Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '06

 
Kategori
Aksesuar / Takı
Okunma Sayısı
39812
 

Denizin en nadide armağanı: Siyah İnci

Denizin en nadide armağanı: Siyah İnci
 

Bir blog’umda sizlere favori çiçeğim olan kardeleni tanıtmaya çalışmıştım. Bu çiçeği neden bu kadar çok sevdiğimi anlatmıştım. Duygusal bir sebepti bu çiçeğe yakınlığım. Maddeci bir insan değilim. Taşların, mücevherlerin pek çok kadının aksine benim için fazla bir değeri de yoktur. Güzel işlenmiş bir parçaya bakar, sanatçının ustalığına hayran olurum, o kadar. Fakat bu değerli taşlardan bir tanesinin benim gözümde değeri, kardelen gibidir.

İnci, denizin insanlara en nadide hediyesidir. Suda oluşan tek değerli taş. Üstelik bir canlının içerisinde bir oluşum. Minicik bir kum tanesinin tamamen organik salgılarla dönüşebildiği muhteşem bir değer. Kendilerine has parlaklık ve yüzey yapıları hiçbir şekilde taklit edilemeyen doğal güzellik.

Minicik bir kum tanesinin, istiridyenin içine girmesiyle başlıyor her şey. Sıcak denizlerde bol miktarda bulunan doğal planktonlarla beslenen istiridyenin salgıladığı sedef sayesinde yıllar içinde büyüyerek bildiğimiz şeklini alıyor. Eğer sabredilir ve 2-6 yıl bekletilebilirse istiridyenin içinde kuşaklar boyu taşınacak bir sağlamlığa erişiyor.

Hiçbir şekilde taklit edilemeyen bu taş, doğal ya da sentetik hiçbir taşta bulunamayacak parlaklık ve renk tonlarıyla hayatımıza giriyor. Gerçek olup olmadığını anlamak da çok basit. Bir inci tanesini bıçakla istediğiniz kadar kazıyın, tozunu üzerinden üflediğiniz an aynı yüzey ve parlaklıkla karşılaşabiliyorsunuz.

İnci deyince aklımıza gelen renk ise beyaz. İnci beyazı terimi de tüm dünyada saflık ve temizliğin simgesi olarak incinin kabul gördüğünün kanıtı.

Fakat ben siyah inciyi her zaman daha çok sevdim. Siyah inci hiçbir yerde benzerine rastlanmayacak kendine has lacivertimsi bir tondadır. Aslında pembesi de var, lilası da.

Ama ben her zaman siyahları favori yaptım. Belki de psikolojik bir seçimdir bu bilmiyorum. Ya da denizin dibinde oluşan bu taş, bizim yüzeyden gördüğümüz o derinliğin rengini bana bu şekilde yansıtıyor. Herkes beyazın peşinde koşarken ben her nedense kardelen beyazının aksine, incinin siyahını sevdim her zaman. Ruhumun çelişkisi olabilir en doğal sevgimden biri ısrarla beyazken, diğeri aksine siyah.

Sebep her neyse, (sanırım psikoloji bilgisi derin arkadaşlarım bu durumuma bir yorum getirebilirler) umarım biraz olsun tanıtabildim ya da anlatabildim siyah incimi ve bu seçimin sebebin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siyah inci oldugunu bilmiyordum cok sasirdim dogrusu. Sizin siyahi seciminiz bence siradanliktan hoslanmamaniz. Belki de siyah sizin icin bir aksesuarda asalet ve zerafetin simgesi. Kadinlari anlamak zor ama deniyoruz iste:) Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 26.04.2007 22:04
Cevap :
Sevgili Hasan,siyah belki de hayatın en gerçek rengi geliyor bana. Şu anki ruh halimde tabi. Sıradan bir hayat yaşamıyorum, belki de o yüzden sıradanlık bana çok uzak. Asalet ve zerafet siyah incinin tek tanımlaması bence de. Sevgiler.  27.04.2007 8:46
 

Sevgili Deniz, Yazdıklarınız beni çok mutlu etti. Önce şu cümleniz: ''Taşların, mücevherlerin pek çok kadının aksine benim için fazla bir değeri de yoktur.'' Ne yüce prensip!... Filmlerde gördükçe üzüldüğüm bir sahne var: Sevgili, eş ne bileyim her neyse süslü bir kutudan mücevher çıkarır, kadına gösterir, kadın çok beğenir sonra bayımız mücevheri (gerdanlığı) kadının boynuna takar... Ne bileyim bana incitici geliyordu. Kadın mücevher uyumunu ben hiç benimsemedim. İnciyi de sevginizle harmanlayıp özgün sevgilere bakacak yeni insanlara anlatmışsınız. Adınız Deniz; Deniz'e de denizin incisini sevmek yakışır; bize de elbet... Siyahını sevmeniz ise incinin, bana göre sevginizin çok güçlü olmasındandır. Sizin için, bizim için bir çok şeyin fazla bir değeri olmamalı. Nelerin değerli olması gerektiği de yazınızın girişinde belirtilmiş. Sevgiyle kalınız, sevgiler yollayın bizlere de...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 23.10.2006 22:28
Cevap :
Sevgili Cemal Bey, aslında kadın mücevheri iyi taşır ve sergiler. Bu anlamda estetik bir uyum vardır aslında aralarında. Ancak manevi değerlerin ölçüsü değildir. Ama inci bir doğa harikası. Bir canlının emeği, belki de onu değerli kılan bu benim gözümde. Bu arada mücevherleri seven arkadaşlara da haksızlık etmeyelim, herkesin tutkusu farklıdır çünkü. Güzel yorumlarınız için teşekkür ediyor, sevgilerimi yolluyorum.  23.10.2006 23:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1559
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster