Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1260
 

Demokratik ülkeler sinkretisizmi

Bizim ülkede sudan tartışmacı biri argümanı konusunda sıkıştı mı, argümanını temellendirmek yerine hemen bazı hilelere başvurur: 

Bunlardan birisi 'demokratik ülkeler'i referans göstermektir; 

Örneğin Türkiye'de asker ve sivil ilişkileri tartışmalarında bu şablonu çok duymuşuzdur. 

Bu şablonu en çok kullananlar Türkiye'yi AKP ideolojisi içinde yeniden değiştirmek isteyenler. 

Her fırsatta, 'demokratik ülkelerde bu böyle olmaz, ' derler ve savlarına bir haklılık kazandırırlar. 

Esasında bu bir hiledir. Çünkü bir sav bu şekilde temellendirilemez. 

Ama bizde 'batı, batılı demokrasi, demokratik ülkeler' kavramları adeta ilke gibidir. 

Mesela laiklik gerçek bir ilkedir. Biz konuşurken, düşüncelerimizi bu ilkeye dayandırdığımızda, artık bu ilkeyi tartışmayız. O bir zemindir. Ya da diyelim 'basın özgürlüğü' ilkesi. Bir görüşümüzü temellendirmek için 'basın özgürlüğü' lafını kanıt gösterirken, artık o ilkenin doğru mu yanlış mı olduğunu tartışmayız. O ilke koşulsuz şartsız doğrudur, onu tartışmayız. İşte 'demokratik ülkeler' lafı adeta böylebir ilke haline getirilmiş ve bir ölçüde manipülatif propaganda için araç olarak kullanılmıştır. 

Oysa, bu bir ilke vermez, içeriği yoktur, ama ilke gibi kullanıldığı için savını güçlendirmede kullanılan bir hiledir. 

Ama bu laf o kadar kullanılmaya başladı ki hem anlamsızlaştı hem de foyası ortaya çıkıyor. 

Tekrarlayalım, demokratik ülkeler lafı bir ilke değildir, bir düşünceye bir temel sağlamaz, ama öyle sandırılarak hile yapılmak için araç olarak kullanılır. 

Peki analojik olarak demokratik ülkeler kavramı bir savı gerçekten güçlendirmez mi? Bu tamamen boş bir referans mıdır? 

Öncelikle, analojinin, yine bir savı psikolojik olarak güçlü kılma yolu olarak iş gördüğünü, ama bir savı gerçek manada temelellendiremeyeceğini belirtelim. Bunun en çocuksu örneği; 'masayı yaratan biri var, o halde evreni yaratan da bir tanrı olmalı' şeklindeki sonuç çıkarmadır. 

Demokratik ülkeler lafının, bir savı güçlendirmesi belli ölçülerde mümkündür. 

Örneğin, demokratik ülkelerde idam cezası yoktur, dediğimiz zaman, idam cezasının olmaması yolunda, düşüncemizi temellendirmiş olmayız, ama gelişmiş olduğunu varsaydığımız ülkeler (!) böyle bir yolu izlediği için bu yolun doğru olacağına dair inanç beslememizi sağlar. 

Burada izlenecek iki yol var. Ya bu savı doğru kabul edeceğiz, ki bu kolaya kaçmaktır, ya da soracağız, hangi ülkeden bahsediyorsun ve orada olan şey nedir? 

Bunu sormaya başladığımız zaman, demokratik ülkeler lafını kullanan kişinin bocalamaya başlayacağını göreceksiniz. 

Çünkü demokratik ülkeler dediği ülkeler kendi aralarında farklılık göstermeye başlayacaklar. Karşınızdaki kişi, ortak özellikleri olan bir iki örnek bulsa bile, yine bunlara karşı vereceği örneğe göre sorular sorduğunuzda, yine bocalayacaktır, çünkü homojen gördüğü o bir iki örnek de aslında farklılaşmaya başlayacaktır. 

Çünkü her ülkenin tarihi, yapısı, bugünkü durumu, kuruluş süreci, şekli, toplumun bütünselliğindeki yapısal bağlantıları, geçmişi, şimdisi, geleceği çok farklıdır. 

İşin aslı demokratik ülkeler lafı çok somut kendinden emin ve savunulabilir bir şekilde söylenmiyorsa, ki bu çok zordur, esasında bir tür kandırmaca olarak iş görür. 

Siz bir konuda, demokratik ülkeler dersiniz, ama belki de hiçbir demokratik ülke diye kasttettiğiniz ülkede, dediğiniz şeyin bir benzeri bile olmayabilir. 

Buradaki mesele şudur: Elbette, dünya yüzeyindeki her bir insanın, her toplumun ve her ülkenin insanlık adına kazanımlarının farkında olacaksınız. Kendiniz ve toplumunuz ile ilgili kararlar alırken bunları karşılaştıracaksınız. 

Ama şunu unutmamak gerekir evrende varolan her şey biriciktir. Bu biriciklik bir yapıdır ve anlamlar, bu biriciklikler taşıyan yapıdaki biriciklik taşıyan birimlerin aralarındakidaki bağlantılardan çıkar. 

Bir ülkede doğru ve makul olan bir şey, bu yapısallıktan anlamını aldığı için, siz onu kendi ülkenizde de öyle olsun diyerek savunamazsınız, ve savunmanızın doğruluk koşulu haline getiremezsiniz. 

Bu hile öyle sonuçlara varabilir ki, bir demokratik ülkede (!) varolan bir uyguluma anlamını kendi yapısallığından aldığı için siz onu kendi ülkenizin yapısalllığına uyguladığınızda kabak gibi sırıtacaktır. 

Buna sinkretisizm denir. Türkçesi yamalı bohça. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster