Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2357
 

Deniz Baykal istifa etmekte geç kalmıştır.

Deniz Baykal istifa etmekte geç kalmıştır.
 

Mayıs ayı Türkiye siyasetinin en hareketli olduğu aydır.

CHP, DP’ye iktidarı bir mayıs günü devretmiş; DP, yine bir Mayıs ayı gerçekleşen askeri darbe ile iktidardan indirilmişti.

Mayıs ayı bu sefer Deniz Baykal’ı siyasetten uzaklaştırdı. Bugün itibarıyla CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmış gözüküyor. Önümüzde CHP kurultayı var; bu taktik istifa değilse ve yeniden aday olmayacaksa, bir dönemin kapanmış olduğunu düşünebiliriz.

"Deniz Baykal istifa etmekte geç kalmıştır."

Yanlış anlaşılmasın, kaset görüntüleriyle bir bağlantı kurma amacında değilim. Bu görüntülerin istifa sebebi olduğunu da düşünmüyorum. Dünyada benzer skandallar olmuştur hatta hâlâ olmaktadır ancak iktidar sahipleri yeniden dahi kıpırdamamaktadır.

Clinton, bu işi başkanlık sarayının içinde yapmıştır.

Sarkozy’nin Fransa’da aşk hikâyeleri bir ay öncesine kadar manşetlerdeydi; hatta eşinin aşk maceraları da gündeme girmiştir.

Berlusconi daha azını yapmıyor; hatta Putin ile birlikte ortaklaşa işler karıştırıyor olduklarını, bunu da liderler zirvesinde yaptıklarını gazeteler aracılığıyla öğrendik.

Bu liderleri bütün bu skandallara rağmen yerinde tutan şey; arkalarındaki siyaset desteğidir; oy oranlarıdır.

Baykal’ın gizli kayıt hadisesi eğer AK Parti’nin daha az güçlü olduğu bir döneme denk gelmiş olsaydı hükümeti düşürürdü; ya da bu olay örneğin CHP’nin iyi bir oy oranı ile iktidara geldiği bir dönemde ortaya çıkmış olsaydı kısa bir sürede unutulur giderdi.

Ancak olay öyle bir süreç içinde ortaya çıktı ki; bu CHP liderinin artık gitmesi gerektiğinin kamuoyunda iyice kök saldığı bir dönemle çakışmıştır.

CHP siyaseten zor bir dönemden geçmekte ve hatta tıkanmıştır, onun liderinin de artık vizyonu kalmamıştır. Öyle olunca da Deniz Baykal’ın o koltukta oturması imkânsızlaşmıştır.

CHP’nin eski lideri gitmekte, yerine bir başkasını yetiştirmede ve görevi devretmede çok geç kalmıştır.

Demokrasilerde en kötü görüntü kişiye bağımlılık; siyasetin tek bir merkezden yönlendirilmesidir. Üstelik bunun yerleşik bir inanca dönüşmesi de demokrasi ile çelişen bir durumdur.

CHP cumhuriyeti kuran bir partidir ve geleneği itibarıyla statükocudur. Bu nedenle lidere bağımlı bir siyaset çizgisi de anlaşılır bir şeydir. Ancak dünya değişmektedir; yenileşme hayatın hemen bütün organizmaları için bir zorunluluk haline gelmiştir. CHP’nin koltuk sahipleri buna büyük bir direnç göstererek doğal olanı tersine çevirmeye çalışmıştır; kurultaydan sonra bu çizgide devam edip etmeyeceği de merak konusudur. Bu kadar kısa sürede bu değişimi gösterebilir mi? Cevabını iki hafta sonra izleyeceğiz, öğreneceğiz.

Kaset olayı Deniz Baykal’ın da ifade ettiği gibi özel hayattır. Kim olursa olsun, insanların özel hayatlarıyla ilgili böylesi uygulamaların yerleşik hale gelmesi engellenmelidir. Hatta bu görüntüleri alan ve yayımlayanlar hakkında ağır yaptırımlar getirilmeli; kayıtların mahkemelerde delil gibi kullanılması hukuken engellenmelidir.

Türkiye’de bu kayıtlar son yıllarda özellikle hukuk kurumunun içinde sıklıkla kullanılmaya başlamıştır; meclis bu durumun önüne geçmelidir.

Kuşkusuz Deniz Baykal’ın ifade ettiği gibi görüntülerin kamuoyuna servis edilmesi iktidarın da sorumluluğu altındadır. İktidar kendi yandaşları için değil; karşıtlarının da haklarını korumak üzere vardır.

Aslında bu olayda en sert tepkiyi vermesi gereken kişi başbakan olmalıydı. Sn. Başbakan’ın bunu siyasi malzeme olarak kullanmıyor olması ve sessiz kalması değil; bütün gücüyle çıkıp konuşması gerekirdi.

Sn. Erdoğan'ın 2003 yılında meclise girmesini ve başbakan olmasını sağlayan yasal düzenlemelerin ve uygulamaların yapılmasının önünü demokratik teamüllere böylesi yakışır diyerek Deniz Baykal açmıştı. Bu helalleşme günüdür!

“Parti liderleri topluma örnek olmalıdır,” tarzındaki görüşler tam anlamıyla manastırlıktır; medreseliktir; tarikatçılıktır.

Siyaset artık bütün dünyada ekonomi üzerine yerleşmiştir ki bunu en güzel Yunanlılar ifade etmektedir.

“Devletim batsın ama maaşım bankaya yatsın!”

Deniz Baykal’ın gidişi ile CHP yepyeni bir siyasete yelken açabilir.

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ama gerçek, şaşırdım doğrusu, sanırım önümüzdeki gelişmeler daha da şaşırtıcı olacak... dediğin gibi göreceğiz.

Ruksan İLDAN 
 10.05.2010 17:44
Cevap :
Bu bir geri dönüş mekanizmasını harekete geçirecekse hiçbir anlamı olmayacaktır. Bu kurultayın farklı bir havaya bürünmesi gerekiyor. Yepyeni insanların görev aldığı daha modern bir partiye doğru alan yaratmıştır Deniz Baykal'ın ayrılması... Göreceğiz.  11.05.2010 9:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2022
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster