Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

22 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
79
 

Devlet, ilerleme ve Liberal…

Devlet, ilerleme ve Liberal…
 

STATE of DECAY


Korkunç bir başağrısıyla uyandım kabustan. Eski apartmanımızda oturuyormuşum. Kapı kapanmıyormuş. Kilit bozuk. Tekme ile zorla bir gurup eski Doğu Bloku yoksulu ağıt figan eve gelip bir kazayı anlatmaya çalışıyorlar. Bir çevre kazası…Denize bir yakıcı kimyasal karışmış ve kayıkçılar yanmışlar. Bir ‘Alex’ isyan içinde öfkeyle kendi dilinde anlatıyor. Bir çevirmen var soğukkanlı. Anlıyorum..diyorum. Ya mahkemede hakimim ya da siyasi. Yalnız! Diyorum. Bu çevre kazasının müsebbibi, bir özel şirket mi yoksa devletin fabrikası mıydı?

Sonra uyanıyorum. Korkunç bir başağrısı. Facebook’da Cengiz var. Bir kadının ‘Onasis’ benzetmesine tepkili. Kaçışından sonra aylarca üzerinde düşündüğüm, piyasası oturmamış ülkelerdeki kayırmacı özelleştirmeler, siyasi karşılıklı suistimaller ve bireyin menfaatlerinin esas teşkil ettiği ‘Liberal’ felsefe ile bir yorum atıyorum. Zavallı Khodorkovsky ve aferin kahramanım Cengiz ile!

Ally’i düşünüyorum. 15 yıla yakın, ekonomik kötü devlet yönetiminin sebep olduğu işsizlik ve krizin maddi maduriyetini benimle giderdikten sonra, bireysel duygusal çıkarım adına Earth ile ona son noktayı koyduğumda, beni ödemeye mahkum ettirdiği tazminatla madden yıkılışım ve ışığı sönmesin diye yeni bir kadına hızla kapağı atmayı başarışı.

Ve Earth, bir tür ‘Serbest Dolaşım’ takıntısıyla, hala ayda iki kez Londra’da yatırımcı girişim ortağı arama çabaları. Göç ve yoksulluk ile rahat bir Ankara manzarası ve altın varak koltuklar arasındaki kararsızlığı, geçmişle gelecek, modern ile eski arasında ve tabii ki belki de daha çok zenginlik fırsatı…

Kendime bakıyorum, değişim ve ilerlemeyi her bakımdan prensip edinmiş ancak kendine egemen olmanın onurundan vazgeçmeden mümkün olduğunca başkalarına da fırsat yaratmaya çalışan…Belki bencil bir yalnızlığın rahatlığı, kapıcının krala kiniyle son bulacağından çekinceyle zorlama bir kapitalist sosyalliği adına…

Sahi, ne zaman son bulacak şu Batı propagandasına aldanış…Aşağılanmadan kaçış adına, ilerlemeci kimliklenme çabası…Ve buna isyan eden fırsatsız çoğunluğun, ilerdekine tükürüp intikam alma arsızlığı adına geriliğe övgü baştan yeni baştan…

Aşağıdakiler ve yukardakiler, ilerdekiler ve geridekiler. Bitmeyen sosyal sınıf ve sınıf atlama mücadelesi. Üç beş zengin adam, iki elli iki ayaklı…Ve milyarca diğerleri, üçüne konu beşine konu, beşyüzüne konu…Hadi maksimum 15.000 EUR memur maaşı için..

Sahi yok diyebilir misiniz eşitlik.. Var ve yüzyıllar yıkılmaz bir toplum yapısı kurmuş, başka temalara duyarsız binlerce koşullu memuruyla, askeriyle, polisiyle DEVLET!

Nasıl karşı koyacaksınız…Boşuna mı liberaller hep azınlık, hep muhalif hatta post-struktivist anarşist…

İtiraf ediyorum haksız değildi yakıştırma..a Aynaların açısı iyice standart ve görüntünün algıya yansıyan permutasyonları bile hesaplı…

SIKIŞTIM yine! Çekillse DEVLET…! ‘Zorla ilerleyeceksin’ koşullamamdan kaçamıyorum ve engel bizzat kendisi… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 368
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster