Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
150
 

Dersim, Erdoğan, Aleviler ve Cumhuriyet

Erdoğan'a ne güveniyorum, ne inanıyorum, ne de saygı duyuyorum. Çünkü olayları çarpıttığını, saptırdığını, olmayana var dediğini, olana yok dediğini, çifte standartçı olduğunu, evrensel ilkeleri ve doğruları, dinsel inancı doğrultusunda ezip geçebileceğini biliyorum.

Dahası konuştuğu kadarını bilmediğini, önüne gelen metni ve fikirleri kendi fikirleriymiş gibi savunabilen birisi olduğunu, aynı konuda koşullar değiştiğinde farklı hatta karşıt fikirleri rahatlıkla savunabileceğini biliyorum.

Erdoğan'ın bu ülkede herkes için iyi bir şey yapmaya çalıştığına da asla inanmıyorum.

O tek taraflı dünya görüşüyle, siyasallaşmış dinsel inançlarıyla, ve bu siyasetin ideolojisiyle hareket eden biridir. Onun hedefi laik devlet anlayışıdır. Bunla bağlantılı her şeye, gerekiyorsa saptırarak, çarpıtarak, eksik ya da fazla söyleyerek, iştahla saldırdığını gördük görüyoruz.

Erdoğan başkalarına saygılı biri değil. Önüne gelen metinlerde yazılan başkalarına aşırı, sert, saldıgan ve hakaret içeren ifadeleri yine iştahla okuyor. Ama bunu yaparken kendisinin sütten çıkmış ak kaşık olduğunu da söylemeyi ihmal etmiyor.

Dersim meselesinde de olan aynı şeyler.

Cumhuriyet'e saldırmak için her fırsatı kollayan ve Erdoğan ile aynı kesimden olan ya da farklı kesimden olup da yine aynı saldırı duygusu içinde olanlar birlikte bu konuyu sömürüyorlar.

Bunu Cumhuriyete saldırmak için malzeme yapıyorlar.

Dersim ve benzeri olaylar hiç kuşkusuz incelenmeli, araştırılmalı, arkasında Atatürk'ün olup olmadığına bakılmaksızın nesnel gerçeklikleri ortaya konmalı ve gereği yapılmalıdır. Bu, politik çıkarlar uğruna ayaküstünde özür dilenip prim toplanmaya çalışılacak bir şey değildir.

Bilimsel olarak Dersim olayını araştıracak bir kurul kurarsın. Bu her şeyini araştırır, kim ne yapmış, ne suçu işlemiş, kim ne kayba uğramış, bütünlüklü olarak ortaya çıkarırsın ve özür filan değil, hak kaybına uğramış olanlara haklarını teslim edersin, yaşayan suçluları da cezalandırırsın.

Ayaküstü özür dileyerek, şöyleydi böyleydi diyerek Alevi oylarına göz dikmek, tam da Erdoğan'ın yukarıda saydığım hasletlerine uygundur.

Bu da pek çoğu gibi bir operasyondur. Alevi oylarına daha önce de göz dikildi. Yine dikiliyor.

Çünkü biliniyor ki CHP'yi ayakta tutan Alevi oylarıdır.

Alevi oyları dağılırsa geriye CHP mehepe kalmayacak, böyle bir şey de, laik cumhuriyet anlayışına vurulacak en büyük darbe olur diye bakıyorlar -öyle olmasa da. Çünkü laiklik ilkesi insanoğlunun evrensel bir buluşu, ulaştığı bir noktadır. Hiçbir cehalet ve gericilik bunun gerçekliğini ve gerekliliğini ortadan kaldıramaz.

Laiklik, demokrasiyle, cumhuriyet ile, insan hakları ile, hümanizmle ve aydınlanmayla bağdaşık bir kavramdır ve anlamını bu yapı içinde ele alır.

Türkiye Cumhuriyeti bu ideolojiyle kurulmuştur. Türkiye'de ve başka dünyanın her yerinde olduğu gibi suç suçtur, ama işlenen suçları cumhuriyet ideolojisiyle karıştırmak politik bir saptırmadır.

Füsun İnci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 467
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1002
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster