Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1167
 

Derinkuyu ver Ihlara ile Kapadokya'ya Veda

Derinkuyu ver Ihlara ile Kapadokya'ya Veda
 

Ve sayılı gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti, geldik tatilin son gününe. Hem Kapadokya’dan ayrılmanın hüznü, hem de birçoğumuz için tatilin bitişi anlamına gelen bugün otelden ayrılışta bir sessizlik hakim. Önceki günlerin coşkusu yerini hüzne bırakmış. Otobüse yerleşmedeki sessizlikte gecenin geç saatlerine kadar süren eğlencenin izlerine de rastlanmakta.

Bugün için yapılan program turların standart kapanış günü programı olacakmış. Tatil süresince Kapadokya’da görmediğimiz diğer turlarla karşılaşmak bugün için kaçınılmaz. Kahvaltıyı takiben İstanbul’a dönecek tüm turların otellerinde ayrıldıklarını düşünüce başka türlüsüne ihtimal vermek zor.

İlk durak noktamız Derinkuyu Yer altı Şehirleri. Daha önce Göreme ve Zelve Açıkhava Müzelerinde gördüğümüz zemin üstü yerleşimlerin bu sefer yeraltında olanlarını göreceğiz. Otobüste Gökhan’ın anlattıkları ile bir tedirginlik kaplıyor içimi. Özellikle ilk bölümden sonraki inişte daracık bir alanda (tek kişi durduğunda açıklık kapanıyor) belden bükülmüş bir şekilde ilerlemek söz konusu. Birkaç yıl önce Kapadokya’nın çok kalabalık olduğu zamanki turların birinde Gökhan birkaç saat bu şekilde beklemek durumunda kalmış ve ondan sonra uzunca bir zaman kapalı alan fobisi yaşamış. Önceden bunları bilmek stres oluştursa da büyük bir istek ile inmeye başlıyoruz şehrin derinliklerine. Derinkuyu’nun en önemli özelliklerinden birisi devasa havalandırma bacası. İkinci bölüme geçtiğimizde arkadaşlarımızdan bazıları dönmeyi tercih ediyor. Tüm tatil boyunca karşılaşmadığımız kadar tur grubu ile karşılaşıyoruz. Çok fazla beklemek zorunda kalmadan ve özellikle daracık yerlerde beklemeden turu tamamlamanın sevinciyle dışarı çıkarken kocaman nefesler alır buluyoruz kendimizi. Kapalı alan fobisi olanlar için özellikle kalabalık zamanlarda yapılamayacak bir gezi olarak kalıyor hafızamda.

Otopark alanının karşısındaki tezgahlarda mercan taş bulmak Onxy atölyelerindeki hayal kırıklığımı bir parça olsun hafifletiyor. Aldığım mercanlarla güzel bir kolye yapmak amacım.

İkinci durak Ihlara Vadisi.

Ihlara vadisi Melendiz Çayı boyunca devam eden büyüleyici bir coğrafya . Hırıstiyanlığın ilk yıllarında önemli bir din merkezi olan bölgedeki kiliselerin sayısı 105’i buluyormuş. Sayısını hatırlayamadığım kadar çok merdivenle çay kenarına indikten sonra Yılanlı Kilise’ye doğru devam ettik yolumuza. Yılanlı kilise freskleri ile bu bölgedeki en ilginç kiliselerden biri.

Ihlara Vadisinde bizi en sevindiren durum vadiye inmek için kullandığımız merdivenleri çıkmak zorunda kalmamak oldu. Bu da sanırım turun en güzel sürpriziydi. Vadi boyunca yapılacak trekking ile hem doğayı doyasıya görme, hem de bol oksijenli havayla ciğerlerimizi bayram ettirme fırsatı bulduk. Ve ahhh bu merdivenler nasıl çıkılır diyen diğer tur sakinlerinin yanından güle oynaya geçerek koyulduk yola.

Yol boyunca suyun ağaç dalları ile oluşturduğu buz damlacıklarını seyretmek ayrı bir keyifti. Fotoğraf molaları, şakalaşmalar, eyvah Gökhan kızacak diyerek sıklaşan adımlarla turun en sonunda tamamladık parkuru. Adını yanlış hatırlamıyorsam Melendiz çayını sağımıza alarak devam ettiğimiz yolun sonunda ulaştığımız yer Belisırma Köyü idi.

Doğanın uyanışı ile baharda Ihlara’da olmak lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerek peri bacalarının arasında süzülerek, gerekse muhteşem Kapadokya manzarasını yükseklerden izleyerek yaptığımız her uçuş başlı başına olağanüstü bir macera oluyor. Periler şehridir Kapadokya. Masallar diyarı... Bir üçgen gibi Anadolu’nun tam ortasında saklar kendini, Medeniyetlerin beşiği Anadolu’da... Burada hangi yolda ilerleseniz önünüze beyaza yakın renkleriyle taş yapılar, yeraltı şehirlerine açılan kapılar, devasa heykeller gibi duran peri bacaları çıkar. Ürgüp, Göreme, Avanos üçgeninde gezdiğimiz Kapadokya’da yerleşimler kasaba havasında. Gittiğiniz heryer aynı gibi görünse de, farklı dünyalara girdiğinizi bilin. Avanos’un sabah ve gece sizi donduran soğukları Ürgüp ve Göreme’nin gündüz yakan sıcağı, çeşit çeşit peri bacaları, birçok medeniyetin bölgeye yayılmış eserleriyle burası hala ne kadar keşfedilse sürekli gizini koruyan bir bölge. Erciyes’in dumanlı ulu doruğunun gökkubbeyi, Kızılırmak’ın kavis çizerek toprağı tuttuğu bu yöre; geçmişten bugüne önemli bir yerleşim

hakan1000 
 18.06.2008 12:18
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olduğuna gittikten sonra kesinlikle ikna oldum.  18.06.2008 15:42
 

Kapadokya benim görmek istediğim yerlerden biri.Malesef henüz bu planımı gerçekleştiremedim.Sizin yerinizde olmak isterdim; biraz kıskandım yani.Okumakla görmek arasında ki en büyük fark işte bu.Görsellik daha kalıcı her zaman.sevgilerle...

HATİCE GÜRBÜZ 
 21.03.2008 21:22
Cevap :
Umarım en kısa zamanda sizde Kapadokya'nın güzelliklerini görme fırsatı bulursunuz.  24.03.2008 8:57
 

Doğanın uyanışı ile birlikte Ihlara da olacağıma emin olabilirsiniz :))

sensizlik 
 21.03.2008 19:45
Cevap :
Paylaşımlarınızı merakla bekliyorum.  24.03.2008 8:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1613
Kayıt tarihi
: 18.10.06
 
 

Biz Tiryaki ailesi gezmeyi ve gördüğümüz yerlerin fotograflarını çekmeyi çok seviyoruz. Blogumuzda, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster