Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '15

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
2011
 

Deprem ile ilgili doğru bildiğiniz yanlışlar

Deprem ile ilgili doğru bildiğiniz yanlışlar
 

Deprem


Yeryüzünün belki de en fazla yıkıma, acıya, korkuya ve can kaybına neden olan doğa olayıdır deprem. Maalesef önceden tahmin edilemez ya da önüne geçilemez,..

Bize de sadece deprem anında ve sonrasında yapmamız gerekenler öğretilir.
Peki bunlar ne kadar doğrudur?

 


 

 

"Doğru Bildiğiniz Yanlışlar" adlı kitabında Dr.Yaşar Ateşoğlu, sağlık, spor, trafik, zararlı alışkanlıklar, beslenme, gebelik, güzellik gibi pek çok farklı konuda doğru bildiğimiz yanlışlardan ve işin aslından bahsediyor.

 

Aralarından en ilginç bulduklarımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. 

Aklınıza yatarsa doğrusunu öğrenmeniz, yatmazsa da en azından neyin doğru olduğuna karar verene kadar araştırmanız için...

 

"Deprem ile ilgili doğru bildiğiniz yanlışlar" konusuna girmeden evvel, gelin önce deprem nedir ve bize öğretilenler nelerdir kısaca bir göz atalım:  

 

DEPREM NEDİR?

Deprem, yer sarsıntısı veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır.

 

 

Depremler Sismograf ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da Sismoloji denir. Depremin şiddeti Moment Magnitud Ölçeği (ya da eskiden kullanımda olan Richter Ölçeği) ile belirlenir. 

 

 

Bu ölçeğe göre 3 ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvvetine etkilidir ve yer yüzüne yakın noktada gerçekleşen depremler daha çok hasar vermektedir.

 

Dünya yüzeyinde gerçekleşen depremler kendilerini bazen sallantı bazen de yer değiştirme şeklinde göstermektedir. Bazen yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamiye sebep olabilir. Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir. http://tr.wikipedia.org/wiki/Deprem


 

DEPREM ANINDA BİNA İÇERİSİNDEYSENİZ;

Kesinlikle panik yapılmamalıdır.

• Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durulmalıdır.

Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturulmalıdır. Baş iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalıdır. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklenmelidir.

 

"Güvenli bir yer bulup, diz üstü ÇÖK

Başını ve enseni koruyacak şekilde KAPAN

Düşmemek için sabit bir yere TUTUN"

 

Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşulmamalıdır.

• Balkona çıkılmamalıdır.

• Balkonlardan ya da pencerelerden aşağıya atlanmamalıdır.

• Kesinlikle asansör kullanılmamalıdır.

• Telefonlar acil durum ve yangınları bildirmek dışında kullanılmamalıdır.

• Kibrit, çakmak yakılmamalı, elektrik düğmelerine dokunulmamalıdır.

• Tekerlekli sandalyede isek tekerlekler kilitlenerek baş ve boyun korumaya alınmalıdır.

• Mutfak, imalathane, laboratuar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazlar kapatılmalı, dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşılmalıdır.

• Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatılmalı, soba ve ısıtıcılar söndürülmelidir.

• Diğer güvenlik önlemleri alınarak gerekli olan eşya ve malzemeler alınarak bina daha önce tespit edilen yoldan derhal terk edilip toplanma bölgesine gidilmelidir.

• Okulda sınıfta ya da büroda ise sağlam sıra, masa altlarında veya yanında; koridorda ise duvarın yanına hayat üçgeni oluşturacak şekilde ÇÖK-KAPAN-TUTUN hareketi ile baş ve boyun korunmalıdır.

• Pencerelerden ve camdan yapılmış eşyalardan uzak durulmalıdır.

 


AFAD bize bunları öneriyor. Şimdi yukarıda bahsettiğim kitaptaki bilgilere bakalım.


 

YANLIŞ : Masa altına girmek hayat kurtarır.


DOĞRU : Binalar çökerken, basitçe "çömelen ve korunan" kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler. Deprem anında, dizlerinizi ana rahmindeki gibi karnınıza doğru çekerek kıvrılmalısınız. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Bu pozisyonda, hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepenin ya da geniş büyük bir eşyanın yanında durabilirsiniz.


 


YANLIŞ : Tuğla ya da beton bloklar daha güvenlidir.


DOĞRU : Aksine, ahşap evler, deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir. Ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse, geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. 



 

 

 

YANLIŞ : Depreme yatakta yakalandığınızda hareket etmeyin.


DOĞRU : Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşülmelidir. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. 




 

 


YANLIŞ : Kapı kirişlerinin altında durun.


DOĞRU : Bina çökerken kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür. Eğer bunu yaparsanız ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşerse, inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa da ikiye bölünürsünüz. Yani her iki durumda da ölürsünüz.


 



 

 

YANLIŞ : Merdiven altı güvenlidir.


DOĞRU : Aksine, hiçbir zaman merdivenlere yönelmeyin. Merdivenler, ana binadan farklı bir frekans aralığına sahiptir, ana binadan bağımsız olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar...

Yani merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. 




 


 

 

YANLIŞ : Binanın dış çevresine uzak durulmalıdır.


DOĞRU : Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, hatta mümkünse dışına çıkın. 

Binanın iç kısımlarındansa, dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

 

 

 

 

 

Bugüne kadar deprem anında sığınılabilecek en korunaklı yerler olarak gördüğüm masa ve kiriş altları hakkında artık o kadar da emin değilim.

 

Çökme riski olmayan binalar için evet, sağdan soldan ya da yukarıdan üzerimize düşebilecek her türlü cisimden korunmak için buralara sığınmak mantıklı olabilir.

Ama depremin ne şiddette olacağını, ne kadar süreceğini ve içinde bulunduğumuz binanın ne kadar dayanabileceğini önceden kestiremeyeceğimize göre, korunmak için daha garantili yollar seçmekte fayda var.

 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 853
Kayıt tarihi
: 20.05.15
 
 

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. İzmirli. Kuşadası'nda yaşıyor. İnsan Kaynakları Müdür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster