Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
67
 

DENEY - 1 -

Kitabevimize çok fazla insan gelir gider. (Yanlış anlaşılmasın alışverişe değil) Bu gelenlerin içinde hatırı sayılır derecede geveze olanlar vardır. Siz onları dinleyecek durumda mısınız değil misiniz, bunun onlar için önemi yoktur. Sadece konuşurlar, konuşurlar. Dünyanın en akıllı insanlarıdır bunlar. Ahh! Onlara bir kulak verilse, fikirlerine ehemmiyet gösterilse dünya sanki daha yaşanılır bir hale gelecektir. İşte bu gevezeler benim ömrümden ömür çalar. Bunlar konuşurken karnımda bir sancı duyar, bayılacak gibi olurum. Sanırım bendeki bu baygınlık halini anlattıklarına duyduğum hayranlığa yoruyor olmalılar ki konuşmalarını daha bir uzatır, pireyi deve yapar, coştukça coşarlar. Ben iyice sıkıldığımda kendime işim var süsü veririm. Bu işler, zaten düzenli olan bir rafın kitaplarını düzeltmek, temiz olduğu halde yerleri paspaslamak ya da dışarıda duran stantlara bakan bir müşteri varmış gibi koridora çıkmaktır. Hiçbir bahanenin sözünü kesemeyeceği bu gevezeler konuşurlarken ben nereye gidersem peşimden gelirler ve bir an olsun susmadan, dükkanın içinde benimle birlikte hareket ederler.

Ben de bu gevezelerin sınırlarını merak ederdim ve bu merakım aklıma bir deney yapma fikrini getirdi. Yeni bir deney heyecanı ile tahminlerime göre dakikada 1000 / 1500 kelimeye çıkabilen bir müdavimimizle işe koyuldum. Bir müddet karşılıklı oturduk. Boğazından çıkan sesler konuşmaktan çok boğulmayı andırıyordu. Kısa bir süre boyunca bu hırıltıların oluşturduğu kelimeleri bir araya getirmeye çalıştım. Sonra aniden ayağa kalkıp dükkanın uç tarafına yürüyüp bir kitabı düzeltiyormuş gibi yaptım. Bu da kalktı, baktım konuşarak peşimden geliyor. Yanıma gelir gelmez tekrar oturduğumuz yere gittim. Tabii yine peşimden geldi. Birdenbire koridora çıktım, konuşarak beni takip etti. Deneyimin yolunda gittiğini düşünüp sevinerek 'Vay be!' diye ünledim. Boş bulunup söylediğim bu iki kelimeye kendisini dinlediğimi düşünerek sevindi. Cevap olarak 'Ya! öyle oldu' dedi.

Ellerimi sakince ceplerime soktuktan sonra onu ilgiyle dinliyormuşum gibi başımı öne doğru eğerek koridorda yürümeye başladım. Adeta volta atıyormuşuz gibi o da benimle birlikte uzun bir süre yürüdü. Bir anda kendimi koridordan dışarı attım. Sokakta bir aşağı bir yukarı yürümeye başladık. Ben yine deneyimin sonuçlarını düşünüyor kendimi tutamayıp '' Vay be! Vay be! ' demekten kendimi alamıyordum, o da bu terennümümü anlattığı şeylerin ilginçliğine yoruyormuş gibi daha bir heyecanla, kelimeleri birbirine karıştırarak, hızla konuşuyordu.

Sokakta epey bir zaman tur attıktan sonra hızla geçen bir arabanın önünden koşarak geçip dükkana girdim. Bu geçemedi. Bir iki dakika geçtiği halde gelmeyince çaktırmadan koridordan dışarıya doğru baktım. Onu, sokakta, bıraktığım yerde, yüzünde bozgun bir ifadeyle, adeta nerde kalmıştım der gibi düşünürken gördüm...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Deneylerin devamını bekliyoruz. Amacına ulaşınca biz okurlara da açıklarsınız umarım.

Halikarnas Balıkçısı 
 01.11.2020 2:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 14.10.20
 
 

Kendimi anlatacak değilim. Dikkatli bir okuyucu zaten beni tanıyacaktır...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster