Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '16

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
180
 

Derviş Zaim ne anlatıyor

Derviş Zaim ne anlatıyor
 

"Rüya" filmi


Bu yazımda seçtiğim Sinemacı, Türk sinemasın da farklı bir dili olan, gelenekten beslenip özgünlüğü arayan sinema tarihine büyük katkı sağlayan,  yaratıcılık konusunda kararlı yönetmenlerden biri  Derviş Zaim.    

Filmlerinde,  gelenekselleştirdiği objeler ve mesajları olan,  çektiği her filimde aynı karakterleri farklı olaylar içinde işleyen yönetmenin başarısı yadsınamaz.                                    

Derviş Zaim 1964 Kıbrıs doğumlu bir Türk yönetmendir. Lise eğitimini Magosa'da yapan Zaim, yüksek okulu  Boğaziçi üniversitesinde, kültür mastırını da  İngiltere'de tamamladı.          

1992 yılında Yunus Nadi roman Ödülünü "Ares Harikalar Diyarı" romanıyla aldı ve büyük bir başarıya imza attı.  1996 yılında çektiği "Tabutta rövaşata" filmi ile hem ülkemizde hem de dünya da büyük bir başarı sağladı. 2000 yılında Filler ve Çimen, 2003 Çamur,  2006 Cenneti Beklerken, 2007 Nokta, 2010 Gölgeler ve Suretler, 2012 Devir, 2013 Balık ve geçtiğimiz gün vizyona giren Rüya filmi sinema kariyerini önümüze seriyor.                                

Türkiye'de ne yazık ki her sanat filminin karşılaştığı ortak kaderde Zaim de karşılaşıyor, seyircisiyle  buluşmakta,  salon problemi ya da vizyonda sayılı günlerde kalma sanat sinemanın en önemli sorunlarındandır.    

Son Filmi Rüya için; "Rüya, benim doğayla ilgili yaptığım "Devir" ve "Balık" adlı filmlerin devamı niteliğindedir çünkü günümüzde şehirde yaşayan insanların çevre ve doğa ile barışık olmak istiyorlar. Kıbrıs'ta 40 yıl önce trafik tıkanıklığı olacak deseler inanamazdım. İlerde torunlarımıza yaşadığı hayatı mutlu ve zengin kılabilmemiz için, bize bahşedilenlerden yararlanıp onlara miras bırakmamız lazım.Sonuçta;  Vicdan, hakikat  ve özgürlük üstüne filmler yapmaya gayret ediyorum."

Zaim sinemasındaki yapı taşlarını inceledim; 1) Tabutta Rovaşata(Mahsun), 2) Filler ve Çimen (Havva), 3) Çamur (Ali Ayşe), 4) Cenneti Beklerken (Eflatun,Leyla) , 5) Nokta (Ahmet), 6) Gölgeler ve Suretler (Veli,Ruhsar), 7) Devir (Ali), 8) Balık (Kaya,Filiz), filmlerindeki karakterlerindeki Pişmanlık, Af dileme, Mücadeleci, İnatçı özellikler birebir aynı ve olayların akışını etkiliyor ve bir dil olmasını pekiştiriyor. Zaim sinemasının bir dil olmasını sağlayan diğer bir özellik ise  Görsel zenginlikleri ön planda tutması Gölgeler ve Suretler filminde "Kıbrıs", Devir "Burdur/Hasanpaşa", Balık "Bursa/Gölyazı" , Rüya filminde İstanbul ve Tarihi mirasların görüntülerini kullanarak filmlerini zenginleştirdi.Başka bir saptamam ise meslekler "Nokta'da" hat sanatını, Rüya filminde  mimariyi işlemesi Zaimin bize bakış açısı hakkında bilgiler verir.                                                                                                                                                  

Yönetmenin kadrajda gösterdiği hiç bir şey rast gele değildir. Rüya filminde, ilk dakikalarında Hans Holbein'in "Elçiler" tablosu görünüyor. Bu tablo Vanitas akımı temsil eder, Vanitas akımı açıklarsak, resimde görünen objelerin olabildiğini birbirine ters görüşleri gösterir, hayatın zevklerinin, başarının, şan ve şöhretin geçici olduğunu, hiçlik, beyhudelik ve kibir'i temsil eder.                                                                                                                                                            

Bu elçileri incelersek, Tablodaki masanın üstü gökyüzü ve ilahi kavramlar, altı rafı yeryüzü ve canlılara dair nesneler, alttaki kafatası ise ölümü temsil eder. Yani hayatın karmaşası ve ölümlü olduğumuza gem vurur.  

Kentsel dönüşüm ve yeni binalar köyden kente göçün hızlanması,  ülkemizde konut alanında büyük bir değişim yaşanmasına sebep oldu. Zaim soyut konuların yanı sıra toplumsal sorunları işaret eder. 23. Uluslararası Adana Film Festivalinin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması açılışında,  gösterime girdi. Senaryosunu ve yönetmenliğini Derviş Zaim'in yaptığı filmin konusundan bahsedeyim.                                                                                                              

Mimari günümüzde her şey konut ev, ABD'nin başkanı bile Müteahhit. Filmde gelenekten aldığı mirası geleceğe taşımaya çalışan, ve süreklilik için topluma ayak uydurmaya çalışan mimar kızın hikayesi. Sine mimarinin günümüzde aldığı boyutu beğenmeyen bir mimar, Yedi uyuyanlar menkıbesinden hareket ederek mağara biçiminde bir cami modeli tasarlamıştır. Problemler çıkınca inşaat yarım kalır. Stres nedeni ile uyku problemi olan sine tedavi olmak için kliniğe yatar.  Klinikte tedavi süreçlerinde birçok olay yaşanır ve değişime başlar. Filmi seyretmenizi tavsiye ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sinema sektörü her geçen gün kendini geliştirmekte artık Sinema filmleri her geçen gün izleyiciyi etkilemeyi başarabiliyor. Film izlemeyi seven birisi olarak her yeni çıkacak filmi 4 gözle bekliyorum . Bu arada yazınız çok güzel olmuş tebrik ederim.

Ela Özer 
 27.11.2016 4:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 10073
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. Bursa Karagöz Sinema Atölyesinde Sinema 1 yıl ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster