Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
315
 

Deniz Feneri..

Vaziyet artık Nazlı Ilıcağı bile rahatsız etmeye başladı. 

Yüreğinde bir nebze olsun demokrasi, insan hakları ve adalet duygusu kalan herkes de durumdan rahatsız olmalı. Haa kimler rahatsız olmaz, ‘ben bakarım hesabıma memleketten bana ne’felsefesini hayatının merkezine koymuş kişiler şüphesiz. Bu nedenle Nazlı hanımı takdir etmem gerekiyor ki bir kaygı içindedir. 

Deniz feneri soruşturmasını yürüten 3 savcının görevden alınmasından bahsediyorum. Ilıcak bile hukukun siyasallaşmasından ötürü rahatsız. 

3 yıldır sümen altında bekletilen bu soruşturma ki Alman savcı o günlerde Akman-Karaman ikilisini işaret etmiştir Fener’in başı olarak, yurtsever, gözüpek 3 savcı tarafından masanın üzerine konulmuştur daha doğrusu konulmak istenmiştir. 

Eee n’olmuştur? 

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görevden alınmışlardır. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcısını kim tayin etmiştir? 

Yeni HSYK, yani ak-HSYK 

Ak-HSYK’yı kim belirlemiştir? 

Sözde Türkiye genelinde hakim ve savcıların katıldığı sözde özgür seçim. Hatırlarsanız eski HSYK yönetimi başkan dahil olmak üzere topluca ayrılmışlardı görevden. Herhalde keyiflerinden değil. 

Böylece siyasetin ‘YA BENİMLESİN YA DA BENİMLESİN’ fikriyle oluşturduğu yargı, içindeki son ÇIKINTI lar temizlenmektedir. Olan budur. Savcı Tamöz ve iki arkadaşı bu ÇIKINTIlardan iki numuneydi. 

Savcı Tamöz’ü dinleyince, ‘eskiden olduğu gibi, baba mesleğim olan limon satıcılığına dönerim’ dediğini duyunca göğsüm kabardı. 

Müslümanların masum dini duygularını kullanarak toplanan paraların davası olan Deniz Feneri yolsuzluğundaki baş şüphelilerden ikisi; Kanal 7'nin Başkanı Zekeriya Karaman ile Başbakan Erdoğan'ın gözdelerinden olup iki dönem RTÜK başkanlığı görevine getirdiği Zahit Akmandır. 

Bunlar; savcıları şikayet ettiler. 

İşareti alan ak -HSYK durur mu, Akman ile Karaman'ı üzmek kimin haddine ola…
Derhal gereğini yaptı….! 

Şimdi; 

Alman mahkemesinin 2008 yılında verdiği kararda; 'Deniz Feneri yolsuzluğunun asıl failleri Türkiye'dedir!' diyerek işaret ettiği isimlerden Zekeriya Karaman ile Zahit Akman’ı neden hesaptan kaçırıyorsunuz? 

Ey ak-HSYK; 

Ergenekon ve Balyoz davalarının şüphelilerinin onca dilekçeleri ortada iken; o dilekçelere niçin böyle olumlu cevap vermiyorsunuz da iş Kanal 7 ve Deniz Feneri çevresi olunca birden bire adalet şahini kesiliyorsunuz. 

Yoksa o isimler; birilerine, 'Bir şeyler yapın; yoksa konuşacağım!' diye tehdit mi gönderdi? 

Bihassa kanal 7 kanalıyla toplanan ve Türkiye'ye yollanan milyonlarca Euro'nun bir partinin siyasi çalışmalarında kullanıldığının ortaya çıkmasından mı korkuluyor yoksa? 

Birilerinin birilerine minnet borcu mu var? 

İşin ucunun kendilerine de geleceğinden korkanlar mı var? 

Bu mudur sizin adaletiniz? 

Bu mudur hukuk? 

Bu mudur..! 

Biraz vicdan, biraz insaf… 

İbrahim Erol 

gazete54.com 

29 ağustos 2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 676
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster