Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
536
 

Demokrasi dikensiz gül bahçesi değildir!...

Demokrasi dikensiz gül bahçesi değildir!...
 

Demokrat Parti'nin Hali pür Melali


Sadece didişiyorlar, kavga ediyorlar, birbirlerinin kuyusunu kazıp, birbirlerini yok ediyorlar.

Ülkenin dört bir yanı hizmet beklerken onlar hınç/intikam bataklığında debeleniyorlar.

Ülkenin dört bir yanı hizmet diye inliyor, binlerce sorun çözüm diye feryat ediyor. Ama onlar yeniden seçilebilmenin kaygısıyla Ankara'da didiştikleri yetmiyormuş gibi hırs bataklığından çantalarına, ceplerine derledikleriyle ülkenin dört bir yanına dağılıyorlar.

Onlar hepsi yaşlı başlı, eğitimli, iyi giyimli, ağzı laf yapan, ülkenin her yanında kendilerini birlikteyken elleri çatlayana kadar alkışlaması karşılığı gidince arkasından küfretmesine kulak tıkayabilen birilerini her zaman bulabilen ama bir dağ köyündeki iki delegeyi bile tespit ederken kişisel hırs bataklığından topladığı çamurları dört bir yana bulaştırmaktan çekinmeyen ismi lazım değiller.

Ülkenin dört bir yanı boynu bükük bekliyor. İş bekliyor. Aş bekliyor. İnsanca bir hayat bekliyor.

Onlar da bekliyor. Dikensiz gül bahçelerinde sürecekleri sefayı...

Ülkenin dört bir yanı çözüm sunan dost eller bekliyor. Riyadan uzak, dürüst, samimi yüzleri özlüyor..

Onlarsa koluna girdiklerini bile düşman bilip "her dost, her partili bir dikendir aslında" diyerek en kısa zamanda bir eskiciye yok pahasına satacakları "maşa"larını işbaşı yaptırıp, onları bir bahçıvan makası gibi kullanıp gül bahçesini dikensiz-dostsuz-insansız bırakmayı özlüyorlar...

Ülkenin dört bir yanı çözüm, hizmet hasretiyle bekleşirken onlar kendi koltuklarını korumak, kendi çıkar çarklarını sürekli hale getirebilmek için gözlerine hırs ve intikam bürüyerek ahlak, ilke, misyon tanımadan sadece kendi partisinin insanlarını katliama tabi tutuyorlar.

Bir vatan, insanları için nasıl güvenli bir alan ise partiler de demokrasi için, üyeleri için güvenli bir alandır. Ama vatandaş güvensizlikten partili ihanetten başını kaldıramıyor.

Kimi milletvekili, kimi il başkanı, kimi ilçe başkanı kimi belediye başkanı kimi bilmem ne üyesi kimi sadece parti üyesi ama hepsi başka partilere değil kendi partilerine kastetmiş, hepsi kişisel hırs bataklığında gırtlağına kadar batmış partisine çamur sıçratıyor.

Demokrasi çiçek bahçesinin güzelliğinde, dikenleri dikkate alabilme, toplumsal acılara ve duyarlıklara kulak verebilme, onların ifade kanallarını açık tutabilme becerisidir.

Demokrasi güllük gülistanlık, hoş kokulu bir bahçe olacaksa, her renkten, her boydan, her çeşitten çiçeklerin alabildiğince özgür boy göstermesiyle mümkün olur.

Oysa bahçıvanlar yeteneksiz, bilgisiz, yetersiz, ahlaksız....Ne demokrasiyi biliyorlar, ne çiçekten ne de dikenden anlıyorlar..

Yaptıkları tek şey bilgisizliklerinden, hırs ve bencilliklerinden uzak bir köşede yetişebilmiş çiçeklerin önce yakasına yapışmak, sonra koparıp ayaklar altına almak.

Bahçıvanın gözlerine hırs, bencillik bürümeye görsün, her çiçeğe düşman kesilir. Zanneder ki her çiçek bir gün onu yutacaktır. Çiçeğin kokusunu kıskanır, alımını, edasını, cazibesini kıskanır..

Oysa çiçeğe sevdalananların bahçıvana duyacağı saygı, onun kazanacağı onur her şeyin ötesindedir. Bahçıvan yetiştirdiği çiçeklerle ölümsüz olur , yok ettiği çiçeklerle değil...

Dikensiz gül bahçesi yapacağım diye üstünde çizmelerle dolaşılmış nice rejim, nice ülke, nice şehir tarihin lanetinde, insanlığın depreminde yürek atışlarıyla yerle bir olmadı mı?

Kendilerine dikensiz gül bahçesi olarak tasarladıkları yıllarca emek verilerek hizmet sevdasıyla oluşmuş partileri bozkırlara çevirenler yarın, "bu bahçenin çiçekleri nereye gitti?", "bu güzelim bahçe neden bataklığa döndü?" diye feryat edip utançlarından çıldıracaklarını mı zannediyorsunuz?..

Hayır onlar kendilerine yandaşlarıyla bozkıra çevirecekleri yeni bir çiçek bahçesi bulurlar. Üstelik çiçeğe sevdalı gerçek bahçıvanların gözyaşları kurumadan onların üzerine basarak.

Şükürler olsun ki bu ülkenin dört bir yanında milyonlarca çiçeğin içinde birisinin bir yaprağı yere düştüğünde gözyaşlarını tutamayan bahçıvanlar var. Onlar ki bir köşede bahçenin talan edilişine bakıp , geçmişi yad ediyor ve gözyaşlarını gizliyorlar.

Dikenli de olsa bir gül bahçesi her zaman bir bozkırdan bir bataklıktan güzeldir.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Diken olmasa, gülü de bilen olmazdı belki de... Bir anlamda zıddıyla anlam kazanma olayı... Hoş bir yazıydı yine. Teşekkürler..

Mehmet Arda 
 01.09.2008 16:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 175
Toplam yorum
: 174
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1494
Kayıt tarihi
: 01.10.07
 
 

Balıkesir doğumlu.1990 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. Balıkesirspor Kulüp Yöneticili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster