanallaşmış dünyada tıpkı masaldaki yağmur suyunu içinler gibi toplum gerçeklik algısını yitiriyor.

En bariz hakikatler bile, kişinin algı dünyasında çok farklı konumlanıyor...Bir delinin bile karşı koyamayacağı hakikatler açık açık inkar edilebiliyor.

Bunun nedeni, ister siyasi saplantı, ister ideolojik mankurtlaşma olsun sonuç değişmiyor...

Yaşadığım şehirde, korona korkusunun yaşandığı şu dönemde korkuyu kabusa çevirmek için, akıl almaz yalanlar uyduruluyor ve insanlar buna inanıyor.

Yok, şu hastane de bilmem kaç yüz insan ölmüş de hastanenin bahçesine gömmüşler...Yok, halamın kızı hastaneye gitmiş de cesetlerden yürüyememiş...Yalanlar ki akıllara ziyan.

Bütün bunlar, mevcut siyasi iktidarı becereksiz göstermek adına söyleniyor... Salgın gibi, hepimiz için hayati olan bir konuda bile, bu yağmur suyu içmiş kesimler her yalana inanmaya hazır bekliyor.

Sosyal medyada, böyle abuk sabuk deli saçması iddiaya binlerce beğeni, yorum ve retiwit yapıldığını görüyorsunuz!

Korkum, bugün sırf siyasi saplantılarla söylenen bu yalanların gün gelip gerçekleşmesidir.

Allah korusun, hastane bahçelerinin bile mezarlık olduğu bir ülke hangi yönetim, hangi siyaset, hangi parti için yaşanır bir ülke olabilir.

O gelişmiş Batı ülkelerinde bile, iktidarlar zorlanıyor, hatta bazı bakanlar istifa edip kaçmaya bakıyor...Ülkemizde iktidar ve Sağlık Bakanı bu ağır yükün altında çabalarken ülkenin "şizofrenlerinin" yangına körükle gitmesi elbette deliliktir...

Ama ne yazık ki, kişisel bir delilik değil, toplumsal zıvanadan çıkmışlıktır...

Herkes eleştirebilir, daha iyisini bekleyebilir; daha etkili yöntemler önerebilir...Ama böylesine ajan-provakatör işi yalanlara inanmak için bu teşnelik niye?

Bunu anlatamıyorsunuz da...Daha ağzınızı açmadan sizi siyaseten damgalıyor ve ondan sonra ne söyleseniz fayda etmiyor.

Bazen diyorum ki, acaba bu "deliler şehri"nin içtiği yağmur suyundan ben de içip rahata ersem mi?

Ne tuhaf zamanlara kaldık yarabbi!

Beterinden senin merhametine sığınırız; içimizdeki beyinsizlerin isyan ve inkarına rağmen....

 

Ohannes, Canmehmet, Publisher Resmi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, Batı Kültüründen doğan şu anlayışları bilirsiniz: 1)Herkes kendi çıkarını koruyacaktır. 2)Kazanmanın ahlakı yoktur. Bu anlayışla (Çin'de buna dahildir) her türlü krizler fırsatlara dönüştürülür, zayıflar sadece sömürülmekle kalmaz, toplu olarak katledilir. Bahsekonu Virüs: Laboratuvarda üretilerek insanlığa bela mı edildi, yoksa doğal mıdır? Bu henüz açık değil. Bunun için önce suların durulmasına ve arkasından gelen (pazara sürülen)) değişikliklere bakılmalıdır. “Sosyal Medya!: Nükleer silah kadar etkilidir. Bu (Bankerler-siyasetçiler-iktidarlar tarafından) çok iyi bilinmektedir. Bu ağlarda amaçlanan: insan hayatını, alışkanlıklarını (ekonomik-sosyolojik) yönlendirmek daha doğrusu robotlaştırmaktır. Halkımızın paniğine gelince: okumadığımız/düşünmediğimiz için korku-endişelerin esiri olmakla kalmıyor, birilerinin de (İktidar-Muhalefet-Psikolojik savaş vb.) amacına hizmet ediyoruz. Tarihi hakikat: Güç: Dünyada 100 yılda bir el değiştirmektedir.Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.04.2020 10:50
Cevap :
Bilgisayarımda sorun olduğu için yorumunuzu geç gördüm Mehmet Bey..İnşallah gücün Haklıdan yana el değiştireceği yüzyıla başladık...Çok teşekkür ederim...Selamlarımla  10.04.2020 18:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1627
Toplam yorum
: 4214
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 796
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster