Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
580
 

Derbi öncesi Bülent Korkmaz ve Aragones gerçeği...

Derbi öncesi Bülent Korkmaz ve Aragones gerçeği...
 

Futbolculuğunda rakiplerine karşı tekniğinden çok hırsıyla üstünlük sağlayan Bülent Korkmaz'ın bu özelliğini oyuncularına verecek yeteneği, bunu hissettirecek konuşma ses tonu yeterli midir? Böyle bir liderlik formasyonu var mıdır? Oyunu okuyacak ve buna uygun oyuncu ve taktik seçimleri yapacak bir futbol bilgisina sahip midir? Her şey bir yana bir Fenerbahçe derbisi kaldıracak sabrı, bu maçın gerilimini kaldıracak soğukkanlılık damarlarındaki kana geçmiş midir? Kendisine hâkim olabilecek midir?

Ben Bülent Korkmaz'da yukarıda sıraladığım özelliklerin zafiyeti olduğuna inanıyorum. Ancak bu onun mükemmel kişiliğine toz konduracak bir şey de değildir. Bülent Korkmaz, Rıza gibi, Ertuğrul gibi, öncesinde Hagi, Oğuz Çetin ve Rıdvan gibi çok erken bir yaşta formasını giydiği takımın başına teknik direktör olarak gelmiştir. Türkiye'de doğru model güçlü teknik direktör yanında, Fatih Terim ve Mustafa Denizli gibi yardımcı teknik adamlıktır. Galatasaray Skibbe'yi göndermeseydi bugün Kadıköy sınırlarına dayanmıştı. Herkes çok iyi biliyor ki, Bülent Korkmaz Hamburg maçının gerilimini kaldıramadı.

Bülent Korkmaz'ın maç sırasında yapacağı ve çoğunlukla da duygularıyla hareket ederek yapacağı çok kritik taktiksel yanlışlıklar maça damga vurabilir. Çünkü Bülent Korkmaz kendisini bir şekilde göstermek isteyecek, hatta maça damga vurmak amacında olacaktır. Şu an Florya'da bu ikilem içinde bir Bülent Korkmaz olduğunu tahmin ediyorum.

Ancak, sağduyusu ona risk alma da diyecektir; "kontrollü top oyna, rakibin üzerine fazla gitme, onun açıklarını görmeye, yakalamaya çalış..."

Aynen Rıza Çalımbay'ın, Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 4-3 yendiği maçta yaptırdığı gibi. O gün Rıza Çalımbay ve Beşiktaş tarihi fark yemekten sinirlerine çok hâkim olarak kurtulmuştu.

İşte böyle bir duygu ve düşünce Bülent Korkmaz'a büyük bir ikilem yaratacaktır.

Bir taraftan farklı ve büyük bir teknik direktör gibi maça damgasını vurma arzusu, diğer tarafta rakibin Fenerbahçe olması, yıllardır yaşadığı o gerilimin etkisi ile risk almaktan çekinen sağduyulu içsesi...

Kuşkusuz tahminimiz doğru ise Bülent Korkmaz hafta boyu takımını çalıştırırken ya da taktik verirken bu ikilemin arasında gidip gelmişse, takımın üzerinde de çok ciddi olumsuz, karmaşık bir hava yaratmış olmalıdır. Bu hava maça yansırsa Fenerbahçe'nin yıllardan beri oturmuş olan kadrosu ve panik yapmayan kenar yönetimi Galatasaray karşısında yepyeni bir zafer kazanabilir.

Ancak, futbolun saha içinde dolaşan ilahları bir maçlık da olsa belki Bülent Korkmaz'a ayrıcalık gösterip bu maça özel bir şeyler de yapabilir.

Hatta Bülent Korkmaz bu maça özel olarak Lincoln ile gerilimi son iki haftada arttırmış ve Lincoln'ün bu maça damga vurmasını planlamış da olabilir. Pazar gecesi maç sonrasında bu bile konuşuluyor olabilir.

Her ne olursa olsun benim yukarıdaki düşüncelerim değişmeyecektir.

Bugün Milliyet'te bir haber var.

"Cim-Bom, Fenerbahçe derbisine farklı bir motivasyonla hazırlanıyor. Florya’da geçtiğimiz yıllardaki derbiler öncesi yaratılan yüksek motivasyon ve bunun getirdiği gerilimin olumsuz etkilerini gözönüne alan sarı-kırmızılı yönetim ve teknik kadro, futbolcuların bu psikolojiye girmemeleri için ellerinden geleni yapıyor.

Haftada bir kez antrenmanları basına açan Teknik Direktör Bülent Korkmaz, derbi öncesi bu sayıyı ikiye çıkararak, stresten uzak durduklarını göstermeye çalıştı."

Bülent Korkmaz'ın içindeki gerilimi kim yatıştırıyor peki?

<ımg src="http://img1.loadtr.com/b-315169-Aragones_Fenerbah%C3%A7e.jpg">

Aragones

Aragones'in bu derbide olumlu ya da olumsuz yapacağı katkı çıkaracağı kadro ve taktikle ilintili olacaktır. Alex'in oynayıp oynamayacağı üzerindeki belirsizlik bir taktik midir değil midir, bekleyip göreceğiz. Alex'in ve Semih'in olmadığı bir Fenerbahçe'nin yaratıcılıktan çok uzak olacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe'nin çift ön liberoya ihtiyacı yoktur. Bu bölgeyi ikileyip, Semih'i kenara almak Fenerbahçe'nin bütün yaratıcılığını yok edecektir.

Alex - Semih - Güiza üçü bir arada oynar mı?

Aragomes'e göre oynamaz; bana göre oynar. Güiza da Semih de ileri uçta pres yaparak Galatasaray'ın oyun kurmasını engelleyebilir.

Galatasaray erken gol bulup, maçı forse etmeye başladığı anlarda Aragones paniğe kapılabilir. İkinci yarıda bir anda üç oyuncu ve taktik değişikliğine gidebilir. Fenerbahçe'nin zayıf kulübesi bu değişiklikleri kaldıramayabilir. Aragones'in yıl boyu yaptığı değişikliklerin ne kadar isabetsiz olduğu da ortadadır. Bu nedenle Aragones maç boyu takıma değişiklik yönünde müdahalede bulunmazsa belki de en hayırlı iş yapmış olur. Malum, Uğur Boral'ı sağa, Deivid'i sola çekmeyi falan düşünebilir. Bunlar taktiksel değişimler değil, çaresizliktir.

Aragones'in bir şansı, kendisine İspanya'da eşlik eden istatistikçisinin yanında bütün hafta boyunca kendisine bilgi vermiş olmasıdır.

Böyle maçları seven bu maçın havasına göre top oynayan oyuncuları var Fenerbahçe'nin... Mesela Roberto Carlos ekstra şeyler yapabilir. Lugano'nun Galatasaray maçlarında skora etki yapan vuruşlarının da altını çizmek gerek. Aragones bu iki oyuncuyu da sürekli ileri yollayarak Galatasaray defansını zorlayabilir.

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1995
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1288
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster