Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '11

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
1860
 

Devlet eliyle mera talanı

Devlet eliyle mera talanı
 

Mera Talan Tasarısı Meclise Geliyor!


25.02.1998 tarihinde 4342 sayılı kanun meraları korumaya yönelik olarak yasalaştırılmıştı. Yasa çıkarılır iken o güne kadar meraların korunması ile ilgili aksaklıklar, suistimaller, kamu görevlilerin ihmalleri göz önüne alınarak çıkarılmıştı.

Yasanın olumlu yanları;  meraları kullanma hakkına sahip köylülerinde meranın korunması ile ilgili şikayet hakkı vermesi, merası olan köylerde köylülerden ‘’Mera Koruma Kurulu ‘’ nun kuruluşuna yer vermesiydi.  4342 sayılı kanun İllerdeki Vali Başkanlığında, İl Tarım Müdürlükleri bünyesinde ‘’İl Mera Komisyonu ‘’ kurulması ve bu kurula yeni mera alanları tahsisi konusunda yetki verilmiş olmasıydı.

25.02.1998 tarihinde 4342 sayılı kanunun yayınlanması ile Ülkemizdeki o zamanın Tarım Bakanı’nının direktifi doğrultusunda hazineye ait mera olabilecek ve çeşitli şahısların işgallerindeki araziler İl Mera Komisyonları kararları gereğince mera yapılarak köylülerin, hayvancılığımızın hizmetine sunuldu.

Meraya devlet eliyle ilk talan sinyalleri Adana ili Pozantı yöresi Akçatekir Yaylası ile ilgili mahkeme haberleri ile geldi. İçinden belki de bin kere geçtiğim Akçatekir ilk geçtiğim 1974 yılında 100 haneyi geçmeyen köy idi. Şimdi şehir ve yasa ile mera vasfından çıkarılan arazi üzerinde!

25.02.1998 tarihinde yasalaşan 4342 sayılı kanun mera tarifini yaparken, yaylak, otlak tabirlerini de aynı kapsama alıyor ve bu kapsamdaki işgallerin son bulması gerekiyordu.

Adana ili hazine avukatları kanunun bu emredici hususu ve kendilerine verdiği yetkiye dayanarak Adana ili Akçatekir Yaylası’ndaki yapılaşan arazi üzerine sonradan yapılmış tapu tahsis ve kadastro tapulama kararlarının iptali ile ilgili dava açtı. Davayı hazine avukatları yerel mahkemede kazanınca Yargıtay safhasında kaybedecekleri anlaşılan Akçatekir yaylasının yapılaşan sakinleri, belediye başkanlığının öncülüğünde çözümü parlamentoda yasa değişikliğinde gördüler. İktidar partisinin TBMM komisyonu üyesi Ziraat Mühendisi, Çukurova Üniversitesi eski öğretim üyesi Sayın Vahit Kirişçi’nin yaylayı işgal edenlere sahip çıkması ile konu parlamentoda tüm partilerin oybirliği ile 27.05.2004 tarihinde 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı kanunun değiştirilerek bu kanuna karşı devlet eliyle ilk mera talanı yapılmış oldu. Akçatekir yaylasını işgal edenlere yasal statü kazandırılmış oldu.

Akçatekir işgalcilerine kıyak 4342 sayılı kanunun 6. Maddesinin 4. Fıkrası ile belediye sınırları arasında olan mera vasıflı arazilerin vasıf değiştirilmesini komisyonlara bırakılması ile gerçekleştirilmiştir. Bu maddenin değişmesi ile artık büyükşehir, küçükşehir belediye sınırları içerisinde kalan, veya sınırları içine alınan meraların vasfını tapudan değiştirmek kolaylaştırılmıştır.

Aynı kanunun 9.maddesinin 5. Fıkrasının ve 14. Maddesinin değiştirilmesi ile;

Madde 14. — Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden;

a) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının talebi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümlerine göre, arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen maden ve petrol faaliyeti için zaruri olan,

b) Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi üzerine, turizm yatırımları için zaruri olan,

c) Kamu yatırımları yapılması için gerekli bulunan,

d) Köy yerleşim yeri ile uygulama imar plânı veya uygulama plânlarına ilave imar plânlarının hazırlanması, toprak muhafazası, gen kaynaklarının korunması, millî park ve muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi için ihtiyaç duyulan,

e) 442 sayılı Köy Kanununun 13 ve 14 üncü maddeleri kapsamında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan,

f) Ülke güvenliği ve olağanüstü hal durumlarında ihtiyaç duyulan,

g) Doğal afet bölgelerinde yerleşim yeri için ihtiyaç duyulan,

Yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir

Hükmünün konulması ile devlet eliyle kapsamlı bir mera talanına izin verilmiştir.

Gıda ; enerjiden, petrolden, madenden daha az değerli olamaz. Meralar, yaylalar, otlaklar hayvancılığımız için  yaşam alanlarıdır. Hayvancılığımız gıdamızdır. Merasız bir hayvancılık düşünülemez.

4342 sayılı kanuna 5178 sayılı yasa ile yapılan talan izni yetmiyormuş gibi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Veteriner Hekim Sayın Mehdi Eker’in medyaya verdiği demeçte satır aralarında ‘’ mera kanununda yapılacak değişiklikle meralarda küçük ünite yapımı’’ndan söz etmektedir. Sayın Bakan’ın küçük ünite açıklaması hayvancılık sektörünü, meralardan faydalananları endişelendirmektedir.

Küçük üniteden maksat otlayacak hayvanlar için küçük, beton olmayan barınaklar kastediliyor ise 4342 sayılı mera kanunu zaten buna izin veriyor.

Turizm maksadı bile olsa yapılaşmaya izin verecek bir yasal değişiklik, meralarımızın, yaylalarımızın devlet eli ile yeni bir talanı olacaktır.

Meralarımız, yaylalarımız hayvanlarımız için yaşam alanı olmaktan öte hayvancılığı ucuz beslenme kaynağıdır.  Et, canlı hayvan ithal eder hale getirilen ülkemizin 34 milyon ton kaliteli kaba yem açığını kapatma stratejilerini ortaya koyamayan göstermelik bir Stratejik Plana sahip bir idarenin meraları hafife almasını yadırgamıyoruz.

Meraları kamu ve yasa gücü ile talan edilmesi hazırlıkları yapanların merasız, 34 milyon ton kaliteli kaba yem açığını kapatmaksızın Hayvancılıkta ‘’büyük işletmeler ‘’ kurdurulması hayali yaşayanların hayvancılığımıza diz çöktürdüklerinin artık farkına varmalıdırlar!

https://groups.google.com/group/cigsutureticileri

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Malesef son 70 kusur yildir ulkemizde milli cikarlarimizi koruyan ve savunan bagimsiz-milli bir politikamiz yoktur.Uzun vadede milli bir hedefimiz yoktur,yillardir egemen guclerin,dis mihraklarin "bol parcala yonet" metodlari ile oyalanip durduk.Cumhuriyet'in faprikalarini (KIT'ler)talan ettiler,turlu engeller ile tarim arazilerini ve koyluleri birbirinden kopardilar,meralari bahsettiginiz metodlar ile talan etmeye devam ediyorlar.Kademe kademe uyguladiklari politikalar ile,kendi yagi ile kavrulan halkin elindeki tum imkanlari alip,kendilerine muhtac konuma getirip hukumranliklarini surdurmek istiyorlar.Uretimden kopuk tuketime yonelik disa bagimli bir toplum yaratmak icin din istismari dahil her yolu deniyorlar.Toplum olarak ortak milli cikarlarimiz etrafinda politikalar uretmeliyiz...Saygilar.

arif cakmak 
 19.12.2011 17:28
Cevap :
Yazıma katkı sağlayan yorumunuz için teşekkür ederim.  28.12.2011 21:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1931
Kayıt tarihi
: 21.02.10
 
 

Dünya'da ekmekten sonra ikinci ÖNEME sahip gıda olan SÜT ve SÜT Ürünlerinin; 1-Her türlü pake..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster