Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
388
 

Denizi kıyısına düşmandır şehrimin..

Denizi kıyısına düşmandır şehrimin..
 

Google Görseller


İstanbul ıslak birkaç gündür. Kasım'a teslim olmuş gibi bu koca şehir. Beyaz bayraklar sallayarak karşılıyor soğuğun buz kesiği hallerini. Artık karanlıklar daha nemli ve gece eskisi kadar sakin değil.

Gelişlerin ne zamana denk geliyordu kestiremiyorum ama gidişin böyle bir geceydi adım gibi biliyorum. Biraz ıslaktı İstanbul biraz soğuk. Şehrimin kaldırımları yağmurla yüzüm yaşımla yıkanıyordu hatırlıyorum. İstanbul o zamandan beri sahipsizliğimin sembolüdür. Ne Galata'sı cezbeder beni ne Çamlıca'sı artık. Marmara bulanık bir su birikintisi olmaktan öteye geçmez gittiğinden beri.

Yedi tepeden binbir rengi görürdüm eskiden şimdi karanlıklara bulanmış dört bir yanım. Sorma güneşi, unuttu üzerimize doğmalarını. Şairler gözleri kapalı dinlemiyor artık o'nu. Denizi kıyısına düşmandır şehrimin.

Gittin..

İstanbul ete kemiğe büründü o gece. Dayayıp başımı omzuna utanmadan ağladım çocuklar gibi. Gözlerini almıştı İstanbul, mavi mavi bakıyordu. Boğazda esen poyrazlardan ödünç almıştı sesini, sesinle konuşuyordu.

Sonra sonra yüzüme vurdu hasretinin rüzgarı. Yaşadığım bir ayrılığın karanlığıydı.

Binbir renkli sevişmelerimize inat şimdi solgun anılar kaldı elimde.

Gittin..

Gözlerini çekip aldın benden, sözlerin sustu..

Ben yazılarımın hayaleti yapmıştım halbuki. Her satır arasında yeniden doğuşlarımı izliyordum, her nokta sonun başlangıcı oluyordu. Bitip bitip yeniden başlıyordum. Sonsuzluk parmaklarımın arasında akıyordu sana.

Gizli özneler türettim yokluğuna inat. Adsız adressiz mektuplarla kustum öfkemi. Tükenmez sandığım kalemleri tükettim.

Yoktun, yok oluyordum. Gittin, bitiyordum.

Kapılarına astığım mevsimlere küstüm sonraları. Ne dualarım kaldı dilimde ne de sana dair umut kırıntıları. İzlediğim hiçbir gidiş bu kadar yakmamıştı canımı, hiçbiri bu kadar gitmemişti benden.

Gittin..

İstanbul gitti seninle..

Gidenin arkasından konuşulmaz bilirim. Bilirim ama bu da son olsun..

*Bil ki ancak ölürsem bensiz kalırsın diyordun. Ben öldüm, sen yaşıyorsun..

04/11/09

* Tuna Tabu - Ben öldüm sen yaşıyorsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

erguvan bir renk midir... yoksa gidenlerin ayak izleri midir sessizce geride kalanlara bıraktıkları. Her yanı erguvana kesmiş bu güzel şehir söyle nasıl dayanır? Sahi her gidenle biraz daha mı ıssızlaşır. Elinize yüreğinize sağlık.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 18.01.2010 18:27
Cevap :
Şehrin her sokağı okuduğumuz kitapların satır araları kadar gizemli aslında. Okudukça kendine çeken kitaplar gibi adımladıkça içinde kayboluyor insan bu koca şehrin. Tekkişilik hüzünlerimiz bize yük olurken şehir dolusu sitemleri taşıyor omuzlarında. Bizim kadar işi zor İstanbul'unda.. Teşekkür ederim yorumunuza, hoş kalın. Sevgiyle..  18.01.2010 21:04
 

duygularını muhteşem ifade etmişsin yüreğine sağlık.

ela asa 
 06.11.2009 0:30
Cevap :
Teşekkür ederim bu hoş yorumunuz için, renk kattınız.  06.11.2009 12:50
 

Lal bugün güz... A.İlhan eşli etsin sana...bana..aşka..Istanbul a.."Eğer sen yine İstanbul'san/Yanılmıyorsam/ Koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim/Sicilyalı balıkçılara/ Marsilyalı dok isçilerine/Satir satir okumak istediğim/Sen!../Eğer yine İstanbul'san/Eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda Hissettiğim/ Ulan yine sen kazandın İstanbul../Sen kazandın ben yenildim!.." Ümit eksik olma..

güzaltı 
 05.11.2009 16:06
Cevap :
Önce hayallerim gitti. Çok sürmedi hayallerimle cisimlendirdiğim bedenlerin de benden gitmesi. Gözlerimi bir yabancıya alıştırmak zor oldu. Tanıyorken uzak olmak daha zordu. Şarkılarım gitti sonra. Ne kadar melodi ne kadar söz varsa uçup gitti birer birer. Yazdığım mektuplarımdan harflerim gitti birer. Her harf kelimeleri götürdü beraberinde, onlar cümleleri. Sayfa sayfa gidişlerini izledim satır başlarında. Yüzler, isimler, şehirler gitti benden. Her defasında eksildiğimi zannettim, yanıldım. Her gidiş soluma yeni yükler yüklüyordu. Tortularını biriktiriyordum gidenin, gelmeyenin. Bu hayatın bir dümeni varmıdır bilmiyorum, olsa da bana ne kadar faydası olurdu ondanda emin değilim. Bıraktığım boşluklar beş harftir benim bulmacamda. Çok bilinmeyenli denklemlerin tek formülü hüzündür. Yâr gider, kazanır. İstanbul gider, kazanır. Ben kalır, kaybederim. Kaybettikçe soluma çekerim. Susar, hüzünlenirim. Çığlık çığlığa susmalarınız ulaştı sayfalarıma, teşekkür ederim.  05.11.2009 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 582
Kayıt tarihi
: 24.03.09
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster