Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '17

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
73
 

Derviş Zaim;“Seyirciyi önemsiyorum”

Derviş Zaim;“Seyirciyi önemsiyorum”
 

Rüya


Bursa da,  Doğanbey-TOKİ resmen şehrin kalbine saplanmış bir hançer gibi orda iğrenç bir görüntü sergilemekte. Günümüzün problemlerinden biri toplu konut. Amaç herkese ev sahibi yapmak buraya kadar güzel evin sağlam olması önemli yani malzemeden çalmamak esas olmalı.  Tabi bu da yeterli değil şehir ya da bölge dokusuna uygun estetikten uzak olmamalı.
Derviş Zaim'in son filmi Rüya'da toplu konut problemi, toplumun yozlaşması, İnsanların önündeki seçenekleri değerlendirme şekilleri ve sonuçlarından bahsediyor.
 
Konak Kültür Merkezinde Rüya filminin Yönetmeni Derviş Zaim'inde bulunduğu gösterime katıldım.Film'de bir mimarın sipariş üzerine yapmaya çalıştığı modern caminin yapımını anlatırken, şirketin toplu konut ihalesinde yaptığı yolsuzlukları, mimarın bu kargaşa içinde duruşunu daha doğrusu paralel evrenlerde aynı mimarin bu yolsuzluklardaki değişik duruşlarını ve sonuçlarını anlatıyor. Zaim'in doğa ya ve Osmanlı sanatlarına olan ilgisi gene bu filmde gözler önüne seriyor. Film bitimindeki söyleşiyi sizinle paylaşmak istedim.
Derviş Zaim; Bir buçuk iki sene sonra gene Bursa'da olmaktan mutluyum, en son "Balık" filminin çekimlerini gene burada yaptık. Nilüfer Belediyesi desteği ile filmin galasını Bursa'da yaptık. Nilüfer Belediyesinin olağan desteği için teşekkür ederim. 
 
Bu dokuzuncu filmim  "Rüya’yı seyrettik. Daha evvel çektiğim Cenneti Beklerken, Nokta, Gölgeler ve Suretler  ilk bakışta ortaklık arz eden tarafları  var. Cenneti beklerken filminde Osmanlı Minyatür sanatı inceleyen bir mecra söz konusu,  Nokta'da Hat Sanatı temel konusu, Gölgeler ve Suretlerde adından da anlaşıldığı gibi gölge oyunu, Rüya filminde ise Osmanlı mimarisi var, amacım Osmanlı mimarisinin sinema filmine nasıl nüfus edeceği meselesi idi, benim için önemli bir mesele idi. Türkiye de tartıştığımız meselelere bakacak olursak. Daha zengin bir mimari ortama kavuşmak için tartışmamız gerek.
 
Osmanlı sanatının, İslam sanatının içinde çeşitlemeler yatar. Çeşitleme de tekrar ve varyasyon en tehlikeli sözcüklerdir. Bir çini ye baktığınız zaman ya da arabesk süslemelerinin kendisine baktığınız zaman tekrar ve varyasyonun önemli bir motif olduğunu görürsünüz. Bu filmin senaryo yapısında da tekrar ve varyasyon önemli iki kategoridir. Film kendisini tekrarlayan sekanslar, sahneler durumlar,motifler anlar meydana çıkmasıyla daha farklı biçimlere bürünmesi şeklin de idi. Tekrar ve varyasyon bu film içinde çok yararlandığım iki kategori oldu. Bunu Osmanlı mimari sanatından ödünç aldığımı söyleyemem gerekiyor. Gelenekten müthiş bir şekilde yararlanabilirsiniz. Geleneğin bana bahşettiği yapılara bakıyorum. Bir örüntü seçiyorum o örüntüyü sinema filmine nasıl uygulanır ya da nasıl bir metafora dönüştürülür.  Onu kullanıyorum. Ayrıca bir paralel evrenler hikayesi yapmaya niyetim vardı. Mimarı sanatının tekrar ve varyasyon konusunda ödünç aldığım, bu paralel evrenler hikayesini kurmak için yardım etti. Bu manada Türk sinemasında eğilimlerinde çok ayrıksı bir film olduğunu söylemek gerekiyor.
 
Soru ; Yedi uyuyanlarla ilgili bir bağlantı kuramadım.
 
Derviş Zaim: Kurmanda gerekmiyor. Film benim okumamla gidecek diye bir şey yok. Filmi ben çektikten sonra sizin yorumunuz özgün olabilir. Sinemanın mitlerle konuşuyor olması gerektiğine inanıyorum. Farkında olmadan bütün sanat dallarlı bunu yaparlar zaten.
Soru : Hoş geldiniz.  Filme gelmeden önce önyargı ile geldim. Filmi çok iyi buldum. Tebrik ediyorum. Mekanlarla ilgili sorum var. Gerçekten o bir cami mi, Herhangi bir yerden cami mi devşirdiniz?
 
Derviş Zaim; 2013 Şubat, Mart ayı gibi "Emre Arolat" mimarlık ofisinden arandım. Türkiye’nin yaşayan önemli mimarlarından biri… Beylikdüzü İstanbul’da bir camii inşa edildiğini bu caminin mimarının da "Emre beyin olduğunu söylendi, filmde görünen cami o camidir.  Sancaklar camii son dönemde ortaya çıkan önemli Türk mimari yapılarından biri. Caminin dokümantasyonun İngiltere de gösterileceğini söylediler ve yardım istediler. Oraya gittiğimde bu konudan bir film olabileceği aklıma geldi, karar verdim. Filmin hikayesi böyle başladı. Önce caminin yapımı çekildi sonra filmi çekmeye başladık.  Aksi halde  Hollywood un alanına girecektik.
 
Soru; Mimari ile ilgili filminiz var mı ?
 
Derviş Zaim; Mimari ile ilgili bir filmim var? Onu çekmek istemiyordum !..  Niye çekmek istemiyordum? Çünkü hazır değil. Ben gelenekten yararlanarak yani bu coğrafyadaki gelenekten yararlanarak sinema dilini zenginleştirmeye çalıştığım söyledim. Ama Gölgeler ve suretlerden sonra devir ve balık daha çok doğa ile ilgili filmler, Gölgeler ve Suretler, Nokta, Cenneti Beklerken ise geleneksel sanatlardan yararlanarak yaptığım filmler, Rüya her ikisinin de içine giriyor.
 
Soru; Bu filmler geniş kitlelere ulaşamıyor? Ne yapmak lazım? İvedikleri geriye atamıyoruz.
Derviş Zaim: Sabah kahvaltısını ben ısmarlayacağım. Çünkü sabaha kadar konuşacağız. Beni misafir eden İbrahim'in Görükle de sinema salonun olduğundan bahsetti.  Sinema bileti 5 TL olduğu halde salonun hep boş olduğunu söyledi. Seyir alışkanlığı değişti mi? evet değişti. Evde oturup seyretmek istiyor. Türk sinemasının artık seyirci ile olan ilişkiyi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum. Son 10-15 senedir ortaya çıkan filmler seyirciyi gözetmek gibi bir kaygıyı çoktan planlara almadılar. Böyle olunca da seyirci gitti. Yine söyleyeceklerini söyleyebilirlerdi, ama seyirciyi ürkütmeden söylemek gerekirdi. Kendim için söylemek gerekirse, seyirciyi her zaman önemsemek gerektiğini söyledim, söylüyorum. Derviş Zaim, filmleri daha çok toplumsal, güncel, objelerde boğulmayan oturup seyredilebilir, anlaşılabilir filmler. İyi Seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 12525
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Bursa'da yaşıyorum, üniversite eğitimi de gene Bursa'da tamamladım, mesleğim olan reklamcılığın y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster