Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
472
 

Devlet Devleti tanımazsa, Devlet Devlete güvenmezse.

Devlet Devleti tanımazsa, Devlet Devlete güvenmezse.
 

Devlet dairelerinde bürokrasi artık yıllardır alışıla gelmiş bir durum. Havale almalar, deftere işlemeler, oradan mühür, buradan imza derken üç-beş dakikalık bir iş için kuyruklar uzar uzar uzar, vakit su gibi akar gider.

Devlet dairesinde bir işiniz varsa ve de çalışıyorsanız izninizi uzun tutmanız şart. Bu hafta öyle bir girdap içine girdim ki, devletin devleti tanımadığını fark ettim.

Önümüzdeki günlerde evleneceğim ve nikah işlemlerini yaptırmak için çıktım yola. Prosedür aynen şöyle işliyor. Önce evlendirme dairesine bir uğruyorsunuz neler gerekiyor diye. Hemen sizi belediyeye sicil numarası almaya yolluyorlar. Bu numarayı belediyede işiniz olunca kullanacakmışsınız fakat nikah işlemleri ile ne alakası var sormayın bende bilmiyorum ve kullanmadıkta zaten. Sonra ikametgah çıkartıyorsunuz.Vesikalık resimlerinizi hazırlıyorsunuz 8 adet isteniyor. Bunlar ısınma turları olarak geçiyor, oradan nüfus idaresine gidip vukuatlı nüfus örneği alıyorsunuz. Artık doz artmaya başlıyor ve asıl bomba sağlık raporunda. Bunun için sağlık ocağına gitmeniz gerekiyor. Sağlık ocağı çok kalabalık, okulda top oynayıp ayağı su toplayan çocuklar bile orada. Size bir öneri sunuyorlar isterseniz kan tahlillerini ilçe içerisinde özel bir hastanede yaptırabilirsiniz diye. Önce kulağa hoş geliyor. Fakat ciğer filmlerinizi burada çektirmeniz gerekiyor diye de ekliyor görevli memur.

Bakıyorsunuz sağlık ocağı tıka basa dolmuş, doktorlar nefes alacak halde değil ve gerçekten yorgunluktan perişan görünüyorlar. Beklesem sabretsem işlerimi orada yaptırsam imkansız erkenden almam, zaten çalışıyoruz izin izin nereye kadar, basıp gidiyoruz tahlilleri dışarıda yaptırmaya. Ben Kızılay’ı tercih ettim. Kan tahlillerimi yaptırdım ve sağlık ocağında ciğer filmini çektirip almamın uzun zaman süreceğini anlayıp filmi de Kızılay’da çektirdim. Bir ümitle sağlık ocağından onay alabilirim diye.

İşleri hallettim sağlık ocağına sonuçları getirdim ki sağlık raporunu alabilelim diye. Fakat o da ne? Tahlilleri sağlık ocağında yaptırmadık diye Kaymakamlıkta Sağlık Grup Başkanlığına onaylatmamız gerekiyormuş. Koşa koşa Kaymakamlığa gidiyoruz bir kapıdan giriyorum, sigara yasağı henüz oraya gelmemiş içerde nefes almak imkansız. Bir kaşe bir imza atıldıktan sonra başka bir odaya paslıyorlar sizi. Orada bir aile havası var. Bir türbanlı abla evrağınızı deftere kaydediyor, bir mühürde orada basılıyor. Arkada bir masa, masada bir çocuk, çaylar, meşrubatlar, yemekler çok homojen bir ortam, devler dairesi demeniz imkansız. Bütün tahlilleriniz onaylanıyor. Neye göre onaylanıyor bende bilmiyorum. Bu kadar güvensizce Kızılayın raporlarını Kaymakamlığa gönderen sağlık ocağı oradan gelen iki mühre işleme alıveriyor evraklarınız.

Sonra bu evraklarınızı diğer doktorlara da imzalatıyorsunuz. Onlarda kalabalığın arasından süratle imzalıyorlar ve kaydettiriyorlar. Ve final, sağlık raporunuz tamam.

Kızılay’a ve Özel Hastanelere yetkileri veren devlet onlardan gelen evrakları kabul etmiyor ve farklı onay mekanizmalarını devreye sokarak büyük bir bürokrasi oluşturuyor. Bir nev’i devlet devleti tanımıyor. Onay mekanizması da hani gerçekten takip eden, kontrol eden bir mekanizma olsa bir düşünürsünüz. Veriyorsunuz evrağı önlerine basıyorlar mührü.

Devletin içinde yaşadığı bir çıkmaz mı bu kendi kendine güvenmemek? Kendi kurumlarını, kendi yetkilerini tanımamak, kurumlar arasında ayrımcılık yapmak. Kızılaydaki doktor diplomasını devlet okulundan alıyorsa, Kızılay bu devletin verdiği yetkilerle çalışıyorsa neden devlet kabul etmez kızılayın tahlillerini? Anlaşılmaz traji komik bir olay ve maalesef ki bürokrasilerden ufak bir örnek bu

Neyse ki öyle veya böyle işlerimizi hallettik. Fakat içimden de geçirmedim değil. Hiç kimse devlet dahil içinde karmaşa yaşamasın diye.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2358
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1977 yılında İstanbul'da doğdu, zamanının getirdiği bir çok avantajı değerlendirdi. Sokakta oynad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster