Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
14
 

Demiryolları

Ülkemiz açısından söylüyorum. Her dini bayram yaklaşımında ülkemizde bir felaket tellallığı başlar.
“Aman trafikte yavaş gidin”, “hız kurallarına uyun” gibi uyarılar hemen her gün, hatta her saat topluma duyurulmaya başlanır.
Hal böyle olunca da ister istemez herkeste bir tedirginlik yaşanır.
Ama tüm bunlar yaşanırken hiç kimse bu trafik sorununun gerçek nedenini tartışmaz…
Hemen her şeyde olduğu gibi, bu işte de bir sorumlu aranır, hem zaten geçtiğimiz yıllarda da görüldüğü üzere, aranan sorumlu da çoktan bulunmuştur…
“Trafik canavarı” o sorumlunun deyim yerindeyse kod adıdır.
Bunun içine de herkes girebilir…
Tabi burada amacım kimlerin trafik canavarı olduğu üzerine ahkam kesmek hiç değil…
Burada esas konu, işin sadece kaza yönüne dikkat çekip de yıllardır bu konunun gerçek nedenini görmeyenler…
Görmek istemeyenler…
Eğer bu işte bir sorumlu olması isteniyorsa, biliniz ki özellikle 1950’den sonra işbasına gelen hükümetlerdir.
Burada belki bir kısmınız neyin sorumluluğu falan gibi bir duyguya kapılabilir, bu nedenle çok açık olarak söylüyorum…
Neredeyse tüm gelişmiş ülkelerde çok önemli bir yeri olmasına karşın Atatürk’ten sonra, hele hele 1950’den sonra tamamen ihmal edilmiş demiryollarımızı kastediyorum.
Demiryolları belki bizim için çok uzaklarda kalan bir anı, belki özellikle belirli yaşın üzerindekiler için biraz duygusallığa yol açan bir türkü ama elin adamı için öyle değil…
Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın en gelişmiş ülkesi kabul edilen ABD’de bile demiryolu taşımacılığının ulaşımdaki payı yaklaşık olarak yüzde 40,bu oran örneğin Japonya’da yüzde elli, aralarında değişiklik olmakla beraber, AB ülkelerinde yüzde 20 ile 40 arasında değişmektedir.
Şimdi bu oranları verince haliyle ülkemizdeki durumu da merak edeceksiniz…
Bizim ülkemizde demiryolu taşımacılığının genel ulaşım içindeki oranı yüzde 4, yani karayolu taşımacılığının yüzde 96. Yine yapılan araştırmalar göstermektedir ki, Avrupa’nın en fazla kamyonu ülkemizde bulunmaktadır…
Hatta o kadar ki, ülkemizde bulunan toplam kamyon sayısı, tüm Avrupa ülkelerinde bulunan toplam kamyon sayısından bile fazladır.
Şimdi bu durumda da hala soracak mısınız, neden ülkemizde bu kadar kaza oluyor?
Niçin bu kazaların çoğu ölümlü diye…
Bu arada hani sadece türkülerde kaldığı için unutmuşsunuzdur diye söylüyorum.
Demiryolu taşımacılığının ulaşımlar çeşitleri içinde en ekonomik, en güvenli olmasının yanında, enerjisini de ülke içinden karşılaması nedeniyle dışa bağımlılığı azaltıcı çok önemli bir yönü de bulunmaktadır.
Çünkü demiryolu sadece bir ulaşım sistemi değildir ekonomik bağımsızlığa giden yolda çok önemli bir adımdır…
Şimdi düşünün, sadece 15 yıl olan cumhuriyetin ilk kuruluş döneminde yapılan demiryolu miktarı tamı tamına 4000 km.
Sonrasında yapılan ise (yeni yapılanları kastediyorum) 100 km yok
Siz söyleyin bu rakamlar neyin göstergesi?

01–09–2011
Nusret KEBAPÇI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 384
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster