Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
806
 

Deprem mi bina mı öldürür?

Deprem mi  bina mı öldürür?
 

Manyas, Gemlik derken gözler İstanbul’un dışındaki yerleşim birimlerini önemli derecede etkileyecek alana kaydı. İznik-Gemlik ve kıyı boyunca Kapıdağ yarımadasına kadar devam bir fay hattı ve burada biriken korkunç bir enerjinin kıpırdanmasından bahsediliyor.

Bursa bir sanayi şehri olarak epey payını alacak gibi gözüküyor, beklenen gerçekleştiğinde. Müthiş bir şantiye şehrimiz. Özellikle batı kısmında (şehircilik anlayışı olarak) toplu konutlar, büyük kooperatifler ve özel projelerle tam bir inşaat alanı görünümü var.

Uludağ’a tırmanabildiğimiz kadar tırmandık. Daracık yollarla, atların sırtlarında taşıdıkları eşyalarıyla yıllar önce yerleşildi eteklere. Sonra ovaya dağılmaya başladık. Ve verimli Bursa ovasını yavaş yavaş talan etmeye başladık. 5-10 yıl önce sebze aldığımız tarlalarda inşa edilen sitelerimize yerleştik gönül rahatlığıyla. Temel kazılırken birkaç metrede fışkıran suyu görmeden dizildi binalar, otoparkları ve yüzme havuzlarıyla.

Köyler artık birer semt olarak anılmaya başlandı. Son çıkan imar planıyla ‘’ova koruma’’ adı altında ayrılan birkaç parça dışında; ticari, sanayi ve konut imarlarıyla talan devam ediyor. Karacabey’e dayandı diyebiliriz imarlı araziler.

Peki yapılan inşaatlar ne derece denetim altında. Depreme dayanıklı malzeme ve zemin etütleri kimler tarafından yapılıyor?

Mesleğim emlakçılık. Şu an ev sahibi adaylarının taleplerinin ‘’sağlam ev’’ öncelikli olmasından dolayı daha çok büyük deprem sonrası yapılan binalara yöneliyoruz. Bu binalarda daha sıkı bir denetim, bir takım yaptırımlar olduğunu düşünerek. Müteahhit firmalar artık temel aşamasından belgeleyerek hazırlıyorlar sunumlarını. Kullanılan beton, demir en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor. Çünkü tüketici de mermerden, fayans, parke malzemesi yerine görünmeyen malzemenin özelliklerini ister oldu.

Yapı denetim firmalarını soruyoruz, aldığımız yanıtlar ilginç. Bazıları her atılan betonu onaylattıklarını iddia derken, yandaki inşaata yapı denetim uzmanı bir kere bile gelmeden imzayı attı diyorlar. Sonuç olarak allak bullak olmuş müşterimizle geri dönüş.

Deprem dayanıklılık raporları hakkında aldığımız bilgiler ise yaşamadan doğruluğunu görmemizin zor olduğu yönünde.

Ovada sulak zeminde taşıma malzemeyle oluşturulan temeller üzerinde inşaatlar son hızla ilerliyor. Ev fiyatları ise eli cebi geçtik bir ömrü yakar hale geldi, göçün çok yaşandığı bu şehirde. Ancak ödenen bedel gerçekten eve mi, yoksa cana mı biçildi biz de bilemiyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Malesef Türkiye'de insan hayatı çok değersiz old.için kimsenin deprem ile ilgili tedbirler almadığı ortada ve yapılan o kötü binalar da insanın sonunu getirecek cinsten.....Duyarlılığın için teşekkürler....

COŞKUN 
 27.10.2006 16:40
Cevap :
Bir de meslek icabı bu sorulara birebir muhatap olmak işin kötü tarafı. Güçlendirilecek binalardan geçtik yenilerin halini de görmeye başladık böylece. Ama verilecek cevabımız maalesef yok. Aracı olmamaya çalışıyoruz ama nereye kadar?Teşekkürler desteğine...  27.10.2006 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1573
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster