Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '13

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
236
 

Dershaneyi savunmak eğitime ihanettir!

Dershaneyi savunmak eğitime ihanettir!
 

internetten alınmıştır.


Bugün dershaneciliği savunanlar bilerek ya da bilmeyerek eğitime ihanet içindedirler. Eğitime ihanet aynı zamanda vatana ihanettir.

Türkiyede eğitim sistemimiz dershanelerle bozulmuştur: Karnı "tost"la zihni "test"le doldurulan nesil dershanelerin eseridir.

Son otuz yılın kuşağı neden fikir üretemiyor, neden iki satır yazı yazamıyor, neden yeterince gelişmiş kişilik sahibi değiller!...Bütün bunlar dershanelerin "hapçı" eğitim sisteminin sonucudur.

Dershanenin insan yetiştirmek, hayata hazırlamak gibi bir kaygısı yoktur. Dershane, bilgiyi haplaştırarak verir, bilginin açığa vurumu sadece bir şıkkı işaretlemekten ibarettir.

O da, öğrenci ÖSS sınavına girinceye kadardır. Sınav bittiği gün öğrencinin dershaneden aldığı her şey biter. Tıpkı gıda ishali gibi, bilgi ishalidir bu... Asla bünyeye fayda vermez.

Dershanelerin yaygınlaşması ve ÖSS sorularının dershane mantığına göre hazırlanması  devlet okullarını da bozmuştur.

Tıpkı, kocasını komşusu aşüfteye kaptırmamak için kendisi de biraz aşüfteleşen ehli namus kadın gibi, devlet liseleri de dershanelerin amansız baskısı altında "dershaneleşmek" zorunda kalmıştır.

Türkiyedeki eğitimin bozulması da bundan sonra olmuştur. Bugün, dershaneler, liselerden daha iyi öğretiyor, diyenler bu gerçeği görmeyenlerdir.

Dershaneler kapanmadan öğrenci okuluna dönmeyecektir...Tıpkı yukarda örneğini verdiğimiz evli adam gibi...

Öğrenciler deshaneye gider olduktan sonra, okulu ikinci planda görmüş, okulun insan yetiştirme çabası nerdeyse gülünç ve zavallı bir çaba haline dönüşmüştür.

Düşünün bir kere; bundan otuz yıl önce, yani dershaneler yokken, lise öğrencisinin düzeyi neydi, bugün nedir.

Seksenli yıllarda, dershanenler henüz eğitimi işgal etmemişken, lisedeki öğrencilerimiz bugün profesyonelleşmiş yazarları aratmayacak yazılar, şiirler yazar, bir hatip gibi konuşurlardı.

Bilgi, hem eğitim vasıtası idi hem de, meleke kazandırırdı. Blgisini yazarak anlatmak, konuşarak açıklamak gibi eğitimin temel amaçlarına ulaşılırdı.

Dershane kolaycılığı, rantçılığı bu işi bir kaç şıkkı işaretlemek, bir yuvarlağın içini karalamaktan ibaret hale getirdi. Bu yüzden nesillerimiz kayboldu.

Ayrıca, çok karlı bir iş olan  bu sektöre, ipini koparan herkes girdi...Yakası yağlı kasaba tüccarları dershaneci oldu...Vatandaş koyun gibi yüzüldü, "teke" gibi sağıldı..

Ucuz apartman dairelerinde, bir kaç sıra ve masa koyan dershane açtı...Ne bahçe, ne koridor ne merdiven, ne doğru dürüst tuvalet!..

Dikkat edilsin, Türkiyede hükumetler Milli Eğitim alanında neden yeterince başarılı olamıyorlar?...Olamıyorlar çünkü dershaneler oldukça okulların gerçek eğitim kurumu olması imkansız.

Örneği tekrar ediyorum; metresinden kurtulamayan adamın evine dönüp karısına çocuklarına hayırlı olması beklenemez. Önce, yanlış anletnatifin ortadan kaldırılması gerek..

Dershanelerin doğuda PKK'yı önlediği de palavradır. Otuz yıldır dershane var, otuz yıldır terör var, bu nasıl önleme??..Bu da çirkin bir saptırmadan ibarettir.

Bugün, belli bir "cemaat"in  tek hücreli organizma gibi ortaya çıkarak dershane savunuculuğu yapmasın anlamak mümkün değil...Bu sektör çok çeşitli renk ve şekillerden oluşuyor halbuki...

Milli Eğitimimizin düzelmesi, bilgi ishalinin önlenmesi için dershaneden de dershaneci mantığından da kurtulmamız gerekirken, sırf menfaatleri için buna karşı çıkanlar büyük vebal altındadır.

Dersahaneler, gencecik öğretmen adaylarının 500/600 TL karşılığında hem öğretmen, hem hizmetli, hem kırtasiyeci gibi çalıştırıldığı, acımasızca emeklerin sömürüldüğü bir endüstridir bugün.

Dershaneler kapanırsa işşizlik olur, iddiası da tam bir aldatmacadır. Ortada, doğru dürüst karın doyuran bir iş yokken ne işşizliği bu!!

İkinci olarak da, dershaneye gitmeyen öğrenci üniversite kazanamaz, dayatması sonucu fakir fukara, garip gureba tüm vatandaşın ekmeğinden kesip dershanecilere yedirmesinin getirdiği sömürü vardır.

Cemaat'ten bir gazeteci twitter'de yazıyor: Güya adamın biri ineğini satıp çocuğunu deshaneye göndermiş ama böylece çocuğunu çoban olmaktan kurtarmış!...İşte size kara propaganda!

Peki, kaç adam ineğini sattığı halde, çocuk üniversieyi kazanamamış ve yine çoban olarak kalmış, adam da ineğinden olmuştur!! Bunun istatistiğini tutan var mı?... Dershaneye giden her öğrenci kazanıyor mu?

Yine twitter'da Nazlı Ilıcak'ın dershaneleri desteklemek adına söylediği, "Alan razı veren razı", edebiyatı da çok yanlış ve yanıltıcı...Bir devlet, hele de geleceğini emanet ettiği çocukları söz konusuysa, olaya böyle bakamaz...O zaman her türlü zararlı için de aynı mantığı yürütmelisiniz!

Dershanecelik, Türk eğitim sisteminin kanseridir. Sağlığa zararlıdır. Bundan kurtulmanın yolu kesip atmaktır. Eğer, gerçekten "eğitilmiş" nesiller istiyorsak bu kanserli parçadan kurtulmak şarttır.

Önce bu "zararlı"dan kurtulmak, sonra da okullarımızı nasıl daha iyi hale getiririz, eğitimimizi nasıl daha atılımcı ve çağdaş yaparız onları düşünmeliyiz.

Şurası kesin bilinmelidir ki, dershaneler var oldukça, Türkiyede eğitim, sorunu hangi sistem olursa olsun, çözülmez...Çünkü sorunun kendisi dershanedir.

Devlet bu konuda aldığı karardan dönmemelidir. Menfaat gruplarının çığırtkanlıkları Hükumeti yıldırmamalıdır.

Dershaneler behemahal kapatılmalıdır!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşe bakın ki 2000 yılında bin 730 olan özel dershane sayısı öve öve bitiremediğiniz AKP döneminde yüzde 134 artışla 4 bin 55’e, 488 bin 284 olan eğitim alan kişi sayısı ise yüzde 153 artışla 1 milyon 234 bin 738’e yükselmiş. (2011 rakamları) Ve yine işe bakın ki dershaneleri kapatmaya çalışan irade, yerine devlet okullarını yeterli donanımla donatacağız demiyor da özel okula dönüştüreceğiz diyor. Yani yerine getirmeye çalıştıkları sistemin maliyeti dershanenin neredeyse dört katı. Bu durumda vatandaş değil ineğini, ineğinin damını, çatısını satsa yine özel okula yetişemez. E, bu durumda iktidarın amacı garip gurabayı korumak değil, varsa evini damını almak, yoksa paran kadar okut ya da okutma demek, yanısıra yandaşa rant yaratmak. Sonuç olarak her konuyu işinize geldiği gibi ele alıyor, gerçeğin bir kısmını gizleyerek konuları saptırıyorsunuz. Niye dershaneleri kapatacağız diyenlerin yerine ikame etmeye çalıştığı özel okul gerçeğini bir tarafa koyup gerçeği gizliyorsunuz?

Ayrıntıda gezinmek 
 08.12.2013 14:19
Cevap :
Yandaşa mandaşa girmeden (girersem cevaplarım yayınlanmıyor zira) şunu söyleyim: Okulla dershane aynı değildir...Özel de olsa çocuk okuldan diploma alır mezun olur..Oysa dershaneler okul olmadığı için ekstra bir masraf yükler vatandaşa..Ayrıca,devlet desteği herkese olacak..Eğer sizin kuruntularınız gibi sadece cemaate olsaydı bu kavga gürültü olur muydu??...  09.12.2013 11:41
 

Dershane hususundaki tespitlerinize katılmamak mümkün değil Ali Hoca. Eğitimci olarak bu hususta sizlerin tespitlerini dikkate almak durumundayız. Dershanelerin ve dershane mantığının eğitime ihanet olduğu kesin... Hatta toplumun geleceğini yok ettiğinide buraya ilave etmek gerekiyor. Tam da sizin belirttiğiniz gibi... Doğru dürüst iki cümle yazarak meramını anlatmaktan yoksun yeni nesiller için, bu günkü eğitim sistemi ve ona paralel olarak dershaneleri önermek yerinde olur... Ama geleceğimizi düşünüyorsak, topyekün dershanelere karşı mücadele etmek gerekiyor.

Yıldız Nihat 
 22.11.2013 13:51
Cevap :
Bak, bu yorumda tanıdığımız Yıldız Nihat var...Bu pozitif bakışa rağmen sonraki yorumu fena halde "Tayyip sancısı"na bağlıyorum ben...Yani, daha iyisini önerseniz Tayyip Erdoğan'a alternatif olarak düşüneceğiz ama bir öneriniz yok Nihat bey...Yoksa var da ben mi duymadım.:) Selamlarımla  22.11.2013 14:21
 

SAYIN AÇIKGÖZ, BAŞLIĞINIZI GÖRÜNCE ON PUAN DEDİM İÇİMDEN BENİM DÜŞÜNCELERİMİN PARALELİ DİYE..."EĞİTİME İHANETTİR" SÖZÜNÜZE TAMAMEN KATILIYORUM...HERKES PARA BULUP ÇOCUĞUNU GÖNDEREBİLİR Mİ? BAKIN DAHA YAZINIZI OKUMADIM, BAŞLIK VE SON CÜMLENİZ İÇİN BU YORUM. SİZİ VE YAZINIZI ÖNERİYORUM. SİZİ YÜREKTEN DESTEKLİYORUM, NELER ÇEKTİK DERSHANELER YÜZÜNDEN,PARAYI YEMEYİ BİLMİYORUM BUYURUN SİZ YİYİN DER GİBİ...MÜREKKEBİNİZ DAİM OLSUN...SAYGILAR SUNUYORUM. TAMAMINI OKUYAYIM TEKRAR YAZACAĞIM.

Sündüs Akkaya 
 19.11.2013 11:41
Cevap :
Teşekkür ederdim Sündüs hanım...Eksik olmayın...Selamlarımla  19.11.2013 12:07
 

Merhaba Ali bey...Sanırım bugün bir gazetede okudum...Dershane öğrencileri için "test makinesi" yakıştırması yapılmıştı...Söylediğiniz gibi, öğrenciler testlerde başarılı olmak için, anlamadıkları sorularını cevaplarını ezberliyorlar ve o soru ile ilgili hiçbir ayrıntıları bilmiyorlar. Dershaneler, öğrencileri, "okuma özürlü" ve "konuşma özürlü" makine haline getiriyorlar...Üniversite de hocalık yaptığım sırada, öğrenciler basit bir konuda bir sayfa yazı yazmalarını söyledim; inanın 40 kişilik sınıfta 3 cümleden fazla yazan kimse çıkmadı...Ayrıca dershanelerin bir amacı da "müşteri" olarak gördükleri öğrenci ailelerini yasal bir kılıf içinde soymaktır...10-15 yıl önce bir apartman dairesinde işe başlayan(isim verebilirim)bazı dershanelerin koca koca binalarda faaliyet göstermesi ve bazılarının da özel üniversite kurmaları başka türlü nasıl izah edilebilir ki? Selamlar.

cdenizkent 
 18.11.2013 17:56
Cevap :
Deniz bey, eğitimci biziz...Yıllarca bu sorunun içinde biz bulunmuşuz, bugün bizim dışımızda herkes nutuk atıyor...Ben emeklilikten sonra dershanede de çalıştım...Buna çalışmak denirse tabii...Gencecik kızları altı yüz lira karşılğında köle gibi çalıştırıyorlardı...İsyan ettim, ayrıldım...Dershanecilik, hele de son yıllarda tam bir sömürü çarkı ve zulum olmuştur. Bu kadar bağırmanın nedeni de bu rantın büyüklüğündendir. Katkınız için teşekkür ederim...Selamlarımla  18.11.2013 20:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1618
Toplam yorum
: 4206
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 791
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster