Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1831
 

Denizli Türk futboluna renk getirdi. En çok da moru...

Denizli Türk futboluna renk getirdi. En çok da moru...
 

Beşiktaş yine devre arasına sancılarla giriyor.


Galatasaray – Beşiktaş derbisi üzerine hakem Cüneyt Çakır’ı görmezden gelerek bir yorum yapmak mümkün müdür bilemiyorum. Evet, maçı 4-2’ye getiren penaltı kararı külliyen yanlış. “Bana ilk faulümde sarı kart gösterdin” demeye çalışan Delgado’yu sırf eli havaya kalktığı için oyundan atma şekilciliğine düşmek de ciddi bir hata sayılabilir. Zorlarsanız “Cüneyt Çakır maçı Galatasaray’a hediye etti” bile diyebilirsiniz. Ancak tüm bu yorumlar Beşiktaş’ın kalitesiz bir futbol takımı haline geldiği ya da getirildiği gerçeğinin üzerini kapamaya yetmez. Ligin sıra takımları önünde falsolarını kolaylıkla kapatan siyah-beyazlı takımın incileri Galatasaray gibi bir kadroyla karşılaştığında kolaylıkla döküldü. Samimi Beşiktaşlıların bu saptamaya katıldığını biliyor ve siyah-beyazlı camiada artık bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Hatırlayacaksınız, Fenerbahçe derbisini kaybeden Denizli futbol kamuoyunca ipe çekilen isim olmuştu. Oysa biz o maçta Denizli’nin taktik doğrularını kadro seçiminde gösteremediğini ve bu sebeple derbiyi kaybettiğini belirtmiştik. Çünkü “Bu sezon çok kötü” dediğimiz Fenerbahçe bile kadro kalitesiyle Beşiktaş’ın önüne geçmeyi başarmıştı. Galatasaray derbisiyle birlikte takım gözlüğünü çıkarıp maça objektif bakan tüm gözler; De Sanctis, Meira, Lincoln, Baros ve Nonda gibi yabancılara sahip takımın sahaya Seric, Zapotocny, Cisse, Tello, Delgado ve Holosko ile çıkan takımdan daha kaliteli olduğunu gördüler.

Bu tür maçları kazanmak için kaliteli ayaklara sahip olmalısınız. Üstelik kadronuz da gerilimi yüksek maçların atmosferini çokça solumuş, tecrübeli isimlerden kurulu olmalı. Şimdi durup düşünelim son haftalarda “çok koşuyor” diye taraftarın sevgilisi olan Ekrem Dağ, Galatasaray karşısında nerelerdeydi? Aslında cevap çok basit ve Beşiktaş taraftarının bile bile kandığı sanal dünyada yatıyor. Beşiktaş yönetimi öyle fiyasko transferler yapıyor ki, taraftar da aslında yıldız olmadığını bildiği oyuncularla bir nevi “yıldızcılık” oynuyor. Hangi yönetim mi? Hani şu Veysel’i, Baki’yi, Tuna’yı büyük fedakârlıklarla (!) Beşiktaş kadrosuna katan yönetim.

Göründüğü kadarıyla hücum futbolunun yılmaz savunucusu Mustafa Denizli Galatasaray gibi golcü bir takıma karşı oynadığı düzenle hedeften biraz daha uzaklaştı. Beşiktaş’ın Galatasaray önünde tek bir kazanma şansı vardı o da rakibinden daha fazla koşup onu sahanın her alanında boğmak. Oysa siyah-beyazlılar rakipleriyle yetenek yarıştırmaya giriştiler ve neticede maçı kaybettiler. “Bu kayıp bizi hedefimizden uzaklaştırmaz” diye diye liderin 6 puan gerisine düşen Mustafa Denizli’nin göreve başladığından bu yana futbolumuza renk getirdiğini kabul etmek lazım. Tabi Beşiktaş camiası söz konusu olduğunda bahsettiğimiz rengin mor olduğunu da. Denizli sayesinde bol gollü maçlar izliyoruz ama nedense gollerin birçoğu da Beşiktaş ağlarıyla buluşuyor. Acaba 3’lü defansta ısrar etmenin, Gökhan Zan ve İbrahim Toraman’ı ilk on birde baş tacı etmenin bu durumda etkisi var mı? Yorumculuğu döneminde Beşiktaş’ın en iyileri olarak nitelediği Delgado, Gökhan Zan ve İbrahim Toraman’dan ne ölçüde verim aldığı sorusunun cevabını da kendisine bırakıyoruz.

Mevcut duruma neresinden bakarsanız bakın Beşiktaş’ın enteresan bir camia olduğunu görürsünüz. Aslında siyah-beyazlı renklere gönül vermiş hiç kimsenin bir diğerine kızamaya hakkı yok. Ne transfer yaptım zannederek sıradan oyunculara Beşiktaş forması giydiren yönetimin, ne “Yıldırım Demirören yeter!” diye bağırarak tepki gösterdiğini zanneden yaratıcı (!) Beşiktaş taraftarının ne de seçim zamanı gazetelerde boy göstermekten başka hiçbir fonksiyon üstlenmeyip kaçak dahi güreşmeyen muhalefetin. Ne diyelim her toplum hak ettiği biçimde yönetiliyor.

Farkındayım galip takım Galatasaray’dan hiç bahsetmedik. Aslına bakarsanız maç öncesi genel görüş olarak dile getirilen tüm olguların bire bir yaşandığı bu derbide onlar için fazla söze gerek de yok. Kadro kalitelerini sahaya yansıtarak maçı 4-2 kazandılar ki, farkı daha da açsalar şaşırmazdım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Spor basininin (özüne inmeden) yaptigi yorumlarla yaratilmis yüksek yetenekli bir Teknikdirektör.Basarilari nedir.! Glatasaray`da ? Jupp Derwall`dan devraldigi o kadroyu hangi Teknikdirektör olsa, en az M.Denizli kadar basarili olrdu. Ustüne ilaveler yapip daha yukarilara tasiyabilse,evet diyebilirdim. YOKTUR. Fenerbahçe`yi sampiyon yapti. Dönüp o seneye, spor sayfalarini tekrar okuyunca ve maçlari söyle bir hatirlayalim. M.Denizli`mi FByi sampiyon yapmistir ? (O sekilde) onunla sampiyon olmus FBnin,takimin basinda kalip yukarilara tasiyabilseydi,evet. YOKTUR. Hep miras yemistir. Lig in baslarinda liderle arasinda sadece üç puan geride olan BJK yi devralmis ve yine hazira konmustur. Ve simdi nerededir.! Buseferki miras okadar rahat degil. Sampiyon adayiyiz diyordu. UEFA ya gidebilirse çok büyük basaridir.

Müthis Bora 
 22.12.2008 11:21
Cevap :
Mustafa Denizli çok iyi hoca da olabilir. Benim için işin orası çok önemli değil. Bence mevcut kulüp yapısı ve yönetim anlayışının bir an evvel değişmesi gerekiyor. Beşiktaş camiası günden güne kendini tüketiyor ama afyon yutmuş gibi hiç bir şeyin farkında değil!  22.12.2008 14:07
 

Ertuğrul Sağlam iyi bir hocaydı. Hiç olmazsa elindeki kadroyu bilip ona göre oynatıyordu fantaziye kaçmıyordu. Hakem maçı kaldıramadı. Delgado'nun ilk sarısına benzer 4 tane daha pozisyon oldu hepsini boş geçti. Beşiktaş'ın yabancıları kötü ama yerlileri de boş Cem Bey. Hazır bu sene çıkış yapan bir sürü genç oyuncu varken bunlardan yeni bir kadro kurmalı. Daha büyük farkı engelleyen Nonda-Aydın değişikliğini yapmayan Skibbe'dir. *Perşembe günü ne söylenecek merak ediyorum bir yanda borç içinde kıvranmasına rağmen Portekiz, İtalya ve Çek Cumhuriyeti milli takımlarında oynayan 3 futbolcu alan GS, diğer tarafta sıradan yabancı futbolcuları alan BJK. Rahmetli Kazım Kanat'tan başka da eleştireni kalmadı Sayın Demirören'in. Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 22.12.2008 10:39
Cevap :
Elinize sağlık Harun Bey yorumunuza tamamıyla katılıyorum.  22.12.2008 14:04
 

başlık süper...

Ruksan İLDAN 
 21.12.2008 22:34
Cevap :
Mesajınız için teşekkür ederim. Sanıyorum Beşiktaş'ın ve Denizli'nin durumunu en net bu başlık özetliyor.  22.12.2008 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster