Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
161
 

Demokrasi bize de gelir inşallah!

Demokrasi bize de gelir inşallah!
 

TBMM'de dün yaşanan HSYK kavgasından bir an (Alıntıdır)


Dün TBMM'de CHP'nin HSYK eleştirisine AKP'den yine çok sert tepki var. TBMM’nin ilgili komisyonunda başlayan tepkiler, ne yazık ki TBMM Genel Kurul’unda itiş kakışlı yumruklaşmaya ve yaralanmalara kadar uzanmış bulunuyor.

TBMM'nin dünkü oturumunda AK Parti'li milletvekilleri ile CHP milletvekilleri arasında yumruklu kavga çıktı. Yumrukların konuştuğu kavga nedeniyle gözünden yaralanan, gözlüğü kırılan ve bir gözü moraran CHP'li Bülent Tezcan önce Meclis'teki revire daha sonra da ambulansla Güven Hastanesi'ne götürülmüş. 
TBMM'de başlayan gerginlik ise diğer milletvekillerinin araya girmesiyle sonlandırılmasının ardında CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, ‘Bu eşkıyanın Meclis'i basmasıdır. Şu anda eşkıya Meclis'i basmıştır’ yorumunda bulunmuş. Bir yasa teklifinin tartışılmasında bu gibi yumruklaşmanın ve cana kastın varlığı saldırgan kişinin 'sözün bittiği yer işte şimdi şu andır' diyerek karşısındaki kişiye ya da kişilere saldırıya geçmesi bu çağda ne kadar iğrenç değil mi?

Ne yazık ki bir adlandırılması da 'seçilmişler' olan milletvekillerinden çok az sayıdaki bazıları demokrasi uygulamalarının kişilikleri geliştirici etkileri olan; uzlaşma, anlayış, hoşgörü, eşit hukuk, söz hakkı, ortaklık, güçler dengesini gözetmek, yargının yürütmeyi evrensel ya da Batı normları kapsamında uyarıcı etkileri olduğunu ve yasamanın kılı kırk yarmak gibi özellikleri olduğunu bir türlü öğrenemiyor, desem yeridir. TBMM'de yer alan çoğu itiş kakışlı, yumruklu ve küfürlü olayda, deyim yerindeyse kimilerinin de partilisinin destekçisi olduğunu görmek gibi olumsuzlukları da yaşıyoruz. 

Bilindiği gibi 11 Ocak 2014 günü TBMM'deki HSYK Komisyonu toplantısında konu ile ilgili görüşlerini açıklamak isteyen eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'na bazı AKP’liler sataşmış, bir yumruk yemiş ve Tokat milletvekili Zeyit Aslan'ndan da bir tekme darbesi almıştı. Bunlar gerçekten hoş değil. İnanın kendimizi bulmaya çalıştığımız ortaokul günlerinde bile böyle çatışmalı durumlar çok ender yaşanırdı. Kafa göz yarılmaz, burun kırılmaz, küsülmez ve kardeşçe yaşanırdı. Bugün de böyle olsa gerek. TBMM'de bu gibi sert tepkiler ile çok hırçın tepkiler ne yazık ki birinin adında 'adalet' diğerinin adında da 'barış' kavramı bulunan AKP ile BDP'den kaynaklanıyor olması 'ismi ile müsemma' olamamakla da açıklanabilir. Bence bu gibi saldırgan eylemler sonucu biz istesek de 'demokrasi' önce TBMM'ye sonra da meydanlara, yollara, okullara, iş yerlerine hiç mi hiç gelmez!

Gerçekten özlemini çektiğimiz, adına 'demokrasi' denilen dengeli işleyiş biçimi belki Mısır, Irak ve Libya'da olduğu gibi bakarsınız, hiç birinde kavga gürültü, itiş kakış yaşanmayan ABD, AB ya da NATO getirir bir gün. 'Denize düşen yılana sarılır' gibi bir durum olsa da kısa aklımla ancak böyle bir yorumlamada bulunabildim.

Bence bu dertlenmemin içerisinde bu toplumda çoğu zaman özlemi çekilen o nezaket, sağlıklı kişilik, efendilik, sağduyulu olmak, sabırlı olmak gibi erdemleri özümseyememiş kimi kişiler vardır. Bu yüzden ne yorganı yakmak ne de bütün elmaları dökmek gibi bir yola giremeyiz. Yine de şu 'dokunulmazlık' adlı sarmaldan kurtulmak yanında TBMM ile Siyasi Partiler Yasasındaki yaptırımları tıpkı trafik cezalarında olduğu yükselttikçe yükseltmekte yarar vardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bizde demokrasi var varda ürettiğimiz mallar gibi ucuz demokrasimiz var sayın mencik yılmaz atadan kalan miras demokrasiyi harcadık bitti yüreğinize sağlık çok güzel bir yazı..!

Yusuf Incekalan 
 11.01.2015 23:37
Cevap :
Yok, yok! Türkiye'ye da Orta Doğu ile İran'a da 'hukukun üstünlüğü ve eşit yurttaşlık' demek olan demokrasi gelir mi Yusuf Ağabey? Varsa yoksa iktidarlar ile sermayedarların astığı astık içerikli 'ben yaptım oldulu' ve 'dokunulmazlıklar sarmalı ile dopdolu' Özelleştirmeci Muhafazakar ve Teknoloji ile Felsefeye Yan Bakan sözde demokrasi hiç gelmez bize Ağabey! Boşa bekleyip durmuşum milyonlarca Türk Vatandaşı gibi!  08.02.2015 20:17
 

Ömer bey Platon'un dediği gibi tanrılarla oluşan bir devlette ancak demokrasi tam olarak işler. Biz daha bunu yapamazken bir üst modeli Başkanlık sistemini istiyoruz.

orçun koşar 
 29.01.2014 22:34
Cevap :
Orçun Bey çok haklısınız!Platon bu konulara kafa yoran ilk düşünür.Onun görüşleri geliştirileceğine;bulandırılarak,sözde bazı kurumlaşmalar ile güçlendirileceğine kimi despot kişiliklilerin uygulamaları sonucu berbat edilmiştir. Osmanlıların bir süre uygulayabildiği ancak sonradan koptuğu Enderun'da yetişenleri bir yaşa bırakarak çakma paşalar ile kendi kuyusunu da kazmıştır.Bu konuda V.Pareto'nun da öne sürdüğü gibi demokrasi sarmalına,çağdaş yorumlara göre 'seçkinler' uygulamasına yönelmekte fayda vardır.Yoksa öncelikle Avrupa'da komünist ve sosyalist tek partiler yanında faşist ve nazist saplantılar toplumları nice kıyımlara ve hüsrana sürüklemiştir. Dünyayı sömürmek emelindeki ABD,İngiltere veFransa örnekleri de bitmek üzeredir.Terör dayatmalarının giderek hüsnü kabul gördüğü gün gibi aşikâr olan Özalist ve ABD'ci AKP'nin Yargı-Yasama ve Yürütme çatışmasındaki son yaklaşımları da bizdeki 'demokrasi' oyunun sonuna geldiğimizin kanıtı değil midir?Başkanlık ise gül dikti desem yeridir  30.01.2014 21:30
 

Hoşgörmeniz dileğiyle umuduyla; 'Demokrasi bilincine ulaşırız, inşaallah' ta ne yazık ki dilekle olmuyor. Kapasiteyle birikimle deneyimle oluyor, anlaşılan onlarda bizde maalesef az ki; koca MV ne hallere düşüyor. Selamlar.

Kadri KANPAK 
 26.01.2014 22:59
Cevap :
Kadri Bey bütün sorun sözde 'kanun koyucu' sıfatı da taşıyan vekillerden kaynaklanmıyor mu?İtiş kakış,kavga,tekme,kalp durması,küfür,tehdit,ettiği yemine sadık kalmamak gibi kişilik bozuklukları bulunanların tez elden muayenelerine gerek var bence.Bazı yönleri eleştirdiğim 'demokrasi' eğer bu gibi kişilerin de katkıları ile gelecek ise içine düşülen bu gibi açmazların kesinlikle temizlenmesi gerekir.R. Ş. Apuhan'ın Menderes-27 Mayıs'tan Yassıada Mahkemelerine adlı araştırmasına bugün okuduğuma göre ünlü DP 1957'de olsa gerek TBMM'deki tutanaklarda sinkaflı sözleri çıkartma kararı alıyor İç Tüzük değişikliği yaparak.Benim yıllardan beri öne sürdüğüm varsayımıma göre 27 Mayıs'ın arkasındaki gücün;Türkiye'nin sanayileşmesini istemeyen, Baker Raporu ve askeri ataşe Fred Hayes'in katkıları (!?)ile ABD olduğunu da öğrendiğim için bizde o çok özlediğimiz 'demokrasi' ancak böyle kör topal ve tehditlerle uygulanır.Oysa seçmenler de seçilecekler de seçkin kişiler olmak durumundadır.Böyle olmaz.  27.01.2014 20:33
 

Bilirsiniz, sistemleri, sosyolojik örüntüleri, kurumları oluşturan insandır Ömer bey, yani coğrafyadaki insanımız değişmedikçe inşallah maşallahlar la dolu temennilerle bize sadece demokrasinin kötü bir sureti gelir diye düşünürüm haksızmıyım? Elinize sağlık, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 26.01.2014 11:04
Cevap :
Sevgili meslektaşım yorumunuz için teşekkür ederim.Ancak unutmayalım ki çoğu siyasi oluşumlar gibi demokrasi sarmalı da bir üst yapı kurumudur.Ne ki çok yönlü korkular salan, astığı astık kestiği kestik diğer zalim uygulama dayatmalarına göre daha 'ehven-i şer' bir oluşumdur.Türkiye'de olduğu gibi İran'da da bunun pek çok yansıması yok mu? Bence demokrasi de yazılı olduğu biçimlerdeki gibi ya da bir şeylerin şişede durduğu gibi durmuyor! Bu bağlamda devleti oluşturan irade ki Nurettin TOPÇU Hoca rahmetli buna 'Devleti Kuran İrade' diyor nice eylemleri yanında Anayasası ile devleti, toplumu ve kişilikleri biçimlendirmeye çalışır. Üç kıtaya egemen Osmanlı Devletimizin çöküşündeki en önemli açmaz Batı'da nice örnekleri var olmasına rağmen tıpkı Matbaanın da (300) yıl geç gelmesi gibi Anayasa işlerinin de Fransa örneğine (1789) göre ancak (90) yıl sonra 'iki' yıl sonra rafa kaldırılması ve diyelim ki 1453'ten sonra kurumlaşmaların sağlıklı olmaması,yaygın eğitimin gerçekleştirilmemesidir.   26.01.2014 13:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 992
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster