Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
262
 

Derin yara sanrısı

Derin yara sanrısı
 

Sana, yeniden başlıyormuş gibi merhaba diyebilmek için, baş vurduğum bu anlaşılmaz ve izahı yapılamaz davranışı açıklayabilmem o kadar zor ki; hem de buluttan yağmuru, gülde kokuyu, denizde suy açıklamak kadar zor...
Niye bu davranış içine girdiğimi bilmeni istemiyorum, bildiğini sandığımdan. Sana yakın olmak isteği ne kadar çekiciyse, sana yakın olunca da sana yakın kalamamak o kadar itici. İstemek ve istenilenin gerçekleşmemesi gerilimi önlenemez yıkıntılara sebep olmakta içimde. Yakınlık ve uzaklık bu kadar çelişki yaratabilir miymiş seven bir yürekte? Hayret ediyorum.

Şu ân, her zaman olduğu gibi çaresizliğin oyuncağı olduğumu; umutsuzluk bıçağını duygularıma, yıldızların ışıklarını karanlığa saplandığı gibi nasıl sapladığımı; yılan ağzında bir yem gibi özlemin kıskacında nasıl kıvrandığımı izah edecek halde değilim. Sensizliğin selinde sürüklenen yalnızlığımda başına ne geleceğini ve nereye gittiğini bilmeyen bir çakıl gibiyim, sürükleniyorum öylesine; nereye kadar sürükleneceğimi bilemeden.

Ebedi esiri olduğum sevdânın, bu denli acımasız olabileceğini ve senin bu kadar başka beklentilerle beni anlamsızlaştıracağını, âciz bırakacağını hiç düşünmemiş, hesap edememiştim hiç! Bu, kendimi iknâ etmemi engelleyen ve seni tanımakta zorlandığım yeni olayların yeni boyutları, içinden çıkılmaz dehlizimsi açılımları.
Sevgi ilk başta sadece sevmekten ve mânevi hazdan ibâret olsa da, zamanla bu maddi boyut kazanmakta ve yeni boyutlar eski sınırları iğfal etmekte. O zaman sevginin içtenliği, muhabbetin sıcaklığı yerini maddenin soğukluğu ve yıkıcılığı almakta.

Bu noktaya gelmemeliydi bu birliktelik ve bu ilişki kahreden, kimsenin içinden çıkamayacağı obruğa düşmemeliydi. Başlangıçta hesap edilmeyen problemlerin, sonradan böylesine boyut kazanması ve yaşanan bütün güzellikleri yok etmesi ne acı.

Ne acı; sevgiyle birbirini arayan gözlerin, karşılaştığı zaman doyumsuzluğun doruklarına çıkan ve hep orada kalmak isteyen bakışların; tutuştuklarında her şeyi unutan ellerin; sanki çiçek ve arı ilişkisi ile koklaşmaktan usanmayanların; artık bunları istememeleri ve aramamaları.

Şunu anladım, acı da olsa; her kötü sonuç iyi bir başlangıcın acı ve acıklı tortusundan ibaretmiş. Umarım sende anlamışsındır bunu.

Sevgi sonsuzluk kadar olsa bile, zerre kadar kalan yürek için bir anlamı kalmıyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yanındayken uzaksa senden, yakınlaştıkça uzaklaştığını hissettiriyorsa sana bırak, olabildiğince uzak olsun sana. Uzaktayken yakın olmayıp, yakındayken uzaksa yani bırak sonsuza kadar uzak kalsın, çelişki varken ilişki olmaz zira!.. Sevgilerimle...

habişş 
 21.08.2007 17:27
Cevap :
yaşanmışlıkların, "miş" 'li ve "di" 'li geçmiş zaman ekleriyle dolu AN'larının yağıda yansımasıydı bunlar, zira suan ben çok uzagındayım bu çelişkilerin, en azından su aralar. yol düz, yol acık, ama nedendir bilinmez gece yolculuklarında buluyorum kendimi ve aydınlık satırlar pek yakısıkalmıyor sayfalara, ne yapayım bende böyleyim işte :)) ugradıgın için tesekkür ediyorum habiş, orda bi yerde oldugunu bilmek güzel...  21.08.2007 17:46
 

Aşk acısı iyi bir öğretmendir...Alıp bağrına bas derim, ondan kaçma... kaçma ki, kovalamasıni. Kovalamasın ki ,yaşayan her canlı gibi nefes alabildiğin sürece var olduğunu sana unutturmasın. Yüreğine sağlık sevgili Y0lcu, Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 07.08.2007 14:41
Cevap :
Dediğin gibi aşk acısı insanı olgunlaştırıyor, daha bi farklı bir pencereden bakmanı sağlıyor, ilk zamanlar biraz uç noktalarda oluyosun ama hele bikaç aşk acısı atlattımıydı ermiş oluyosun o birikimle :), uğradıgın için teşekkür ediyorum Ayna,  07.08.2007 17:44
 

Ellerine sağlık yahu yüreğine sağlık. Aşk istifa edip gitti benden hemde tam senin yukarıda sözünü ettiğin şeylerin gerçekleşmesiyle. Bitti ohhhhhhhh dedim ben derin bir nefes aldım, üstümden tonlarca yük kalktı. Ne kadar zor bir şeymiş taşımak aşkı. Hiç merak etme tek değilsin. Sevgiyle.

Kumdan Kaleler 
 06.08.2007 12:00
Cevap :
biliyodum biyerlerde birilerinin olduğunu zaten!!! :)) zaten ben aşkı bi tiyatronun piyesine benzetiyorum, senaryo aynı her nekadr herkes farklılaştırsa da aşkını, ama esas kişilikler farklı, hani şu esas oğlan esaslı kız gibi oyuncular. "Ama senin duruma da ( nede iyi etmişsin de denmez ki :) ). verdiğin kararın cesaretini gösterebildiysen ne mutlu sana.. tesekkürler uğradığın için,  06.08.2007 12:57
 

Neden acıyo içimiz ya. Çok güzel yazmışsın arkadaşım. Hepimizin kırık bir yüreği var işte. Gözlerimizin önünde olabilse keşke umutlarımız. Ama hayatın oyunu çok kahpe işte. Ders alıyoruz tamam da. Acılar yüreğini acıtıyor işte. Mutlulukla...

Ersin Yalın 
 03.08.2007 21:29
Cevap :
Aşkın yarısı bozgundur derler, bundan olabilir mi?yazarın dediği gibi, hem şarabu içeceksin hemde sarhoş olmayacaksın, Var mı öyle bolluk!! tesekkürler yorumun için...  05.08.2007 11:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 173
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 299
Kayıt tarihi
: 31.05.07
 
 

1978 doğumluyum. Adım zaFer. Aslına bakarsan ben konuşmayı daha çok seviyorum ama sesi karakterlere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster