Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1774
 

Dengir Mir Mehmet Fırat buyurmuş: Kürdistan'ın başkenti Erciş!

Dengir Mir Mehmet Fırat buyurmuş: Kürdistan'ın başkenti Erciş!
 

Tarihte yaşanmış hadiseler hakkında bilgi sahibi olmaya gerek görmeden konuşan ve tarihi sadece mesnetsiz tv dizilerinden öğrenen halkımızın tarih felsefesi dolu sohbetlerine alışmıştım. Fakat bu defa siyasetin üst kesiminden de bu tür de bir açıklama gelince biraz şaşırdım. AKP’nin kurucularından ve eski milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, bugün internet medyasına düşen açıklamalarında; "Kürdistan’ın başkentinin Diyarbakır değil de Erciş olduğunu" ifade etmiş! Hayran kaldım bu tespite, bütün tarih kitaplarının yeni baştan yazılması gerekiyor. Yazılması da lazım tabi, bunu söyleyen sıradan biri değil, ne de olsa AKP’nin kurucusu, elinde bir belge olmalı, olmasa bile belge icat eden çıkar.

Gelelim Fırat’ın iddialarına vereceğimiz cevaplara; Serhat şehrimiz olan Van ilinin, Türk tarihi ve medeniyeti kokan, Kara Koyunlu Türkmen devletine 100 yıl başkentlik yapmış olan şirin ilçesi Erciş, Malazgirt Zaferi öncesi Sultan Alparslan tarafından fethedilerek ebedi Türk vatanı sınırlarına dâhil edilmiştir (1). 13. yüzyılın son çeyreğinde Doğu Anadolu’ya gelen meşhur İtalyan seyyah Marko Polo, Erzurum’dan Erciş’e kadar olan bölgeyi “Türkmen Ülkesi ve Tatar Ülkesi” olarak tanıtmaktadır. Yine 15. yüzyıl sonlarında Erciş’i ziyaret eden Venedikli Elçi Josaphat Barbaro Palu’dan başlayarak Erciş’e kadar uzanan yerlere “Türkmen Ülkesi” burada yaşayanlara ise “Karakoyunlular” demektedir (2).

Kürt tarihçi Şeref Han (1543 – 1600) meşhur tarih ve coğrafya eseri olan “Şerefname” adlı eserinde, Erciş’i ve doğu şehirlerinin çoğunluğunu “Ermenistan” olarak kaydetmiştir (3). 1655 tarihinde Erciş’e gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi, Erciş ilçe merkezi kuzeyindeki Hasanabdal Kaplıcası’nı ziyaret ederken; “ Erciş Kalesi’nin kuzey tarafında, Erzurum yolu üstünde, bir hayli mesafede bir ılıca vardır. Her sene kabak mevsiminde Van’dan, Bitlis, Ahlat ve Kürdistan’dan binlerce kişi, çadırları, yiyecek ve içecekleri ile gelip tam üç ay zevk ederler” demektedir (4). Evliya Çelebi’nin yazdıklarından da anlaşıldığı gibi “Kürdistan” Erciş, Ahlat, Van ve Bitlis dışında bir yerdir. Kürdistan adı, bir etnik bölge için değil de, coğrafi terim olarak Van Gölü güneyindeki Doğu Toroslardan, Cizre kuzeyine, Hakkâri batısından Pervari mıntıkasına uzanan alan için kullanılmıştır. Ayrıca “Osmanlı döneminde de 1849 yılında sadece 1 yıllığına Hakkâri civarı için Kürdistan nitelendirilmesi söz konusudur” (5).

Erciş, 1514 Çaldıran Savaşı’ndan sonra Osmanlı topraklarına katılmış, 100 yıldan fazla süren Osmanlı-Safevi savaşları sırasında da bu iki devlet arasında el değiştirmiştir. 1514 öncesinde ise Erciş, Safevi, Ak Koyunlu, Kara Koyunlu, İlhanlı, Celayirli, Ahlatşahlar, Anadolu Selçuklu ve Büyük Selçukluların idaresinde kalmış, 1350 – 1468 yılları arasında da Kara Koyunlu Türkmen devletine başkentlik yapmıştır. Erciş, Osmanlı idaresine geçtikten sonra, Cumhuriyet ilan edilene kadar Van Beylerbeyliği’ne bağlı Sancak ve Kaza merkezi olarak idari yapılanma da yer almıştır. Erciş’in sadece, 1871–1880 yılları arasında Erzurum Eyaletine bağlandığını Erzurum salnamelerinden öğrenmekteyiz (6).

Erciş, Türkmen/Kürt/Kırgız ve Arapların kardeşçe yaşadığı Türkiye’nin sakin, huzurlu, güneyi Van Gölü’nün mavi suları ile kuzeyi ise Aladağlar silsilesinin yemyeşil yaylalarıyla çevrelenmiş şirin bir yurt köşesidir. Erciş’i hiç kimse kötü niyetlerine alet etmeye çalışmasın, böyle bir davranışta bütün Ercişlileri karşısında bulacaktır!

 (1)   Mehmet Fatih Bekirhan, Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi, s. 30, Konya 2012(2)   Josaphat Barbaro, Anadolu’ya ve İran’a Seyahat, s. 91-92. Çev. Tufan Gündüz, Yeditepe yay. İstanbul 2009

(3)   Şerafeddin Han, Şerefname, Kürt Tarihi Etnografya ve Coğrafyası, c. 1, s. 139, Çev. Celal Kabadayı, Yaba Yay. İstanbul 2006

(4)   Evliya Çelebi, Tam Metin Seyahatname, c. 4, s. 527-528-529, Üçdal Belde Neşriyat, İstanbul 1993

(5)    Prof. Dr. Vahdettin Engin, “Kürdistan ve Lazistan isimli eyaletimiz olmadı” Yeniçağ gazetesi, 06.04.2013

(6)     Mehmet Fatih Bekirhan, Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi, s. 277, Konya 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2712
Kayıt tarihi
: 12.02.13
 
 

Ercişliyim. 2012 yılı içerisinde "Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi" 2015 yılında "Doğu ve Güneydo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster