Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
166
 

Deniz 2 lira, çay bedava...

Deniz 2 lira, çay bedava...
 

Bugün size Kadıköy sokaklarını yazmayacağım. Bugun bir masayı ve o masada içilen tanesi 2 TL olan çayı yazacağım. Bugün o masada sadece denizi izlemek varken neden ayrılık konuşması yapıldığını yazacağım…

Kadıköy rıhtımda bi yer burası. Hemen Karaköy iskelesinin yanıda. İsmini bilmez kimse. Orada ki birçok çay bahçesinden biridir herkese göre. Ama aslında hemen dibinde bisiklet park alanı vardır. Yazın cok sıcak kışında çok soğuktur. Ama deniz o kadar yakındir ki… Çayın 2 lira oluşu umrunuzda olmaz. Gürültünün içinde hemen arkanızdaki konservatuardan yükselen keman sesini tanıyabilirseniz şanslısınız tabi..

İnsanlar geçip giderken, siz durup dinlenirsiniz.

Ben hep orada durup dinlenirim… Dinlenirdim. Bir gün yine dinleneceğim. Herşey daha az acıttığı zaman.

Yeniden görüşmek istediğinde ayrılalı 6 ay olmustu. Aldatılmanın gurur kırıcı kısmını içimden attığıma inandığım zamanlardı. 1 saat istedi benden. Tamam dedim. Demezdim başka zaman olsa. Ama merak (!) o insana saçma sapan şeyler yaptıran garip merak ! İkna etti beni. Gittik. Benim çay bahçeme, benim denizimin karşısına oturduk. Benim olan birşeyleri kirlettiğini bile bile izin verdim ona. Midemde yükselen acıyı bastırıp sustum.. Hiç huyum değildir susmak oysa. (Çenemin düşük olduğu ile tanınırım…)

Biryerlerde okumuştum zamanın birinde. Diyordu ki cevap verilemeyecek tek soru NEDEN‘dir. Birine bunu soylediğinizde size cevap veremez. Veremez miydi acaba ?

Suskunluğu bozdum. Tüm gürültülere rağmen koruma kalkanımız varmış ve kimsenin sesi bizim kalkanımızdan içeri giremiyormuş gibiydi ben konuşana dek!

Neden? dedim. O bir anlık şaşırmasından sonra kucak dolusu bahane bıraktı önüme… Kucak dolusu sacmalık. Çırpınışlarını izledim. Çaresizligini. O an anladım. Bana cevap veremezdi.

Hesabı ona kilitleyip kalktım. Hava ne güzeldi. O çay bahçesinin adı bence “Çay bedava, deniz 2 lira” olmalıydı. Adı Emrah Büfeydi. Ve Kadıköy’ün içinde belki en gürültülü aynı zamanda en huzurlu yeriydi…

P.S:  Aldatılan kadınlar için; Aklınızda bulunsun: Bir sahneye silah koyarsanız o silah mutlaka patlar… Siz anladınız bence… Karaciğerinizi sevin!

Kendinize iyi davranın…

dilber noyan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 85
Kayıt tarihi
: 16.07.14
 
 

Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal İşletmecilik bölümü mezunuyum. İlkokul yıllarında yazmaya ba..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster