Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
864
 

Dersane faciası

Dersane faciası
 

uygun


Fethiyede oğlunu ve kızını üniversite sınavlarını hazırlanması için, dersaneye yazdıran ANNE dersane borcunu ödeyemediği için, cezaevıne girmiş. Bu acıya dayanamayan genç evladı onuru için hayatına kıymış.

Türkiyede dersane pazarı beş milyar dolardır, bu pazardan özel okullar, üniversiteler, finanse edilerek özel okul ve özel üniversiteler kurulmaktadır. Bu sektörün yoğun biçimi sadece dersane sektörü olarak hizmet vermektedir. Anadolunun, büyük küçük şehirlerinde her ilçe ve semtinde pıtırak gibi dersaneler bitmektedir.

Acaba hiç düşündünüzmü, neden İranda, Malezyada, Suudiarabistanda, Dubaide, ABD, AB ve Güney korede dersane yoktur. Neden ABnın en az gelişmiş ülkelerinde bile Bulgaristan ve Romanyada, dersane yoktur. Bu dersane Türk icadıdır, neden bunu kimse merak etmez. Neden bu ülkede milli eğitimin yanına özel dersane eğitimi inşa edilir.

Bizden ileri veya Yakın komşumuz İran gibi ülkelerde dersane yoktur da bizde vardır. Bu sektörü bugüne kadar tek bir siyasi parti programına koymaz.
Efendim Türkiyede bu ihtiyaç ve icad ıkı nedenden dolayı yapılmıştır,

Ülkemızde orta oğretımın kalıtesının düşüklüğü ve öğretmenlerımıze ıyı ücretlerin verilmemesi, yanına sos olarakda artan üniversite öğrenci taleplerını ılave edersenız, çocuklarımız yanlış, çarpık eğitim sistemi nedeniyle sınavlar rallisi haline gelmiştir.

Çözüm çok basit ama yapılamz bu ülkede çözüm üretmek alışkanlığı kazanılmamış. Bu konuda argeyede gerek yok, dünyada örnekleri var.

Her çocuk üniversite okuyacak diye dünyada bir kaide yok, toplumun boyacı, sıvacı, fırıncı v.b onlarca meslek erbabına ihtiyacı var, bununla ilgili olarak unıversitede fakulte açmak gerekmez, lise boyunca unıversıteye aday olacak adaylar arzu ettikleri unıversitelerle bağ kurar gereken başarıyı gösterenler unıversıteye sınavsız girer.

Diğer toplumsal kesımler genç yaşlarda meslekı okullara yönlendirilirler.

1992de Romanya, Bulgaristan ve Rusyaya yaptığım iş gezim sırasında, toplum yiyecek bulmakta sıkıntı çekiyordu, iki olay benı çok etkiledi. Kime sorsam ya mesleği vardı ya da eğitimine devam ediyordu. Ülkelerin kıtlık zamanı olmasına rağmen kütüphaneleri doluydu.

Bugün bu ülkeler ya ABde ya da Rusya gibi dünya devleri durumunda. Biz neredeyiz, AB ortalaması otuzbin dolar GSMH kişi başı ulaşmış iken, okşanan rakamlarla onbin dolardan bahsediyoruz.

Fethiyeliler bu konudan haberdar olsaydı, oradakı sıvıl toplum organiszayonları mutlak bu toplumsal dramın yaşanmasına izin vermezlerdi. Dersaneler, şöyle bakın bakalım ülkede hizmet sektörü adına neler çoğalıyor.

Hastaneler, dersaneler çoğalıyor, tersaneler kapanıyor. Açık ve net soruyorum. Milli eğitim üniversite giriş sınavlarında, hangi müfredatdan soruları hazırlıyor. Tabiki kendi uyguladığı müfredatdan, peki dersaneler ne yapıyor. Müfredatı takıp ediyor, evde çalışmıyan çocuk zorunlu çalışıyor ve hızlı test sistemiyle çocuğa pratik beceri kazandırıyor. En önemliside çalışkan çocuklar için özel yoğun ilgi gösterip, sınavı kazanacak adaylar uzerınde duruyorlar ve pankartlarda işte başarımız diye haklı reklamları izliyoruz.

Dersaneler, kocaman katlı katlı dev binalar yanı kıraları yuksek yanı şehrin ilçenın merkezınde, eeeeeeeeee giderler yuksek, ne olacak nereden çıkacak bu paralar, tabiki öğrencilerden.

Asla ve kata dersaneleri eleştirmiyorum onlar izin alıp yapıyorlar, talep var tabıkı arzda olacak, burada eleştirim. Milli eğitim kurumumunadır.

Nasıl bir eğitmi sistemıkı bu asli okullarında yuzbınlerce öğretim kadrolarınla bu ülke çocuklarına çağdaş eğitim veremiyorsun, neden bu dersane sistemıne son vermıyorsun, neden içinde benımde olduğum ve orta düzey veya alt düzey geliri olan milyonlarca ailenın bütçesi bu sistemde eriyor.

Yazılarımda toplumsal ilerlemenın üç temel koşulunu hep yazarım. Eğitim, sağlık, bilim bunlar olmadan olmaz. Evladımıza rahmet diliyorum acılı ailesıne sabırlar versin Allah.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 233
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 362
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Satış ve pazarlama uzmanıyım. Büyük ve yerel şirketlerde bölgesel ve ulusal satış ve bayii organizas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster