Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
128
 

Delinin günlüğünden seçmeler

Keskin bir koku var. Nereden geliyor? Ayaklarından. Daha neler, hiç kokmadılar ki! Ayakların kokuyor demedim. Şartlı oldu bu yönlennen. Kafamı karıştırma, sen delisin de ondan böyle söylüyorsun. Ayakların kokuyor demedim. Koku ayaklarından geliyor. Ayaklarım, evet bedenimde baş gösteren ağrıyı bertaraf etmek için vicks sürmüştüm. Vicks kokuyor. Neden sustun, kaldın... Neredeyiz? Bilmem ki ben deliyim ya. Sen söyle. Neredeyiz? Evdeyiz, bu gün çok soğuk vardı. Aslında soğuk değil. Ayaz, ayazdı. Neredesin? Gökyüzüne bakıyorum. Altımda beyaz yorgan, bulutlar beyaz. Ben tam ortalarında duruyorum. Öyle güzel ki. Ayaklarını unuttun ama. Ayaklarımın üstünde değilim ki sırt üstü yatıyorum. Bulutlar içine çekiyor. Az sonra uçacak gibiyim. Bedenim hafif, kuş tüyünden bir yatak var altımda. Çocuksun sen. Büyümüştüm. Büyüktüm. Giden zamana bakarsak başka, içine bakarsak başka. Zaman mı büyük? Yok, senin için çocuk. Aaa, bak aynı koku geliyor burnuma. Ver elini. Nereye? Bulutlara çıkmak istiyordun, işte gidiyoruz. Korkma.

Yavaş, yavaş yükseliyoruz. Ben ve o. Elleri yine güven dolu. Aşağıda yatıyorum oysa hala. Telaşa kapılıyorum, elini bırakacak oluyorum. O anlıyor. Korkma, korkma alışırsın. Sende kalamayacaktı ki hep. Bir gün bırakacaktın. Bedensiz mi kaldım? Ruhsuz kalmaktan iyidir bedensiz ruh olmak. Ona ne olacak şimdi. Çiçek olacak, ağaç olacak, yem olacak ve yeniden toprak olacak. Ya ben? Yükselmişiz çoktan, küçücük aşağıda kalanlar. Bedenim de. Bir nokta oldu bak. Bir nokta evet, kaplayabildiğimiz yer bu kadarmış gördün mü? Çok uzaktan bakıyoruz da ondan. Bedenime gitmek istiyorum artık. Bulutları istiyorsun sanmıştım? Korkuyorum. Karda yatarken korkmuyordun. Sırtımı dayayacak yer vardı. Artık sırt senin değil. Ruhunu nereye yaslayacaksın? Aklımı da almaya çalışıyorsun. Ruh yaslanır mı? Ruh, sevgiye yaslanır. Ruh, bilgiye yaslanır. Ruh, iyiliğe yaslanır. Ruh, güzelliğe yaslanır. Sırtımı da yaslarken iyidim.

Bedenlerin ruhsuzluğunu söylüyordum sana. Ruhsuz beden mi olur. Olur. Onlar da az önce senin yaptığını yaparlar. Neye şartlanmışlarsa onu söyler, neye şartlandırılmışlarsa, ona inanır ve ne gösterilirse, onu görürler. Ruhları kör ve sağır olanlar, bedenlerinin içinde çoktan gömülmüş olanlardır.

Ne zaman geldik? Nereye geldik? Evdeyim, bak hepsi uyumuş. Pamuk bile, beni beklemeden uyumazdı hiç. Sen yatağındasın, uyuyorsun, neden beklesinler ki?

Gitmedim mi? Biz, gitmedik mi?

Ne istediğini söyledin, ben de inanmanı sağladım. Bak, Pamuk rüya görüyor. Bel ki sen de rüya gördün...

 

Sağlıkla ve mutlu kalın 10.07.14

Gülay Mustafaoğlu

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Ruhları kör ve sağır olanlar" demişsiniz ama benim bildiğim ruhların ne gözleri ne de kulakları vardır. Göz ve kulak diğer bütün duyu organları gibi bedenlerin sahip oldukları organlardır. Tamam bu bir denemedir diyebilirsiniz ama yine de ruhlar kör ve sağırmış gibi bir izlenim bırakıyorlarsa kusuru ruhlarda değil bedenlerde aramak gerekmez mi? Ben ruhların masum olduğunu düşünüyorum, kör ve sağır bedenler nereye giderlerse ruhlarda oraya giderler. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 10.07.2014 11:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 705
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster