Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
869
 

Derin bir hasret

Neyi hatırlatıyor bu bakış? Bu yağmur kimden hediye? İçimin derinliklerine, ruhuma dolan bu gramofon sesinde hangi acılar saklı? Bir ben miyim yaşadığı zamana sığmayan? Türk filmlerinde izlediğim sevgi dolu zamanlar bir beni mi unutmuş? Bu mekan, bu insanlar neden bu kadar yabancı? İçimde derin bir özlem bilmediğim zamanlara ve hiç gitmediğim yerlere...

Özlüyorum güzellikleri... Bazen bir ağacı delice, koparılmamış bir çiçeğin kokusunu... Tertemiz bir havayı ciğerlerime çekmeyi .Simsiyah bir gecede yıldızlara bakmayı ve bembeyaz umutlar doldurmayı içime , hayaller kurmayı , gülüşmeyi dostlarımla , türküler söylemeyi sözlerini unutarak hep bir ağızdan...
Özlüyorum...

Ayın doğuşunu izlemeyi ve dans etmeyi ay ışığında ... İlk yemek yapışımı, ailemi ilk özleyişimi....

Özlüyorum...

İşsizliğin olmadığı yüzü gülen insanların olduğu bir ülkeyi... Sokağa terk edilmeyen çocukların mendil, sakız satmadığı , elma şekeri yiyebildiği yerleri...

Özlüyorum...

Sırtıma çantamı alıp “ben özgürüm “ diyebileceğim zamanları... Gezmeyi ülkemi adım adım ve bilmediğim ülkeleri görebilmeyi... Dünya denen şu evrende ne kadar varım ve ne kadarı bana ait bu evrenin anlayabilmeyi...

Özlüyorum..

Doyasıya sevmeyi bir çocuğu, evcilikler oynamayı, kaybolmayı masallarda ve prenses olmayı bilinmeyen ülkelere... Varyemez Amca’yı, Çılgın Pilotu, Kupa Kraliçesi’ni... Susam Sokağını aramayı çıkmaz sokağımızda..

Özlüyorum...

Komşunun külüne muhtaç olup çekinmeden çalabilmeyi kapısını... Gecenin bir yarısı sarhoş küfürleri duymadan uyuyabilmeyi, insanların birbirini rahatsız etmeden yaşamayı öğrenebileceği zamanları...

Özlüyorum...

Sokaklarda rüzgarın yaydığı çiçek kokularını ciğerlerime çekmeyi...Ağaçların kesilip apartman dikilmediği , yeşilin betona tercih edilmediği o umutlu zamanları...

Özlüyorum...

Beyinlerin paraya endekslenmediği, bir yüreği olduğunu keşfedip, kendi içinde yolculuklara çıkarak, ruhunu zenginleştiren insanların çok olduğu ve değer bulduğu , o yaşanmış , belki de hala bir yerlerde saklı, unutulmuş zamanları...

Özlüyorum...

Ayakkabı boyacısının şevkle boyadığı ayakkabıdan aldığı hazzı...Uçurtma uçurmayı maviliklerde ve oturup kayalıklara izlemeyi denizi, doyasıya içime çekmeyi kokusunu , kumlara adımı yazmayı ve kalp çizmeyi bir yanı hep kırık ve sorularla dolu...

Özlüyorum...

Mektup almayı ayrılığa yenik düştüğüm sevdiklerimden... Heyecanla mektubu açmayı ve okumayı yürek değmiş her kelimeyi , hissetmeyi yanımda ve cevap yazmayı bütün sözcükleri hasrete bulayarak...

Özlüyorum...

Mevsimleri yaşamayı... Sonbaharda dolaşmayı dökülen yaprakların arasında ... Kurumuş ağaçlara umut bakmayı ve beklemeyi ilk çiçek açışını erik ağacının... Bembeyaz bir gelinlik giymişçesine karla örtülmesini doğanın.... Buz tutmuş küçük su birikintilerine basıp çıtır çıtır kırmayı buzları... Acemice kardan adam yapmayı ve ıslanmayı sırılsıklam...Sobanın arkasına kurulup, rahmetli dedemden savaş anılarını ve masallar dinlemeyi ninemden.

Özlüyorum..

Kokulu silgilerimizi paylaşmayı ilkokul sıralarında. Atatürk’ün resmine bakıp beni fark edip sevmesini istemeyi, ilk kavgamı sıra arkadaşımla ve ilk sevdamı içinde çocuksu düşlerimi barındıran...

Özlüyorum...

Telefon beklemeyi sabırsızlıkla... Kıpır kıpır edişini yüreğimin, o tatlı aşk heyecanını...

Özlüyorum...

Yatağıma uzandığımda düşünmeyi bir insanı bütün sorunlardan uzak... Hayaller kurmayı uçuk kaçık ve derin derin bakmayı sevgilinin gözlerine... İlk kavuşmasını ellerin , sarılmayı sımsıkı , yaslanmayı bir kucağa tereddütsüz... Ve paylaşmayı yüreğimi...

Özlüyorum...

Vefasızlığı bilmeyen, paylaşılan anların değerini bilip , hatırlayan, hatır bilen , yürek paylaşan dostları... Televolelik yaşamların özenilmediği, insanların basitlikleriyle değer bulmadığı, emeğe saygının , insana saygının olduğu , insanlığın değer bulduğu bir dünyayı...

BEN GALİBA YAŞAMAYI ÖZLÜYORUM..

Herşeyi yaşasak da özlediğimiz birşeyler her zaman olacak...Ya kaybedilenleri özleyeceğiz ya da sahip olamadıklarımızı , yaşamadıklarımızı....

Sonuçta hep özleyeceğiz...

Hep özleyeceğiz....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yüzden elimden geldiğince, "yaşıyorum"; izmir'imde. Bazen, göğün mavileriyle yetinemeyip, dün yaptığım gibi koşuyorum denizin mavilerina ama öylece, ev kıyafetlerimle, yürüyorum kıyıda, rüzgarla kıyıya vuran dalgalardan kaçmadan ve ıslanarak hatta, etrafta olanlar mı, umurum değil:) Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 25.02.2008 13:56
Cevap :
İzmir benim için çok özel ve güzel bir şehirdir. Kalbimin kaldığı bir şehirdir. Bu nedenle çok severim Sezen Aksu'nun "Kalbim Ege'de Kaldı" şarkısını... Benim için de tadını çıkarın lütfen..  26.02.2008 15:23
 

Düşüncelerini nede güzel dile getirmişsin. Yazılarını okumak hayli keyifli olacak. Umarım sık sık yazarsın. Seni kaydettim habercime. Sevgilerimle.

Yıldız Nihat 
 26.01.2008 11:44
 

Özleminiz bana on onbeş sene öncenin sessiz, sakin taşrasını anımsattı... Artık o kadar yabancılaştık ki birbirimize, o kadar görmemezlikten gelmeye başladık ki karşınıza çıkan her insanı tanıdığınız ufacık kasabalarda bile bulunmuyor yazdıklarınızın çoğu... Belki köyler kalmıştır biraz daha saf ve temiz... Modernizim orada yaşamayada elvermiyor... Eh bize kalan uzaktan özlem duymak sizin gibi... Tebrik ederim...

Selim SEVEN 
 26.01.2008 10:40
 

Hoşgeldiniz o zaman:))

Ümit Culduz  
 25.01.2008 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 837
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster