Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3590
 

Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın Nasıl Yakalandığına Dair

Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın Nasıl Yakalandığına Dair
 

Anadolu’da Dört Bin Yılı Yaşayanlar Adlı Kitabımdan;

“…o tarihlerde,  banka soymak, Amerikalı erleri kaçırmak ve başka suçlardan arandığı belirtilen Deniz Gezmiş ülkenin gündemini sarsıyordu. Deniz Gezmiş ve arkadaşı Yusuf Aslan, Sivas Kayseri arasında güvenlik güçleri ile çatışmaya girdikten sonra yakalanmışlardı. Yakalanma hikayeleri basında geniş bir şekilde yer aldı;

Güvenlik güçlerince Ankara’da bulundukları bölge saptanır, çember içine alınırlar fakat belli bir süre içinde çemberi yarmayı başararak izlerini kaybettirirler.

Ankara civarında elde ettikleri bir motosikletle Kayseri’ye ulaşırlar. Bir süre sonra da Kayseri’den Sivas yoluna çıkarlar. Gece 22.30 sıralarında, İki arkadaş Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan, Sivas’ın Şarkışla ilçesine vardıklarında, devriye gezen bir onbaşı durumlarından kuşkulanır ve kimlik tespiti için karakola davet eder. Yapılan bu davete uyarlar ve onbaşı ile yanındaki bekçiyi takip ederler. Karakola doğru yürümeye başlarlar. Şarkışla Kaymakamlığı’nın bahçesinin oradan geçtikleri sırada ani bir hareketle Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan silahlarını çıkartarak sağa sola gelişigüzel ateş ederler. Ateşe onbaşı ve bekçi karşılık verince, karanlığın içinde Yusuf Aslan, aldığı kurşun yarasıyla yere düşer. Deniz Gezmiş kaçmaktan başka kurtuluşun olmadığını anlayınca kaçar. Bu sırada, Sami Demir adındaki bekçi de boynundan yaralanır. Deniz Gezmiş, bir evin önünde  araba görür. Arabayı çalıştırıp o ortamdan kaçmak ister. Fakat araba nasıl çalıştırılacaktır. Arabanın önünde durduğu evin kapısını yumruklar. Ev sahibi, Hava Astsubayı İbrahim Fırıncı’dır. Kapının yumruklanması ile gürültüye astsubay ve eşi uyanır. Deniz Gezmiş, Astsubay Fırıncı’dan arabası ile kendini kaçırmasını ister. Astsubay ile bir tartışma olsa da Gezmiş, ateş ederek astsubayın eşinin elini yaralar. Çaresiz kalan ve tehdit altında bulunan Astsubay İbrahim Fırıncı, 06 AH 827 plakalı ve 1953 model arabasına Gezmiş’i alarak büyük bir korku ve panik içinde Kayseri’ye doğru sürer. Şarkışla’da meydana gelen durum, Kayseri yolundaki Gemerek ilçesine bildirilir. Yollar güvenlik güçlerince tutulur. Aracın yola çıkıp Gemerek’e doğru ilerlediği Gemerek’te duyulur. Gemerek Kaymakamı, jandarma komutanı, güvenlik güçleri, belediye başkanı ve sivil halktan bazı kişiler, otomobillere binerek Şarkışla’ya doğru yola çıkarlar. Gemerek’ten yaklaşık 5 kilometre ayrılmadan Yeniçubuk Bucak’ı yakınlarında kendilerine doğru gelen bir araç görürler. Aracın içinde Deniz Gezmiş vardır. Güvenlik güçleri arabayı görür görmez durup tedbir alınca karşıdan gelen arabadan ateş açılır. Polis ve jandarma tarafından karşılık verilir. Hava karanlıktır. Deniz Gezmiş’in bulunduğu araç, farlarını söndürüp tarlaya girer. Orada bulunanlar, arabanın arkasından koşarlar. Tarlanın içindeki araba güçlükle ilerlemektedir. Üç beş yüz metre takipten sonra arabaya yetişirler. Ekipte bulunanların hepsi de heyecanlıdır. Deniz Gezmiş’i bir an önce yakalamak için can atarlar. Arabaya yetiştikleri sırada, arabadan tekrar ateş açılır. Yine karşılık verilir. Atılan kurşunlardan kimse isabet almaz. Karanlıktan yararlanarak Gezmiş ve Fırıncı’nın bulunduğu araba fırsatını bulup anayola çıkar. Anayolda, dört yüz veya beş yüz metre ilerler ya da ilerlemez, Gemerek yönünden gelen bir araç yollarını keser. Gezmiş’in aracından arabaya ateş açılınca arkadan gelenler karşılık verirler ve kurşunlardan biri Fırıncı’nın aracının bir tekerine isabet eder. Tekerin havası iner. Tekerin patladığını anlayan arabada bulunanlar arabayı terk ederler. Ekiptekiler peşlerine düşer. Çok tehlikeli bir kovalamaca başlar. Deniz Gezmiş, hem ateş eder, hem de uzaklaşmaya çalışır. Takipten vazgeçilmez. Gecenin karanlığında kovalamaca devam eder. Beş altı yüz metre sonra Gezmiş’in etrafı iyice sarılır. Gezmiş yorgundur, kaçacak bir yön kalmamıştır. Teslim olmaktan başka bir yol düşünemez. Kavşakta bulunan bir petrol istasyonunun önünde durur. Silahını yere atar. Ellerini havaya kaldırır ve teslim olmak istediğini gösterir. Kıpırdamadan öyle durur ve bir yandan da teslim oluyorum ateş etmeyin sesi duyulur. Ateş edilmez, teslim alınır.

Şarkışla’da yaralanan Yusuf Aslan Sivas Devlet Hastanesine kaldırılır. Doktorları yaptıkları açıklamada, kurşunun sağ kalçasından girip sol kalçasından çıktığını, ölüm tehlikesin bulunmadığını belirtirler. Edinilen bilgilere göre, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın üzerinden çok sayıda mermi ele geçirilir. İfadeleri alınır,  Amerikalıları niçin serbest bıraktınız sorusu üzerine, beş aylık hamile karısının kendilerine atfen yayınladığı mesaj üzerine acıyarak serbest bıraktıklarını ifade ederler…[1]

Gerisi malum. Aradan yarım asır’a yakın bir zaman geçti.

Müze yapılan Ulucanlar Eski Cezaevinde, idam edildikleri darağacı üstünde urgan, altında sehpa bir çerçeve içinde. Üç beş metre ilerde boynu budanmış bir kavak ağacı.

Hüseyin SEYFİ



[1]  Milliyet, 17-03-1971, 2. baskı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 499
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1475
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster