Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
7202
 

Denizden gelen kuvvet!

Denizden gelen kuvvet!
 

Omega-3: Denizden gelen kuvvet!

“denizin işçileri: ufak tefek ve haşindiler,
ve onların kavrulmuş yüzleri
Pasifik Okyanusu'nun coğrafyası gibiydi: kocaman suların
derininde bir girdaptılar onlar, bir dalganın kası,
fırtınada deniz kanatlarından bir sürüydü onlar.
Onları yoksul küçük tanrılar olarak görmek güzeldi
yarı çıplak, yetersiz beslenmiş; güzeldi…

'Kardeşler' diye seslenmek istedim onlara,
ama şarkıya dönüşen tek bir şefkat vardı bende
onların şarkısıyla ağzımdan denize ulaşan.
Beni kendilerine eşit saydılar, güç dolu bakışlarıyla
kucakladılar beni,
tek bir sözcük söylemeden baktılar bana ve şarkı söylediler…”

Bizi “Denizin İşçileri” ile böyle tanıştıran Pablo Neruda, denizden gelen kuvvet ile coşan duygularımızın ve göreceğimiz güzel günlerin yolunu aydınlatıyor.

Çılgın tüketim ve akıl dışı israf kuşatmış olsa da dört bir yanımızı, üretmek ve yeniden üretmek için yaşamak, hem bir ağaç gibi tek ve hür, hem de bir orman gibi kardeşçesine yaşamak için dengeli beslenmeye verilecek önemi yadsımıyoruz. Karbonhidratlar, proteinler ve yağların birlikteliği ve dengesi adına.

Yağlar ve yağ asitleri, enerjimizi koruyup dengeledikleri kadar birçok hormonun yapısına girerek sağlığımıza olumlu katkıda bulunurlar. Yağlar olmasa, en önemli vitaminler olan A, D, E, K vitaminleri emilemez ve bunlardan mahrum olmanın bedelini hastalıklara maruz kalarak öderiz. Yağlar, tepeden tırnağa tüm hücrelerimizin yapısına katılarak canlılığımızın devamını sağlarlar. Bu bağlamda balık yağı ama özellikle balık yağı içindeki omega-3 yağ asitleri de eş derecede önem taşırlar.

Alfadan Omegaya. Yunan alfabesinin ilk harfi alfa son harfi de omegadır. Bunlar, doymamış yağ asitlerinin en yakın ve en uzak bağlarını tanımlar. Balık yağına atfedilen omega kavramı da buradan gelir.

Omega-3 grubu yağ asitleri vücudumuz tarafından üretilemezler. Bu nedenle mutlaka dışarıdan alınmaları gerekir.

Omega-3, özellikle yağlı balıklarda bol bulunur. Bunlar: Uskumru, sardalya ve ton balığıdır. Çiftlik ya da kültür balıklarında omega-3 içeriği son derece düşüktür. Temizlik bakımından en ideal yer, Pablo Neruda’ nın işaret ettiği Pasifik Okyanusunun güney sahilleridir.

Olumlu etkileri kanıtlanmış, önemli iki omega-3 yağ asit’i vardır. Bunlar, EPA ve DHA olarak bilinir. İkisine birden EFA deriz.

Omega-3 ihtiyacımız, ana rahminde başlar ve yaşam boyu devam eder. Bu nedenle yaşamın olmazsa olmazları arasındadır.

Dikkat!

Omega-3’ler ile ilgili olarak İngiltere Gıda Standartları Kurumu ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi ve tüm dünyanın önde gelen sağlık kuruluşları, Omega-3 satın alınırken içeriklerindeki maddelerin nereden elde edildiği konusuna dikkat çekiyorlar. Omega–3 içerikli besin tamamlayıcıları elde edildikleri denize bağlı olarak, civa, tarım ilacı artığı, sanayi atıkları gibi çevreyi ve insan sağlığını etkileyen faktörler içerebiliyorlar. Bu sebeple besin tamamlayıcısı seçiminde ürünün saflığına dikkat etmek gerekiyor.

Moleküler distilasyon ve Özel Saflaştırma Teknolojisi ile elde edilen Efa süper 1200’ün kirlenmemiş soğuk sularda bulunan sardalya ve ançuezlerden elde edilen ultra saflıkta ve yüksek miktarda EPA ve DHA içeren Omega-3’ten oluştuğu bildirilmektedir. Böylece vücudun daha az balık yağı ile daha çok Omega-3 alması sağlanmakta. Yüksek saflıkta olması sebebiyle vücutta istenmeyen madde birikimine neden olmadığı kabul edilmektedir.

Depresyonda faydalıdır. Omega-3, gözümüzün sinir ağlarına etki ederek, kusursuz görmemize yardımcı olur. Beyin ve sinir hücrelerimize olumlu etkisi ile ruhsal ve bilişsel faaliyetlerimizi düzenler. Depresyon ve benzeri karamsar ruh hallerinde omega-3 (Efa süper 1200 ) ile iyi sonuçlar alındığına dair yayınlar vardır.

Kan kolesterolü ve trigliserid düzeyini düşürmede etkili olduğu bildirilmiştir. En son Fırat Üniversitesi tarafından bu yılın ortasında yapılan bir çalışma : “Omega 3 yağ asidi, trigliserid başta olmak üzere total kolesterol, LDL düzeylerini azaltmakta HDL düzeylerini de artırmaktadır.” açıklaması ile biten bir bildiri ile kamuoyuna duyurulmuştur.

Omega-3, kan sulandırıcı bir etkiye sahiptir. Bu, son derece olumlu ve istenen bir etkidir. Ancak, kan sulandırıcı ilaç alanların ya da kanamaya eğilimli olanların dikkatli olması gerekir. Bağışıklık sistemine olumlu katkısı ile enfeksiyon hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğu kabul edilmektedir. Bu etkisi ile özellikle kış aylarında tüketmek daha da yararlıdır.

Yazın da kullanılır. Değişik isimlerde sunulan pek çok balık yağını yazın kullanmak gerçekten sorun yaratabilir. Ancak balık yağı ve D vitamininden arınmış, yüksek oranda omega-3(%60) içeren preparatları (Efa Super Daily) yazın da rahatlıkla kullanabiliriz.

Gebelik sürecinde omega-3 yağ asitlerine ihtiyaç vardır. Ancak bu ihtiyacın doğal tüketimin ötesinde hazır tabletler ile sağlanma kararı kesinlikle tarafımızca verilmelidir.

Genel korunma amacıyla 670 mg. omega-3 (EFA Super Daily) tabletlerinden günde 1 adet kullanmak yeterlidir.

Sağlık sorunlarına yardımcı olmak amacıyla doktorunuzun önerisi doğrultusunda 1200 mg. tabletlerden günde 1- 4 adet(EFA Super 1200) kullanılabilir.

Omega-3, kilo aldırmaz. 1200 mg. bir kapsülü sadece 12,5 kalori sağlar. 670 mg. kapsülleri ise 7 kalori içerir. Bu değerler kilo aldırmaya muktedir değillerdir.

Faydaları;

*Kalp-damar hastalıkları

*Depresyon

*Alzheimer, bunama

*Kemik zayıflaması

*Romatizma

Ne yapmalıyız?

*Haftada 2-3 gün balık tüketin

*Kızartmalardan uzak durun

*Izgara ve buğulama tercih edin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mehmet Öz'ün bir makalesinde, "kan sulandırıcı ilaç kullananlar dışında herkes balıkyağı kullanabilir" diye bir ifare geçiyor. Bu uyarı, balıkyağının (omega3 kapsüllerinin) kanı fazladan sulandırarak tehlike yaratması mıdır?

salih sitki TEKMEN 
 08.01.2007 15:22
Cevap :
Sayın Tekmen Ben de yazımda "Omega-3, kan sulandırıcı bir etkiye sahiptir. Bu, son derece olumlu ve istenen bir etkidir. Ancak, kan sulandırıcı ilaç alanların ya da kanamaya eğilimli olanların dikkatli olması gerekir." diye bir ifade kullandım. Bu, tam da sizin düşündüğünüz şekilde yorumlanabilir. Sevgi ve saygılarımla  08.01.2007 23:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 18361
Kayıt tarihi
: 12.11.06
 
 

18.12.1954 yılında Tunceli Nazimiye ilçesinde dünyaya geldim. İlk orta ve lise tahsilini Bergama'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster