Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
617
 

Demokratik bir ülke masalı

Demokratik bir ülke masalı
 

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar Dünyanın bir yerinde bir ülke varmış. Bu ülke hızla çağdaş medeniyetler seviyesinde ilerleyerek, demokratlaşmaya başlamış. Hatta öyle demokratlaşmış ki;

Suçlunun aklandığı, suçsuzun tutuklandığı;

Hırsızın paklandığı, namuslunun saklandığı;

İşsizliğin katlandığı, yolsuzluğun kanıksandığı;

Zenginin kollandığı, fakirin ağladığı;

Yalanın dolandığı, doğrunun ayıplandığı;

Dincinin salındığı, dindarın karalandığı;

Irkçılığın yayıldığı, vatanseverin yaftalandığı;

Yandaşın ihale aldığı, muhalifin prangalandığı;

Uzun lafın kısası, özgürleşen (?), son derece demokrat (?) bir ülke haline gelmiş.

Hiç kimsenin dilinden düşmüyormuş demokrasi kelamı. Devleti yönetenler, halkına ne kadar demokratikleştiklerini anlatıyor, aksini iddaa edenleri ve muhalifleri de bir güzel sindiriyormuş. İktidar ülkenin tüm varlıklarını bir bir satıyor, fakir halkına da gıda yardımları yapıyormuş. Halkta, "sağolsunlar, varolsunlar, aç karnımızı doyurdular" diyerek, yaradana hamdediyormuş.

Halk, yöneticilere dindar diye çok güveniyormuş. Sonuçta Allah'tan korkan, haksızlık yapmaz diyormuş. Zaten her seçim döneminde de dindar söylemler ayyuka çıkıyor, maaşlara zam yapılıyor, atamalar bitiyor, halkı bir neşe kaplıyormuş. Halk seçimlere kadar dizilere müptela oluyor, seçimlerden öncede neşeyle birlikte iktidara desteğini sürdürüyormuş.

Bir de bu halkın içinde kıymıklar varmış. Onlar iktidarı beğenmiyor, böyle demokrasi olmaz diyor, sürekli eleştiriyorlarmış. Yönetim bunları demokratik kurallar dahilinde (?), kah polis dayağı ile, kah yasal yollardan, kah örgütçülükle, kah da içeri atarak zaptediyormuş. Bulamadıklarını dinliyor, takip ediyor, sesi çıkmadıkça ellemiyormuş. Müthiş demokratmış...

Anlayacağınız halk, uyuyan bir güzel gibiymiş. Coni isimli prens, bir yandan yönetimi kolluyor, diğer yandan halkı ve vatanını her gün öpüyor (?), ama halk bir türlü uyanmıyormuş. Bundan cesaret alan Prens Coni, öpücüklerini artırarak sürdürüyor, hatta daha ileri gidiyormuş. Ama bizim uyuyan güzel hala mışıl mışıl uyuyormuş.

Bu masal böyle yıllarca sürmüş. Uyuyan güzel hala uyanmamış. Bir gün uyanacakmış ama, uyandığında üzerinde yaşayacak bir vatanı kalırmıymış, işte o belli değilmiş...

Sonra gökten üç elma düşmüş; Üçü de Coni ve arkadaşlarına gitmiş, yendikten sonra kalan sapları da uyuyan güzelin saçına toka olmuşşş...

Hepinize iyi uykularrrr....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 205
Toplam mesaj
: 53
Ort. okunma sayısı
: 1249
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Yorum yapmaktan ve metin yazmaktan zevk alıyorum. Her insanın yorum yapması kişisel görüşlerini beli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster