Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
305
 

Derin işler

Derin işler
 

Genellikle kronikleşmiş saplantılarımızı eleştiren, vicdanlarımızla hesaplaşmamızı zorlayan konulara değindiğimizde, üzerimizde bir baskı hissediyoruz. Sanki tepemizde, bütün toplumu sürekli tarayan; şehirleri, sokakları, meydanları, evleri, medyayı velhasıl heryeri dolaşarak; istemediğini yapanların üzerine çizik atan bir göz var. Sanki herkes, işaretlenip kapı dışarı edilmekten korkuyor. Ya da kendi düşüncelerimizin hep üstte kalmasını istediğimizden, haddi aştığımızın farkına varamıyoruz.

İnsanoğlunun aklına her şey düşebilir; bunu engellemek imkansızdır. Hatta insanın kendisi bile buna mani olamaz.. Bir çok yazar ve çizer dincilerin, cemaatlerin, siyasetçilerin, akıllarından nelerin geçtiğini, amaçlarını yazarken; hatta hakarete varan eleştiriler yöneltirken nedense, hiç bir engelle karşılaşmaz, Burada sonuna kadar kullanılabilen bir özgürlük sözkonusudur...

Fakat terörün önlenmesinde, yolların denetiminde, karakolların korunmasında; "emniyet güçlerinin hiç mi sorumluluğu yok" dediğinizde veya son günlerde subay şehitlerimizin sayısının artmasının nedenlerini düşündüğünüzde, şimşekleri üzerinize çekersiniz. Belki de büyük tepkiler alır, hatta mimlenirsinz. Aslında bunları hatırlayıp dile getirenlerin, yukarıdaki niyet sorgulayıcılardan bir farkı yoktur. Onlar nasıl akıllarına geleni yazıyorlarsa, bunlar da aynı şeyi yapıyorlardır.

Bu ülkede, el altından siyaseti dizayn etme çalışmalarının hızlı ve hırslı bir biçimde devam etmekte olduğunu kimse inkar edemez. Büyük küçük her olayın, siyasetin konusu haline getirilerek hükümetin sıkıştırılmasından, bilen bilmeyen herkesin savaş naraları atmasından, beş yıl önceki ekonomik durumumuzun unutulmasından bunu anlamak mümkündür. Siyaseti yönlendirme çalışmalarının, aklımıza gelen ve gelmeyen bin bir yöntemle hala devam ettirildiğini, seçimlerden sonra da devam ettirileceğini; işin içinde olanlar biliyor. Bilmeyenlerse, şüpheye mahal kalmayacak kadar net hissediyor. Bu tür çalışmaları yapanların engellenmeyip te, bunları yazanların engellendiği bir dünyada yaşamak ne kötü!

Cumhuriyet Gazetesine bomba atıldı ardından, Danıştay'a saldırı yapıldı. Kimdi bunu yapanlar? Camiiyi dışarıdan, barları ve gece kulüplerini içeriden tanıyan köktendinci şeriat özlemcileri... Buna inanmaya istekli o kadar çok insan vardı ki! Hepsi inandılar. Hala da inanmayı sürdürüyorlar. Köktendinci şeriatçılara, bu arada; benim gibi sade dindarlara da veryansın ettiler ve hala ediyorlar. Yani konumumuz itibariyle, peşinen mahkum durumundayız.

Yahu kardeşim, "meyhanede içip sonra da kadınlarla yatan, boş zamanlarında porno film seyreden, hayatının önemli vakitlerini meyhanede tüketen insanlardan şeriatçı olmaz" denildiyse de kimse dinlemedi, hala da dinlemiyor. Sadece bizimkiler mi? Amerika'daki Dünya Ticaret Merkezi'ni yıkanlar da aynıdır. Hep gece kulüplerinde, barlarda eğlenmişler, otellerde kadınlarla yatıp, porno filmler izlemişlerdir. Normal yaşantılarında islama ve Kur'an'a uzaktırlar. Ama uçak kaçırmak için havaalanına giderken bindikleri arabaya, bir Kur'an'la, "uçak kullanma klavuzu" almayı unutmamışlardır. En anlaşılmaz tarafı ise, "uçak kullanma klavuzunu" arabada bırakmış olmalarıdır. Hadi "aceleden unutmuşlardır" diyelim de ayıp olmasın! Fikri karşıtlıktan dolayı, böyle senaryolara inanmaya istekli olan insanların, bu tavırlarıyla; gerçeğin hep örtülü kalmasına yardımcı olduklarını bilmeleri gerekir.

İşte taze ve net bir örnek. Ümraniyede bir gecekonduda 27 adet el bombası ve bazı mühimmat ele geçirilmiştir. Sahibi olduğu iddia edilen emekli asker, bunları bulduğunu söylemiştir. Bu şahısın, dikkat çekici kişilerle olan arkadaşlığı, emniyet bir yana; vatandaşlar tarafından bile bilinmektedir.(1) Çünkü televizyon haberlerinde bol miktarda görüntüleri izlenmektedir.

Hasdal Kışlası'nın yanından geçerken, çöplüğe atılmış bombaları görmüş; ziyan olmasınlar diye alıp eve getirmiştir. Burada, Hasdal Kışlası'nın civarında ne yaptığını sormayalım. Belki, içindeki kışla özlemi nüksetmiştir diye düşünelim. Görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla bombalar, dikkalice temizlemiş; düşman saldırısı esnasında vatanı savunmak için çatıya kaldırılmıştır. Çatıya bomba istifleyen emekli bir askerin, vatanı korumaktan başka, ne gibi bir amacı olabilir ki?

Bu bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne atılanlara benzediği söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? Ülke savunması için yetiştirilmiş ve hayatını bu hizmete adamış bir kişi, kendi insanına zarar verecek bir eyleme kalkışır veya göz yumar mı? Asla! Disiplini, hayat biçimi kabul etmiş bir askerden, kanun dışı davranış beklenir mi? Beklenmez, diye düşünüyorum. Fakat öte yandan, bu ülkede yasaların olduğunu ve bu yasaların, çatı katında bomba biriktirmeye izin vermeyeceğini de düşünebiliyorum.

İşte insan aklını derinliğe, gizeme, zihin karışıklığına doğru götüren yol buradan başlıyor. Artık bundan sonra ne kadar giderseniz gidin, nereye giderseniz gidin, önünüz açıktır... her yöne gidersiniz, fakat hiç bir yere ulaşamazsınız. İçine girdiğiniz, başı ve sonu olmayan bir labirenttir. Ülkemizde gerçekleşen sayısız faili meçhul olay, işte bu dipsiz kuyuda kaybolup gitmiştir. Onları hiç bir devlet görevlisi, hiçbir terör uzmanı, hiç bir istihbaratçı ve hiç bir yazar bulamamıştır. Belki de her şey kabak gibi ortadadır da biz, olayın doğası gereği; onu bu labirentte aradığımız için bulamıyoruzdur.

Son dönemlerde meydana gelen çirkin olayların çoğunun Trabzon'la (2) anılmasını da hesaba katarak, bulunan bombalarla bağlantılı olanların verecekleri bilgilerin; ülkemizle ilgili bazı sırların çözülmesinde önemli rol oynayabileceğine inanıyorum. Ama her zamanki gibi hiç bir şey olmayacağına daha çok inanıyorum.

(1)-13, 14 Haziran 2007 bütün gazeteler ve tv. haber bültenleri.

(2)-(Trabzon'luların affına sığınarak söylemek zorundayım

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 690
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster