Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '12

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
648
 

Depresyona girmenin en hızlı yolu

Depresyona girmenin en hızlı yolu
 

Terör, şiddet, kadınlara şiddet, çocuklara ve hayvanlara eziyet, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, irtica, savaş tehlikesi, felaketler, erkeklerin ve kadınların birbirleri hakkında olumsuz düşünceleri, aşk kırıklıkları, eğitim sorunları, mizah,Türk Sanat Müziği vs. işte insanların büyük bir çoğunluğunun düşünce ve iletişimlerinin çok büyük kısmını işgal eden konular. Bunlar ülkemizin ve hayatımızın gerçekleri değil mi ? Evet öyle. İlgi göstermeyelim mi ? Öyle birşey diyen yok. Ama bırakın dar gelirli insanları belli maddi imkanları olan ve kendini sosyo - kültürel seviye olarak ortanın üstü olarak gören tabakanın kafası da her gün tüm gün yüzde 90 bunlarla meşgul. Sanat, spor, bilim, felsefe, psikoloji, tarih, ekonomi, klasik müzik, Batı müziği vs. ile ilgilenenler çok az. Her gün bütün gün düşüncelerini sadece sorunlara odaklayan toplum ruh hastası olmasın da hangi toplum olsun ?

Ülkede önemli bir terör ve parçalanma ve irtica tehlikesi varken bunlara ilgi göstermemiz doğaldır bunlar varken klasik müzik düşünecek halimiz mi var ? diyenlere cevabım ; sözlerimde ülke sorunlarını, kadınlara, çocuklara ve hayvanlara şiddeti görmezden gelelim bunlara çözüm aramayalım demiyorum. Ülke sorunlarını çözebilmek için herşeyden önce ruh sağlığını kaybetmemiş bireylerden oluşan bir toplum gerekli. Uçaklarda hostesler yolculara oksijen maskesinin kullanımını gösterirken çocuklu yetişkinlere : “önce kendi maskenizi takın sonra çocugunuzunkini takın” derler. Çünkü önce çocuğununkini takmaya çalışan yetişkin oksijensizlikten bayılıp çocuğununkini takamayabilir. Aynı şekilde kendi sağlığına dikkat etmeyen bir anne sağlığını yitirirse bebeğine bakamayabilir. Bütün gün bunalım düşünen, facebookta bunalımlı konularda gönderiler yapan insanarla sadece bunalımlı konular konuşan bir insan depresyona girmekten kurtulamaz ve ne ülkeye ne de kimseye faydası dokunamaz.

Atatürk dahi hem cephede hem savaş sonrasında bir yandan ülke meselelerilyle uğraşırken aklını dağıtmak ve ruh sağlığını korumak için değişik konularda kitap okumuş, klasik müzik dinlemiş arkadaşları ile rakı sofraları yapmış, Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkünde kadın erkek karışık yemekli danslı davetler düzenlemiş. Kimse ülkede bu kadar önemli sorunlar varken neden klasik müzik dinliyorsun, danslı davetler yapıyorsun? dememiş. Atatürk bunları yapımayıp bütün düşüncelerini ülke meselelerine yoğunlaştırsaydı ruh sağlığını kaybeder, bu meseleleri sağlıklı bir şekilde düşünecek hali kalmaz ve ülkesine yardım edemezdi.

Bundan birkaç yıl öncesine kadar 10 Kasım Atatürk’ün ebedi istirahate çekilme anma günlerinde Türkiye’de radyolarda bütün gün matem müziği çalardı. Eğlenceli müzik çalmak yasaktı.Bar, diskotek ve sinemalar kapalı olurdu. O gün eğlenmek atamıza saygısızlık olarak görülürdü. Sonra bunun yanlışlığı anaşıldı. Atatürk’ü 10 Kasım sabahları rahmete erdiği saat olan 9’u 5 geçe andıktan, saygı duruşunda bulunduktan sonra günün geriye kalanında eğlenmek başka şeyler düşünmek onu önemsememek ve saygısızlık etmek değil. Tersine tüm gün matem gereksiz ve ruh sağlığına zararlı bir tutum.

Ülkenin herhangibir yerinde bir depremde veya terör eyleminde vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiğinde konuya duyarlılık göstermek ve yardımlarına koşmak ruh sağlığını koruyan bireylerin daha iyi yapabileceği birşey.Bu sadece sorun türünde düşünceler için geçerli değil. Bütün gün futbol, mesleğini vs. düşünen insanları da tehdit eden bir durum. Son derece yoğun mesaisi olan bir cerrah tanırdım. İşinde gerektiği gibi işine yoğunlaşır işten sonra kafasını dağıtmak için klasik müzik dinler ve tenis oynardı. Arkadaşları ile de işten sonra iş konuşmazdı. İşten eve gelince değişik düşünce konuları olmayan cerrah ta işine ertesi gün pili bitmiş olarak gider.

Düşüncelerimizi çeşitlendirmek, gün içinde farklı şeylerle meşgul olarak, işimizden dolayı olamıyorsa en azından mesaiden sonra bu çeşitlendirmeyi yaparak olur. Bütün gün facebookta sadece kadına yapılan şiddet, irtica, hayvanlara yapılan eziyet, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, irtica, savaş tehlikesi, felaketler, erkeklerin ve kadınların birbirleri hakkında olumsuz düşünceleri, aşk kırıklıkları, eğitim sorunları, mizah,Türk Sanat Müziği vs konularında paylaşım yapmak, bunları okumak üzüm üzüme baka baka kararır atasözünde olduğu gibi herkesi kollektif şekilde depresyona sokar. Bunları da paylaşalım, önemli konulardır ama bunlarla sınırlı kalmayalım.

Rasih Bensan 4 Kasım 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 368
Toplam yorum
: 132
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2184
Kayıt tarihi
: 05.05.12
 
 

BİLİM özellikle astronomi ve çeşitli konularda araştırmacı ve yazar Amatör fotoğrafçı, Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster