Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
45
 

Deniz Çakır ve Başörtüsü

Başörtülü kadın-başörtüsüz kadın…

İkisi de kadın, birinin başında örtü var, diğerinin başında yok! Durup dururken nereden çıktı yine başörtüsü tartışması diyeceksiniz, belki de. Valla hiç aklımda yoktu, ta ki Deniz Çakır haberini görünceye kadar.

Çakır’ın ünlü bir AVM’ deki kafelerden birindeki altı başörtülü kadına “Burası Arabistan mı? Ne geziyorsunuz burada” dediği ve kadınların oyuncudan şikayetçi olduğu ve bunun üzerine de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının oyuncu hakkında soruşturma başlattığıyla ilgili haberi görünce bu yazıyı yazmak da bana farz oldu.

Başörtüsünün ilk kaşınması değil bu! Politikacılar kaşır, başörtüsüzler kaşır, başörtülüler kaşır, erkekler kaşır,……

Şimdi ben Deniz Çakır neden kaşıdı başörtüsünü, demeyeceğim. Şimdi sırası mıydı, başka mevzu yok muydu, demeyeceğim. Biz başörtüsüne sorun demeyeli bayağı olmuştu, neler oluyor yine, demeyeceğim. Bunlar ilk etapta aklıma gelenler ama bunlarla ilgili yazmayacağım.

Ben bir kadın olarak Deniz Çakır’ı ve bu altı başörtülü kadını elimden geldiğince sorgulayan bir yaklaşımla ele alacağım.

Deniz Çakır başı açık, güzel bir kadın.-özellikle “modern” terimini kullanmıyorum, bu benim tercihim- Neden böyle demiş olabilir? Neden o kadınların başörtülü hallerinden rahatsız olmuş olabilir? Bir “başı açık kadın” olarak bu davranışı onaylamam mümkün değil! Toplumsal barışı tehlikeye atan, çözümsüzlüğe giden yaklaşımlar bunlar.

İnsanları kategorize etmenin bir biçimi de “başörtülü- başörtüsüz” ayrımıdır. Bunun “alevi-sünni, beyaz-zenci, Müslüman-Hristiyan” diye insan ayırmaktan ne farkı var? Üstelik de “kadın-erkek” diye başka bir kategorize etme biçimi varken bir de kadınları kendi içinde “başörtülü kadın-başörtüsüz kadın” diye kategorize etmek çok ironik.

Ancak bir gerçek var ki istesek de istemesek de kategorize olduk! Gerçek özgürlüklerin olmadığı bir toplumda ister istemez Deniz Çakır gibi kadınlar başörtülü kadınlardan rahatsız oluyorlar. Çünkü onları kendi yaşam tarzlarına tehdit olarak görüyorlar. Bu tehdit boşuna değil ne yazık ki! Bu endişeyi hafife almak demek bu toplumun barış içinde yaşamasını da ciddiye almamak demektir.

Bu örnekte başörtülü kadınlar mağdur görülüyor. Ancak bu toplumda başı açık olup, mini etek giyip rahat davranamayan, tacizlere maruz kalan kadınlar da mağdur. Hatta mesele tam olarak bu da değil. Çoğu kadın mahalle baskısıyla kapanıyor, çoğu kadın mahalle baskısıyla mini etek, şort kısa kollu bluz giyemiyor.

Yani bu olayı Deniz Çakır başörtülü bacılarımızı rahatsız etmiş, diye ele alırsak kafamızı kuma gömmeye devam etmiş oluruz.

Önce herkes şu soruyu sorsun kendine: Benim dışımdakilerin yaşam biçimi konusunda ne kadar samimiyim?

AVM’ deki olaydan dolayı Deniz Çakır’dan şikayetçi olanlar da sorsun bu soruyu kendine. Herkes kapansın mı istiyorlar, isteyen istediği gibi yaşasın mı istiyorlar, yoksa içlerinden bazıları aslında saçını açmak istiyor da açamıyor mu?

Ben soruyu sordum kendime. Samimiyim,herkes birbirini itham etmeden, bakışlarıyla rahatsız etmeden,taciz etmeden istediği gibi yaşasın!

Deniz Çakır ayıp etmiş. Yanlış yapmış. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak, diyorum ya gerçekten özgürlük olmayınca, kadınların kendi özgür iradeleriyle başını kapatıp kapatmadığı sorunsalı hala ortadayken bir kadının başörtüsü özgürlüğünden bahsetmesi de havada kalıyor.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 239
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Mimar Sinan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı /  İlgi Alanları: Okumak, yazmak, gezmek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster