Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
652
 

Dersim Tartışmaları

Dersim Tartışmaları
 

Günlerdir Dersim aşağı, Dersim yukarı  gidiyor.  Kısa bir süre sonra da gündemden düşer.  Balık hafızalarda unutulup gidecek ve “Nerede kalmıştık” diye  başka bir gündeme başlayacağız. Bugüne kadar dersim olayları yok muydu.Vardı ve ülkemin bir gerçeği idi.  Bugün bir araştırma kuruluşu sorsa “Dersim olayları hakkında ne  biliyorsunuz “.  Cevapların büyük çoğunluğu konuyu bilmediğimizi gösterecektir.  Kendime sordum ve yıllar önce okuduğum bilgilerin bugün için puslu olduğunu hissettim ve  bir kez daha okuma gereksinimi buldum.  Okuduktan sonra o günlerden bugüne geldim.

Dersim olayları 1937  tarihine dayanmakla birlikte bölgenin olayları daha eskilere dayanmaktadır.  Yıl 1937 olduğunu kabul edelim. Bugün 2011.  74 yıl geçmiş. Olay olduğu gün doğan kişi bugün 74 yaşında.  74 yıl önce haberleşme ve bilgilenme nasıl.  İnsanlar sadece çevrelerinden haberi var.  Dünya sadece çevreleri ile sınırlı.  Ankara’nın batısında  o gün yaşayan ve 74 yaşının üstünde olanlardan kaçı konuya vakıf.  Herhalde bu konuya vakıf insan sayısı günümüzde sayılıdır.  Kısaca ahkam kesen  başta  politikacılar ve  bu tarihi yaşamamış gazeteciler artık sussun.  TV kanallarına bakmak istemiyorum. Çünkü midem bulanıyor. Kusacağım geliyor.

Peki yapılması gereken nedir. Konu sadece Dersim olmamalıdır.  Tüm devlet arşivleri, Genel Kurmay arşivleri ve gerekirse yabancı arşivler taranmalıdır.  Pekiyi kim tarayacak , TBMM temsilcileri de olmak üzere, tarihçiler, Üniversitelerden kurulacak ekipler ve  askeri erkandan yetkililer ve gerekli görülen sivil toplum kuruluşlarından temsilciler.  Peki konu ne olmalıdır. Dersim gibi olaylar çok. Kurtuluş savaşında çıkan değişik isyanlar, kanlı 1 Mayıs,  Sivas olayları,  Maraş olayları , 1960  askeri harekat,  İslamiyette  sunni geleneğinin hakimiyeti,  Uğur Mumcu ve benzer  katliamlar,1980 giden süreç ve  benzer olaylar. Lakin Devlet ciddiyetine ve ülkemizin onuruna yakışacak şekilde araştırılmalı.  Pekiyi bugünkü siyasi irade bu noktada mı. Cevabı hayır.  Kayıkçı kavgası devam ediyor ve insanlar bunu izliyor ve bu kayıkçı kavgasına bir bütün olarak tepki gösteremiyor.

Ülkemin insanı ne yapıyor. Gündüz evlendirme programları, gece lüzumsuz diziler, Acun programları , yarışmalar ile zaman israfına devam ediyor. Biraz daha kendini geliştirenler okuyor, yazıyor, araştırıyor. Pekiyi bu özelliklerin en az ikisine sahip kaç kişi derseniz işte bu da toplumsal gelişmemişliğimizin bir belirtisi olarak  ortaya çıkıyor ve tokat gibi yüzümüze çarpıyor. En acısı da bu tokadı toplum olarak hissetmiyoruz.  Tepkisiz bir toplum. Tepki verdiği zamanda kaba kuvvete başvuran bir toplum. Zaman zaman saygı duyulacak tepkiler yok değil. Fakat bu tepkiler cılız kalıyor ve gündemi işgal edemiyor. Kadına şiddette olduğu gibi.

Olaylar hep mecrasında değerlendirilmelidir. Dersim gibi,  Çanakkale gibi,  Kurtuluş savaşları gibi günün koşullarında ne olmuş . Bugünkü koşullarla o günkü koşullar aynı değil. Renkli camın önüne geçip şovmenlik yapılması artık ülkeme yakışmıyor. Bu şovmenliğe son verecek olanda toplum gücüdür. Ama uyanık ve bilinçli bir toplum. Acı olan bu insan topluluğu ülkemde yok. Ben bu dünyada göreceğime inanmıyorum. Dilerim benden sonraki nesil görür. Amma ondan da fazla umudum yok. Geleceğin insanlığa güzellikler getirmesi dileklerimle..

www.selcukefendi.com/dersim-tartismalari. sayfasında yayınlanmıştır

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayşegül hanım, Dersim olayından evvel yazılanlar, tanzim edilen raporlar o kadar dehşet verici ki biz bunları bugün yeniden dillendirmenin günümüz insanına fayda vermeyeceği, barışa, huzura, kardeşliğe zarar vereceği kanaatindeyim. selam ve sevgiler

Ali Emir KARAALİ 
 06.12.2011 22:12
 

O günleri yaşamadan ahkam kesmek kolay. Dünyada hiçbir devlet yoktur ki isyanları çiçek demetleriyle bastırsın.En basitinden isteğimiz dışında evimize birisi girmeye kalkışsa ne yaparız? hemen tepki verir, zor kullanarak girmesine mani oluruz değil mi? İşte burada da devlete bir başkaldırı vardır ve devlet de zor kullanmıştır haklı olarak.Bu gün PKK'ya yapılan uygulama da, devletin zor kullanmasıdır haklı gerekçelerle.Yoksa devlet kalmaz ortada.Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 06.12.2011 10:03
Cevap :
Düşüncelerinize aynen katılıyorum. Olaylar mecrasında değerlendirilir ve detaylı bakılır. Yoksa "Çamur at izi kalsın olur". O gün yaşayanlar konuşturularak değil. Konuşturulacaklar lakin detaylı sorulara cevap istenerek. Sorularıda bilir kişiler sormalı ve yansız olmalıdır.Saygılar ve teşekkürler   06.12.2011 17:34
 

Zihinlerin lüzumsuz işlerle meşgul edilmesi gereken bir döneme girdik...ABD'nin 100 yıllık projelerinin Türkiye üzerinde gerçekleştirdiği bir planın ,güncel bölümü bu...Meclisteki maşalar,devlete serpiştirilmiş usta oyuncular,balık hafızalı toplumun istediği gibi yönlendiriyorlar.Bizler de bu oyunun maşaları olarak habire gündemi taze tutuyoruz...Bugünkü PKK isyanları neyse Dersim harekâtının (O günkü koşullardaki ) işlevi de odur...Katledilen Türk askerlerine ağıt yakan var mı ?..Yok ?...Sanki onların anaları uzaydan gelmişti...Sazanlaştırılmamamız gerek :))Saygılarımla...

Mesut Selek 
 03.12.2011 12:28
Cevap :
Haklısınız. Lakin adeta hipnotize olmuş, uyur gezer topluma bunu anlatmak o kadar zor ki. Saygılarımla...  04.12.2011 9:03
 

Dersim hakkında yazılanlara bende göz gezdirdim. Olaylar sırasında yapılanlardan daha çok; sonrası dillendirilmiş. Kızların subay ailelere verilmesi gibi.. belgeleri var mı bilemem ama acıklı bir olay yaşandığı muhakkak. Benim görüşüm şudur ki; bu yaşananların tek suçlusu devlet değildir.

Berrin Çoruk Aksu 
 28.11.2011 19:59
Cevap :
O günleri yaşamayanlar ve kuyruk acısı olanlar devleti suçluyor ve komik duruma düşüyorlar. Saygılar ve teşekkürler..  30.11.2011 21:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 550
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1153
Kayıt tarihi
: 13.02.11
 
 

Ben kimim? Ben 55 yaşında hekimlik sanatını icra eden bir kişiyim. Adım Selçuk Şensöz. Bugün için..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster