Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
508
 

Depremden korunma yolları (2)

Depremden korunma yolları (2)
 

Deprem değil, çürük bina öldürür


17 Ağustos 1999’da yaşadığımız Gölcük depreminin üzerinden 8 yılı aşkın bir süre geçti. O felaketin izlerini bir türlü silemedik. Ancak bundan ders alıp da gereken tedbirleri de bir türlü almıyoruz. İşte bunu anlayamıyorum…

Deprem olacağına inanmıyor muyuz?

Yoksa deprem olacak da pek fazla insan ölmeyecek mi?

İnsafsızca olacak belki ama belki de çaresiz olduğumuz için ölümü bekliyoruz. Belki de böylesi daha kolay!

Eğer söylendiği gibi büyük bir deprem olursa çok fazla sayıda insan ölecek. Bebekler annesiz, anneler evlatsız kalacak. Nice ocaklar yine sönüp gidecek. Bundan hiç şüphem yok. Sizin de olmasın. Bu demek ki pek yakında İstanbul’un trafik sorunu ve yerleşim sorunu kökten çözülecek. Yoksa olaya böyle mi bakıyoruz?

Doğrusunu isterseniz bazen yanıldığımı düşünüyorum. Bu kadar ciddi boyutta deprem yaşamamıza ve benzer depremlerin de kapı aralığından bizi gözetlediğini bilmememize rağmen, gerekli tedbirleri almıyor olamayız! Muhtemelen “tedbirler alınıyordur da, ben bilmiyorumdur” diye düşünüyorum.

Ancak diğer taraftan da bizim yaşadığımız eve kimseciklerin gelmemesi de beni düşündürmeye devam ediyor. Belediyeler kendi bölgeleri içindeki evlere en azından deprem bilgilendirme kitapçıkları bıraksa ve mülk sahiplerinden binalarını kontrol ettirmelerini isteseydi. Ya da kendileri inceleyip riskli gördükleri yerler için uyarıda bulunsaydı. Bu çok mu zordu?

8 yılı aşkın bir zaman geçti. Ben, bu zaman zarfında alınması gereken tedbirlerin yeterince alınmadığına inanıyorum. Geçen gün depremi yaşadığım bölgeye gittim. Ne yazık ki orada da pek fazla bir değişiklik göremedim.

Burası da sözün bittiği yer! Ama biz yine de duyarsızlığa ve ilgisizliğe devam ediyoruz. Sanki depremde ölmek kadermişcesine! Anlayabilene!

Deprem olacak. Ama bugün, ama yarın. Bugün yeterli tedbir almayanlar da işte o gün bir bedel ödeyecek. Üstelik de çok ağır bir bedel…

Deprem ve yaşadıklarım -1

Deprem ve yaşadıklarım - 2

Deprem ve yaşadıklarım - 3

Deprem ve yaşadıklarım - 4

Depreme hazır mıyız?

İstanbul’da deprem mezarlığı var mı?

Depremde hayatımızı kurtaracak önlemler

Görsel kaynak ve galeri: http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?galeriid=848

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aslında bizleri deprem değil kendi cahilliğimiz, tedbirsizliğimiz öldürüyor. ve yaşanılan onca acıya rağmen biz birşeyleri düzeltme çabasından ziyade oturduğumuz yerde depremi bekliyoruz.

beenmaya 
 07.11.2007 10:29
Cevap :
Sözüm tedbirsizlere ama ne çare. Duyması gerekenler duymuyor ki! Yüreğinize sağlık.  07.11.2007 23:56
 

"Cahilliğin cesareti" diyeceğim ama, biliniyor da!.. Yine de ümmet toplumlarındaki gibi başımıza gelmeden anlamayacak mıyız ki başımıza geldi; yani öte tarafa gitmeden anlamayacağız anlaşılan... Sevgiler, en kardeş mavilerle...

derinmavi.. 
 05.11.2007 13:50
Cevap :
Anlamayanlar anlamıyor işte. Bizde insan hayatının değeri nasılsa düşük! İçim acıyor inanın ama ne gelir elden! ... Maviler yeşilsiz olmaz. Sevgi dolusu yeşillikler size...  05.11.2007 21:58
 

Yapılan çalışmaların bile soru işaretleri bitmedi ne yazıkki. Orta hasarlı binalar onarıldı, akıllarda soru işareti, çökme olmasa da kırılma olur mu diye. Japonya'da kabul bulmazken bizde uygulandı. Hep yaşayıp göreceğize bırakıldı bence. Sık sık yapılan açıklamalara gelince; halkı huzursuz etmekten başka bir işe yaramıyor çünkü yapılması gerekenlerin muhatabı halk değil. Evin içinde alınabilecek tedbirlerle beklenen depremi atlatabilmemiz mümkün mü. İmkansız. Elinize sağlık.

ROSEMOON 
 04.11.2007 12:48
Cevap :
Depremi içinde yaşadığımız binaya bir ekip ağır hasarlı demiş ancak sonra gelen ikinci ekip orta hasarlı demişti. Şimdi o binada oturuluyor. Benzer büyüklükte bir depremi daha taşıması ise mucize olur. Biz hayatımızı mucizelere bağlı yaşamaya adamışız sanki. Görmeyen yöneticiler utansın diyorum!  07.11.2007 0:38
 

Ahmet Ercan Deprem uzmanı, senelerdir Televizyonlara çıkıp açıklamalar yapıyor, bir konuşmasında "Yapılması gereken tek eylem, yoksullara bir an önce ev yapıp sağlam yerlere göçürmektir. Bugüne dek yapılan çalışmalarla, depremde öncelikli yıkılacak semtler bellidir. Neredeyse göçük altında kalacak kişilerin adı soyadı ölçüsünde her şey bilinmektedir. Ayrıntının o denli önemi yok. Artık, boş sözlerle toplum oyalanmamalı. Bazı çığırtkan depremcilerin ürpertici “büyük deprem” safsatalarına “gereksiz fay tartışmalarına” son verilmelidir." diyor Ahmet bey... Varlıklı kişiler sağlam yerlerde, sağlam konutlara taşınarak çoktan sorunlarını çözdüler. Ancak, bu ülkenin bel kemiğini oluşturan yoksullar, çaresizce Ankara yönetiminden el bekliyorlar...” Ahmet Bey 8 senedir aynı konuları anlatıyor… Bizler de 8 senedir sadece dinliyoruz… Deprem mi Allah geçinden versin…

Latif 
 04.11.2007 10:54
Cevap :
"Allah korusun, Allah gecinden versin ve Allah göstermesin" duaları bu sefer de bizi kurtarmayacak. Önce tedbir alıp edilecekse sonra dua edilmeli. Bunun için de siyasetçi sadece siyaset yapmalı. Elbette dinlemesi gerektiği yerde bilim adamlarını dinleyerek. Ama nerdeeee...  07.11.2007 0:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 792
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5921
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster