Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
768
 

Deniz Feneri savcısı kırgın,limon satarım daha iyi...

Deniz Feneri savcısı kırgın,limon satarım daha iyi...
 

Adaletin gözü açıldı!


Kamuoyunun merak ettiği “Deniz Feneri” Soruşturması’nın savcıları bayram öncesi görevden alındı.

Eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karahan, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik'in tutuklu bulunduğu Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten savcılar Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdulvahap Yaren HSYK'ya şikâyet edilmişti.

Türkiye’de başlatılan soruşturma ise Almanya’da kurulu olan Deniz Feneri e.V. derneği yetkilileri, derneğe yapılan 41 milyon avroluk (yaklaşık 85 milyon TL) bağıştan 18 milyonluk kısmının amaç dışı kullanıldığı gerekçesiyle yargılanmış ve mahkum olmuşlardı. Almanya'daki dosya, Şubat 2009’da Türkiye'ye gönderilmesi üzerine başlatılmıştı.

Görevden alınan üç savcı, yaklaşık olarak iki yıldır dosya üzerinde çalışıp, dosyayı belli bir aşamaya getirdikten sonra, şüphelileri ifadeye çağırıp tutuklatmışlardı. Soruşturmada tutuklanan Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, RTÜK Eski Başkanı Zahit Akman olunca, soruşturma süreci kamuoyu tarafından da dikkatle takip edildi. CMK'daki "hazırlık soruşturması gizlidir" prensibi de titiz bir şekilde uygulamışlardı.


Şimdi Deniz Feneri Soruşturması'nın başına, Almanya'da görülen Deniz Feneri Davası'nda ismi geçen bazı şüphelilerin Türkiye'de sorgulanması taleplerini reddeden Savcı Harun Kodalak'ın getirildiğini not ettikten sonra, görevden alınan Savcı Tamöz’ün 19 Sayfalık savunmasından basına yansıyan özetine bir bırakalım; “HSYK’ya dilekçe veren avukatın, dilekçenin bilgi ve gereği için Cumhurbaşkanlığı makamına TBMM Başkanlık makamına, HSYK Başkanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiğini not şeklinde belirttiği görülmektedir. Bu türlü dağıtımlı dilekçelerin ne amaçla verildiği bilinmektedir.

Ankara Başsavcılığı’nın 2010’daki olağan denetimi esnasında, bu soruşturma dosyası da denetime tabi tutulmuştur. Acaba sayın Adalet Başmüfettişlerinin, denetim sırasındaki hukuki görüşleri mi değişti?

Savcıların hukuki bilgileri yanında kendilerinde vatan, millet, bayrak sevgisinin var olması gerektiği inancındayım.

Yargı mensupları arasında ‘yaranmaduygusu ile yargı görevi yapılması, adaletin bittiği yer olduğu inancındayım ve bu inançla hareket etmekteyim. Tarafımda var olan vatan, millet ve bayrak sevgisinin hiçbir zaman kaybolmayacağı bir gerçektir. Ancak cesaretimin kırılması veya kırdırılması, yüreğimin yaralanması mümkündür.

Kırılma veya yaralanmanın iyileşmemesi halinde meslekte kalmayacağım gerçektir. Bu durumda geldiğim yere döneceğim ve baba mesleği olan limon satma ve tarımla uğraşacağım da bir gerçektir.

Yaşanan gelişmeler üzerine medyada süren yayınlar üzerine HSYK yaptığı açıklamada, ”Bahse konu soruşturma yeni görevlendirilen Cumhuriyet savcıları tarafından aynı hassasiyetle yürütülerek sonuçlandırılacaktır. ”denildi.

Yetmedi, Adalet Bakanı S.Ergin yaptığı uzun açıklamada “...Gerçekten Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu bir karar üzerinde soruşturma savcıları oynama yapmışlar mıdır? Bir değişikliğe gitmişler midir? Bu karar üzerinde oynama yapılarak başka bir karar üretilmiş ve bu karardan işlem tesis edilmiş midir? Soruşturma savcılarının böyle bir değişiklik yapma yetkileri, hakları var mıdır? Böyle bir değişiklik yapılmış ise bu değişikliğe niçin ihtiyaç duymuşlardır? Bütün bu soruların cevapları bulunması gerekiyor. Bu cevaplara göre konunun değerlendirilmesi gerekiyor. Tüm bunların hiçbirini kale almadan, bunlara bakmaksızın sadece 'savcıların görevinin değiştirildiği' penceresinden konuya yaklaşım, buradan konuyu istismar eden bakış açılarının sağlıklı olmadığını düşünüyorum…"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, “Sayın Başbakan ve Adalet Bakanı bu soruşturmaya burunlarını niçin sokmuşlardır” gibi bir sorusu olduğunu hatırlatan Ergin açıklamasında; “Adalet Bakanı, Anayasa gereği soruşturma kararına onay veren makamdır ve müdahalesi bununla sınırlıdır. Sayın Başbakanımızın en ufak bir dahli söz konusu değildir olamaz zaten. Onun ötesinde Anayasa gereğince görevli olan bakana 'Bu soruşturmaya niçin müdahil oluyorsunuz' diye soran Kılıçdaroğlu, aynı açıklamasında şu cümleleri kullanmıştır. 'Ben bu dosyayı inceledim. İçerisinde çok ciddi deliller var. Onun için ciddi bir dosyadır…”diye devam ederek dava dosyasının Kılıçdaroğlu’na servis edildiğini ima etti.

Gelin basına yansıyan önemli saptamalara biraz kulak kabartalım. Türkiye’de yürütülen soruşturmanın uzaması üzerine yapılan değerlendirmelerde “bu davadan bir şey çıkmaz, zaten suç delilleri varsa da ortadan kaldırılmıştır” deniliyordu.

Şüphelilerin iş yerlerinde yapılan aramalarda ortaya çıkan sonuca göre gerçekten birtakım belgeler yok edilmiş hatta “şu gün şu saatte aranacaksınız” haberleri uçurulmuştu. Haber uçuranların kimliği, bilgisayarlarda yapılan temizlikte bazı belgelerin unutulmuş olduğu ve kesin delil niteliği taşıdığı tespit edilmişti.

Yazının girişinde söz ettiğim görevden alma ise tam bu aşamada gerçekleşiyor. Şüphelilerin avukatlarının şikâyeti üzerine üç haftada gelinen aşama ilginç, adeta ışık(!) hızı ile.

Ne hikmetse kamuoyuna mal olmuş Özel Yetkili Mahkemelerde devam eden diğer davalarda şüpheli ya da sanık avukatlarının ortaya çıkardığı tutarsızlıklar, çelişkiler ve itirazlar dikkate alınmıyor…

Neyse çok uzadı biliyorum ama son bir iki söz edip bitirelim bu yazıyı. Yeni Türkiye, ikinci cumhuriyet, yetmez ama evet derken geldiğimiz noktayı kavramak için, referandum sürecinde kanal kanal gezerek iktidara destek çıkan HAS Parti Siyasi İşler ve İnsan Hakları Başkanı Mehmet Bekaroğlu’nun yaşadıklarını sonuç yerine okuyun isterseniz.

Mutlu bayramlar.

Kaynak : http://www.internethaber.com/yargiya-sadece-dis-baski-mi-var-11942y.htm#ixzz1WeTJ0gZP

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 816
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster