Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
6935
 

Depremden korunma yolları

Depremden korunma yolları
 

Deprem değil, çürük bina öldürür


17 Ağustos 1999’da yaşadığımız ve on binlerce insanımızın hayatını kaybettiği Gölcük depremini; Gebze’de, 6 katlı bir binanın 6. katında yaşamıştık. Ardından da aynı binada; önce ağır hasarlı raporu verilmesine rağmen, ikinci incelemede orta hasarlı diye rapor verilince oturmaya devam ettik. Çok geçmeden aynı evde bu defa da 12 Kasım 1999’da gerçekleşen Bolu Düzce Depremini yaşadık.

Deprem anındaki ses de, sarsıntı da kıyamet senaryosunun bir parçası gibiydi. Ardından çadırda geçen günler ve bu süreçte yaşanan hırsızlıklar da bu senaryonun dramatik sahneleri. Bu arada binamıza ağır hasarlı raporu düzenlendiği için evimize giremiyorduk. Neyse ki sonradan ikinci bir rapor daha düzenlendi ve binamıza orta hasarlı dendi de, sokaklarda telef olmaktan kurtulduk. Tabi hasarlı olduğunu bildiğimiz bir evde ve içimizdeki katmerli deprem korkusuyla yaşadığımız Düzce Depremi de işin çığırından çıktığı andı. Bundan sonra ilk fırsatta kendimizi İstanbul’un sağlam olarak bilinen bölgelerinden birine attık.

Tüm bu süreçte yaşadıklarımdan öğrendim ki, basit bazı önlemler hayat kurtarabilirmiş. İşte deprem ve sonrasında yaşadıklarımdan öğrendiklerim:

Depremden önce yapmamız gerekenler

1) Yaşadığımız il, ilçe ve bölge hakkında bir araştırma yapalım. Eğer benim Gebze’de yaşadığım gibi, mısır tarlası olması gereken bir bölgede yaşıyorsak, binamızı mutlaka ilave tedbirlerle güçlendirelim. Bizim binamız bu ek tedbirler sayesinde ayakta kalabilmişti. Eğer ev sahibimiz bir inşaat firması çalışanı olmasaydı ve bodrum katın duvarlarını da perde betonla örmemiş olsaydı, muhtemelen yaşamıyor olurdum.

2) Evimizi deprem dayanaklığı açısından kontrol ettirelim. Bunu yapamıyorsak da en azından kendimiz kontrol edelim ve zayıf olduğunu düşündüğümüz noktaları güçlendirelim.

3) Deprem sonrasını düşünerek, mutlaka deprem sigortamızı yaptıralım.

4) Evimizi gözden geçirip, dolap ya da raf benzeri yerlerin üstünde, sarsıntı anında fırlayıp uçabilecek eşyalar varsa kaldıralım ya da sabitleyelim.

5) Sobalı bir evde yaşıyorsak, sobamızı ve borularını duvara sağlam bir şekilde, farklı bir iki bağlantı ile sabitleyelim. Aynı işlemi diğer tüm dolap ve eşyalarımıza da uygulayalım. Çünkü deprem başladığında bina öyle bir sallanıyor ki, evde ne var ne yoksa hepsi sağa sola devriliyor.

6) Tavana asılı avize ve benzeri eşyaları da sabitleyelim. Çatıda su tankı ve benzeri bir şey varsa, ağır olmamasına özen gösterelim ve mutlaka bulunduğu noktaya sabitleyelim.

7) Kırılabilecek tüm eşyaları dolap içinde tutalım. Sarsıntı anında bu eşyalar yerlere düşüp kırılıyor ve cam kırıkları, evi içinde yürünemez hale getiriyor.

8) Elektrik sigortalarımız, doğal gaz ve su vanalarımız otomatik değilse mutlaka değiştirelim.

9) Bir deprem planı hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğini aile bireyleri ile konuşalım. Deprem anında saklanılacak yerleri her oda için ayrı ayrı belirleyelim. Deprem sonrası tahliye planımızı ve tahliye sonrası gideceğimiz yeri; kanalizasyon tünelleri, elektrik hatları, toprak kayması ihtimalleri ve binalardan düşebilecek parçalar gibi konulara dikkat ederek belirleyelim. Düzenli şekilde bu konularda sohbetler ve provalar yapalım.

10) Acil tahliye planımıza göre kaçış yollarımızı kapatma ihtimali bulunan eşyaları mutlaka sabitleyelim.

11) Yangın söndürme cihazlarımızı kontrol edelim ve dolu olduğundan emin olalım.

12) Deprem sonrası kullanmak üzere bir deprem çantası hazırlayalım.

13) Yatağımızın üzerine devrilebilecek tüm eşyaları tespit edip önlemini alalım. Depremin gece olma ihtimalini unutmayalım.

14) Yatağımızın başucunda sürekli olarak bir el feneri bulunduralım.

Deprem sırasında yapmamız gerekenler

1) Panik yapmadan, aile bireylerimizi sakinleştirmek maksadıyla yüksek sesle uyarıda bulunalım. Onları saklanma ve sığınma konusunda yönlendirelim.

2) Deprem planımızda belirlediğimiz saklanma ve sığınma noktasında, başımızı kollarımızın arasına alarak sarsıntının geçmesini bekleyelim.

Depremden sonra yapmamız gerekenler

1) Sarsıntı bittikten sonra; kimlik, telefon ve ihtiyacımız olan giyim eşyalarını hızla alıp; sigorta ve vanaları kontrol ettikten sonra kapıyı da kilitlemek suretiyle evden ayrılalım.

2) Binadan uzaklaşarak deprem planımızda belirlediğimiz noktaya gidelim. Oluşabilecek yeni olaylara karşı hazırlıklı olup, panik havası yaratmadan bekleyelim.

3) Trafiğin seyrini etkilemeden, ilk yardım ve kurtarma çalışmalarına yardım edelim.

4) İkinci sarsıntı ihtimaline karşı tedbirli olalım.

Binamız yıkıldı ve biz de altında kaldıysak yapmamız gerekenler

1) Paniklemeden durumumuzu kontrol edelim ve hareket edemeyecek durumdaysak şartlarımızı zorlamayalım.

2) Sahip olduğumuz enerjiyi tasarruflu kullanabilmek için gereksiz hareketlerden kaçınalım.

3) Yapabiliyorsak sesli ya da bir yere vurmak suretiyle dışarıya mesaj göndermeye çalışalım. Ancak gereksiz hareketlerden kaçınmak durumunda olduğumuzu unutmayalım.

Eğer tüm bu konulara dikkat edersek, depremi bizim için tehdit olmaktan çıkartırız. Yapılması gereken; bu konuya duyarlı olmak ve bu basit önlemleri almaktır.

Ancak nedense deprem konusu bizim yeterince ilgimizi çekmiyor. Oysa deprem, bizim ve sevdiklerimizin hayatını ilgilendiren bir konudur. Bu yüzden de deprem olmayacakmış gibi yapmak ya da bizim binamız nasılsa yıkılmaz diye düşünmek doğru bir davranış değil.

Eğer bu konuya karşı duyarlı olmaz ve önlem almazsak; sevdiğimiz bazı güzelliklere veda etmek ve küçük bir kıyamet provası yapmak zorunda kalırız. En azından benim yaşadıklarımın bir bölümünü yaşayacağınızdan hiç şüpheniz olmasın!

 

Fotoğraflar: Garbis Özatay, Selahattin Sevi, Ercan Arslan ve Yalçın Çınar
Görsel kaynak: http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?galeriid=848

 

***

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu bilgilendirici yazınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Allah o günleri tekrar göstermesin ama, yeniden yaşarsak umarım paniklemeyip yazdıklarınızı uygulayabilir herkes. Mutlu günler...

OynamıYorum 
 02.03.2007 0:58
Cevap :
Ne yazık ki aynı günleri biz yaşamasak bile çocuklarımız yeniden yaşayacak. Belki daha da beterlerini. Dilerim sonuçları çok yıkıcı olmasın. Selamlar,  06.03.2007 9:14
 

Neden bu konuda bilgilenmek için illa depremleri bekleriz bilmiyorum. Televizyonlar her gün tekrar tekrar saçma sapan programları dizileri yayınlamak yerine sizin de yazdığınız bu konulara değinseler ne kadar güzel olur. Bu güzel bilgilendirme ne yazık ki blog da sınırlı kalacak keşke tüm Türkiye okuyabilse. Tek dileğim Allah o acılı günleri tekrar yaşatmasın. Ellerinize sağlık Yusuf Bey.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 01.03.2007 0:01
Cevap :
Merhaba Beyhan Hanım. Bazı konularda biz yaşayarak öğreniyoruz ama sonuçları her defasında yıkıcı oluyor. Bu konu da ne yazık ki bizim ayıplarımızdan birisi. Mısır tarlaları üzerine evler yapmışız. Bunu da deprem kuşağında bir ülke olmamıza rağmen yapmışız. Üstelik bu konularda yeterince bilgi sahibi değiliz. Keşke deprem ve sonuçlarını işleyen bir dizi film yapılsaydı. Depremde bu sektörden birilerinin canı yanarsa duyarlılık artar. Kuşkunuz olmasın. Çünkü bizde duyarlılık böyle oluyor:(((  06.03.2007 9:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 793
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2450
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster