Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '11

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
813
 

Demokrasi, ekonomi ve gelişme

Demokrasi, ekonomi ve gelişme
 

satranc


Demokraside iyileşme, ekonomide gelişme, toplumsal yaşamda yenileşme, temel ve genel bir ihtiyaç... Yol ve yöntemler ayrıştırsa da, toplumlar bu arayışta birleşiyor...  

Aksini söyleyen yok zaten: Bütün rejimler, tüm sistemler ve bileşenler; insanın mutluluğu için var! Fakat düşünceler değilse de ekmeklerin paylaşılması bazen tam bir kıskancılık konusu. Öğretilen doğru: talepler sınırsız fakat kaynaklar kısıtlı.  

İşte bu zeminde temsilde adalet yönetimde istikrar sağlayacak bir demokrasiye, refahı artıracak hakça dağıtacak ve artı değeri yeniden üretime yönlendirecek bir ekonomiye gereksinme var.  

Yerküre şans topu dönüyor dönüyor; geliyor, yoksulu vurup, yalnızı eziyor. Yarışa 1-0 geriden başlayanlar çoğalsa da, insanlığın ortaklaşa değerleri var: erişilebilir hedeflerden sürdürülebilir kalkınmaya giden yol, artık daha fazla dayanışma istiyor.  

İki tez mutlaklığını yitirdi: 1'incisi, adam başı milli gelir ile demokrasi kıvamının ilintisi; 2'ncisi, işçi-işverenin bitmez çelişkisi.  

Zengin yerler var, fakirine aldırmayann, fakir yerler var farklıklar içinde ahenkli kararlar alan...  

Üretkenlik ön plana çıkarılıyor, toplu pazarlıklarda emeğin hakkına en çok yaklaşması, pazar ekonomsini sosyalleştiriyor.  

Bir de "ekonomi" ve "demokrasi" oldu mu konu, yeni devreye giren alt segmentler var; ki bunlar, hem bir daire içinde hem de bir diğeriyle geçişkenlik içinde...  

Sermayenin tabana yayılması, şirketlerin profesyonelleşmesi, karar süreçlerine üretim unsurlarının dışlanmadan katılması ekonomide demokrasi...  

Sivil toplum örgütleri, kooperatifler, yerel düzeyde yatırım kararları anlamında insanların hayata katılmaları, demokrasi içinden ekonomik gerçeklikle ve çevrimle daha fazla entegre olunması; demokrasinin ekonomisi...  

Hemen her kurumun kendisini yeni gelişmelere göre düzenlemesi kaçınılmaz görünüyor.  

Bu devlet ya da bireyci kapitalizmin zaferi değil, tam tersine, duvarların enkazı, terörizmin caydırıcılığı ve basın dahil tedrici tekelleşmeye karşın çoğulculuk arayışının zaferidir.  

Önceki yazılarımda değinmeye çalışmıştım; kalkınma iktisadiyatı yerini gelişmenin bütünlüğüne bırakmak zorundadır.  

Bütün coğrafyalarda mümkün olan en nitelikli demokrasiyi ve en kaliteli ekonomiyi arıyoruz. Hemen şimdi!  

Siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişme "bütünlüğü" içinde, "demokraside iyileşme, ekonomide gelişme, toplumsal yaşamda yenileşme" 21. yüzyılın beklentisidir...  

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster