Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
412
 

Detroit’in iflasından ne anladık?

Detroit’in iflasından ne anladık?
 

www.milliyet.com.tr


Amerika’da bir şehir iflas etti. Detroit şehri kamu iflasını açıklayan şehir olarak tarihe geçti.

Detroit Acil Durum Müdürü yapmış bu işi.

Borç sahipleri ile yaptığı görüşmeler sonuç vermeyince, şehir adına mahkemeye iflas koruma talebinde bulunmuş müdür.

Acil Durum Müdürü, sağlık ve emeklilik harcamalarından 11.5 milyar dolarlık bir kesinti yapılmasını talep etmiş.

Bu şu demek. Yatırımcılar, emekliler ve çalışanlar, haklarının büyük bölümünden vazgeçecekler.

Ve sonuç 90 gün sonra açıklanacak, karar alınmış olacakmış.

Gerçek bir iflas yani…

Şimdi gelelim bir şehrin iflasının düşündürdüklerine.

Geçim derdi bir yana, yaşanmışlıklar var bu şehirde.

Anılar, hatıralar, acılar sevinçler, hüzünler, mutluluklar yerle bir.

İflas her yerde hissedilecek.

Kolay mı yaşadığınız şehri terk etmek. Hem de, hiçbir şey alamadan terk etmek.

Detroit’te boş, yıkık dökük, virane binalar içimi sızlattı.

Batı, kapitalizmin en ileri aşamasına geçmiş durumda.

Ara kademelerini bizden çok önce yaşadılar, bu rüyanın sonuna geldiler.

Nihayetinde vahşi yüzünü gösterdi kapitalizm.

Hastaymışsın, yaşlıymışsın, fark etmez. Yaşamak istiyorsan “terk et” diyor, yoksa “ölürsün”!...

Bu kadar basit...

Batı toplumlarının normlar üzerinden geldiği nokta burası. O normlar ki uğuna milyonlarca insan öldü, insanlar kolu komşu demeden bir birini boğazladı, kan gövdeyi götürdü. Avrupa, bugün görünen o şaşaalı durumuna kolay gelmedi. Her safhasında insan kanı var.

İnsan kani üzerine bina edilen medeniyetlerin ömrü uzun olmuyor bana göre.

Birbirini katletmiş sınıf kültürünün ortaya çıkardığı demokrasi kültürü vahşi kapitalizm’in en acımasız sürecini gözlerimizin önüne serdi bu iflasla…

Demek ki batının her normunu olduğu gibi alıp uygulamak doğru değildir.

Velev ki bu demokrasi olsun.

Birey hesabı ile yola çıkan batı, kendi çıkarı için insanı, insanlığı yalnızlığa itti.

Her şey parayla ölçüldü, her şey paraya endekslendi. İnsanlık, yardımlaşma unutuldu.

Ve koskoca şehir iflas etti.

O yüzden diyorum ki bölen çatıştıran, ayrıştıran bir demokrasi ile insanlık daha iyi bir konuma gelemez.  

Bize özgü bizim değerlerimizi dikkate alan bir demokrasi kuralım diyorum..

Ahilik geleneğini normları arasına alan bir demokrasi kuralım.

Çoban koyun gütsün. Celep çobandan koyun alsın, kasaba satsın. Kasap kendi başına çobandan koyun almasın. Bu kadar basit.

Ancak bu şekilde bir sitem kurarsak şehirlerin iflas etmesini önleriz, faturanın yine zavallılara kesilmesinin önünü almış oluruz.

Batıda “her şey para” mantığı çökmek üzeredir.

Doğulu toplumlar, yani biz, kendi hars ve medeniyetini devreye almak zorundayız. 

Sosyal sorumluluk kurumlarının en güzel örnekleri bizim medeniyetimizde var. Ahlak kurallarının normları uygulanarak ortaya çıkacak yönetim şeklini yeni bir ekonomik modelle süsleyebilirsek, belki o zaman, insanlığı düştüğü bu yalnızlık batağından çekip çıkarabilir, şehirleri iflastan etmekten kurtarabiliriz.

Sevgi ve saygılarımla 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belediyeler her yaşayanın ortak olduğu A.Ş. statüsüne kavuşturulup, profesyonel denetime açık hale getirilmedikçe, hangi şehrin ne zaman iflas edeceği tahmin edilemez ve süpriz olmaz. Devletin makro ve yerel yönetimleri yeniden yapılandırılma zorunluluğuna gelmiş durumdadır. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 31.07.2013 19:50
Cevap :
Çok haklısınız... bilgilendiren bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim saygı değer yazarım.bakı selam...  01.08.2013 17:58
 

Bence bu konuyu " Kapitalizm öldü, oh olsun!" sevindirikliğinden ziyade "kamu maliyesi" denen şeyin nasıl anlaşıldığı üzerinden serinkanlı bir iktisadi akılla analiz etmekte fayda var. Şu unutulmamalıdır: Devlet hiç bir zenginlik, varlık ve servet üretmez! Dağıtmayı düşündüğünüz bütün varlıkları özel sektör üretir. Terazide devleti ne kadar ağırlaştırır ve özel sektörün üzerine yük ederseniz fakirleşme o kadar artar. İflas eden kimdir? "Şehir yönetimi!" Yani? Özel sektörden, çalışanlardan, yani gerçek üreticilerden durmadan tırpanlayan adamlar, yani sosyalist/devletçi sömürücüler... Peki o halde hodri meydan tam sosyalizme geçelim! Hadi! Ne duruyoruz? Blog yazmanızı sağlayan teknolojiyi elbette devlet üretir nasıl olsa değil mi? Şirket iflasları sınırlı zarar verir. Kamu iflasları herkesi fakirleştirir... İflas eden politikanın ne olduğu, müflisin kim olduğu doğru anlaşılmazsa yanlış sonuçlara varırız. Saygılar.

Ögeday 
 21.07.2013 1:28
Cevap :
siz yazımı sonuna kadar okumadınız herhalde... o bildik cennetlerin işe yaramadığını söyledim ben...))) hodri meydan dediğiniz yerde yeller esiyor kardeşim.Hangi sosyalizm mesela...)) Marx ın çatışma teorilerinin nihayi sonucu komünist düzen olsa anlarım ama sosyalizm dediğiniz şeyde kamusal sorumluluğun bir türlü bitmediği bir ucube bana göre... saygı ve sevgi bizden efendim...  22.07.2013 18:20
 

Bir iktisatçı ve yazar olarak diyebilirim ki yazınız çok ilginç geldi bana..Devamını bekleriz..Selamlar..

mustafa semih arıcı 
 20.07.2013 23:03
Cevap :
çok teşekkür ederim semih bey.yazdım zaten ikinci yazımı... bakalım bir sonuca varabildim mi..))) saygılar efendim...  22.07.2013 18:21
 

Göklere çıkarılan serbest piyasa düzeninin, neo-liberal iktisadın, küreselleşme fetişizminin (2007'den bu yana bir türlü aşamadığı son krizin de etkisiyle) kent yönetimleri dahil herşeyin şirketleştiği bir düzende insanlığa yeni bir armağanı: "Kent iflasları". Anlamı: Kent özelinde çok daha az sağlık, çok daha az eğitim ve çok daha fazla sefalet! Anlayana sivrisinek saz, anlamayana....".

Ersin Kabaoglu 
 20.07.2013 20:07
Cevap :
Çok doğru tespitler.yazının ruhuna uygun bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.baki selam efendim...  21.07.2013 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 613
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Rizede yayınlanan ilk renkli gazete ViraHaberin kurucusuyum 5 sene baş yazarlığını yaptım. İLESAM..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster