Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
881
 

Devlet Kürtlerden özür dilemeli (ymiş) !

Devlet Kürtlerden özür dilemeli (ymiş) !
 

Pkk affedilsin !. Hapishaneye değil, evlere dönülsün, devlet özür dilesin diyenler. Ya bunlar ?


Daha durun, çok şey görmediniz, okumadınız !. Daha ne özür kampanyaları açılacak! Daha kimlerden özür dilenecek ve devlet suçlanacak, kamuoyu oluşturulmaya çalışılacak.. Bekleyin, görün ve izleyin !.. Bu seferki bir kampanya değil ama yakında bunu da kampanya haline getir birileri, hiç merak buyurmayınız..

Bu seferki görüşü ortaya atan TESEV adında bir kurum. Kısa adı TESEV olan Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı, kendilerince oturup 35 sayfalık bir rapor hazırlamışlar ve bir basın toplantısı ile bunu önce kamuoyuna, sonra hükümete sunmuşlar. Her maddesini ayrı tartışmak gerektiği hemen belli olan bu rapor, hükümet tarafından kabul görür, ilgili birimlerce değerlendirilir mi bilemem ama epeyce ses getireceğine eminim.

Bu Tesev’in hazırladığı bu rapor Kürt sorununu hakkında hazırlanmış bir rapor. Ama içeriğini okuduğunuzda belki fikriniz değişebilir. Ne kadar tarafsızca kaleme alındığı da tartışılabilir. Ama birçok kesimin rahatsız olacağı da aşikar gibi. Tesev’in Kürt sorunu için acil önlem paketi gibi olan bu rapor “devletin Kürtlere özür borçlu olduğunu” belirtmekle kalmıyor, şuan olduğu iddia edilen Kürt sorununun maddeler halinde sıralanan bazı dikkat çekici çalışmalarla önlenebileceği vurgulanıyor.

Peki, ne diyor bu rapor ? Bu rapor çok şey diyor da, belli başlı konular şöyle diyor..

1- PKK’lılara sicil affı çıkarılmalı : Ülke içi ve sınır ötesi bütün operasyonlar bir an önce durdurulmalıdır. PKK’ya silah bırakması çağrısında bulunmak amacıyla STK temsilcilerinin ve siyasi partilerin aracılığına başvurulmalıdır. PKK militanlarının silah bırakması ‘pişman olmalarına’ koşullandırılmamalı. Beyaz bir sayfa açmak adına, bütün militanları kapsayan bir sicil affı çıkarılmalıdır.

2- Kürtçe ikinci dil olarak okutulmalı: Yeni Anayasa herhangi bir resmi ideolojiye atıfta bulunmamalı; devleti değil, bireyi korumayı amaçlamalı; demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının korunması dışında ‘değiştirilemez ilkeler’ barındırmamalı. Bölgedeki camilerde vaazlar Türkçe ve Kürtçe verilmeli. Kürtçe ikinci dil ve seçmeli dil olarak okutulmalı.

3- Türk’üm, doğruyum’ andı kaldırılmalı : İlköğretim okullarında her hafta başında ve sonunda yapılan törenlerde okutulan ‘Türk’üm, doğruyum’ diye başlayan ant kaldırılmalıdır. Kürt çocuklarına verilecek her türlü sosyal hizmette, ana dile duyarlı olunması çok önemlidir. Devletin bölgedeki çocuklara bir sosyal atılım borcu bulunmaktadır.

4- Sulama kanallarıyla GAP sonlandırılmalı: Bölge halkının plana olan güvensizliği göz önünde bulundurularak, GAP projesi sulama kanallarının tamamlanmasının ardından son bulmalı. Bölgenin ekonomik ve ticari potansiyelinin açığa çıkması için Türkiye’nin Ermenistan sınır kapısı açılmalı. Bölgede acilen mayın temizleme çalışması başlatılmalı.

5- Hakikati araştırma komisyonu kurulmalı: Koruculuk sistemi bir an önce kaldırılmalıdır. Tazminat yasası olarak bilinen 5233 sayılı ‘Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’a başvuru süresi bir kez daha uzatılmalıdır.

Ayrıca, <ı>“Devlet genel olarak topluma, özel olarak Kürt halkına yönelik en azından bir özür borcu olduğunu unutmamalıdır. Tarafsız, bağımsız bir hakikatleri araştırma komisyonu oluşturulmalıdır. Valiliklerin, belediyeler üzerinde oluşturduğu vesayet sona erdirilmeli. Yerel yönetimlerde Türkçe dışındaki diller kullanılmalı” da denilmekte bu raporda..

Tüm bunlarla birlikte, TESEV’in “Kürt Sorununun Çözümüne Dair Bir Yol Haritası” olarak değerlendirdiği bu rapor ayrıca <ı>“<ı>PKK’ya silah bırakma çağrısında bulunmak için sivil toplum örgütlerinin ve partilerin aracılığına başvurulması, bütün örgüt üyelerini kapsayan sicil affı çıkarılması, Kürtçe’nin ikinci dil olması, koruculuğun kaldırılması gerektiğini” de sıraladığı öneriler arasına koymuşlar..

Görüldüğü üzere, bu rapor çok ses getirecek. Ama benim birkaç sorum var elbette.. Bu rapor gerçekten objektif bir bakış açısıyla mı oluşturuldu ? Bunu oluştururken, belli bir kesimden maddi ve manevi bir yardım alındı mı ? Böyle bir rapor yazılması ricasında (!) bulunuldu mu ? Neden bu rapor, içeriğinde Pkk’lıları haklı konuma getiriyor da, mağdur olanların yalnızca Kürtler ve Pkk’lılar olduğu savunuluyor ?

Evet bugün, Pkk’nın estirdiği terör olaylarından dolayı bu ülkede 50-60 binin üzerinde insan hayatını kaybetmiştir. Bunların 40 bini asker, polis, sivil vatandaş, köylü, çocuk, öğretmen, mühendis, dağdaki çobandır. Geri kalanı’da askerler polisle çatışan teröristlerdir. Bu ülkede Kürt vatandaşlar elbetteki çeşitli sebeplerden dolayı mağdur olmuşlar, olmaktadırlar. Ama ya hayatlarını kaybedenler ? O hiçbir günahı olmayan siviller ? Şehit ve gazi olanlar ? Onların aileleri ? Pkk’ya karşı savaşıp, uzuvlarını kaybedip te hayata tutunmaya çalışan şerefli gaziler ? Onlardan da özür dilenmeli mi ? Kim dileyecek bu özrü ?

TESEV Başkanı Can Paker, raporun Doğu ve Güneydoğu’da görev yapan STK temsilcileri, yerel yöneticiler ve kamu görevlileriyle yapılan mülakatlar sonucunda oluşturulduğunu belirterek, “Gözettiğimiz temel amaç, Kürt sorununa barışçı bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmak. PKK aslında bölge halkının kendisi. Oradaki her evde ailenin bir ferdi ya dağda ya da hapiste” derken bence biraz daha sağlam düşünmeliydi.


Evet, bu coğrafyada, bu topraklarda barış olmalı. Güneş her zamankinden daha güzel doğmalı. Ama bu ülke vatandaşları, bu coğrafya insanı, bence hiçbir zaman güneşin doğudan doğduğunu unutmadı. Türkiye’deki terör olayları bu ülkede 30 yıldır aktif. Ve otuz yıldır da bu rapor gibi raporlar, kurumlar, kuruluşlar, birçok siyasi, terörü devletin bu hale getirdiğini söylediler. Şimdi de özür dilesin istiyorlar. Bu ne çifte standarttır. Bu nasıl savunulabilir.

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet beyefendi senin gibi bir takım gerçeklerden uzak ben merkezci düşünen ve kalemine yansıtan insanlar olduğu sürece bu ülke politikacıları ölü insanlar üzerinden siyaset yapacak,kendini yazar sananlar faili meçhul katliamları çarşaf çarşaf yayınlayacak,insanlar ölecek bu ülke her geçen gün kaosa sürüklenecektir. bunun nedeni siz ve sizin zihniyetinizde olan bazı siyasi partilerdir.eğer gerçekten vatan sever biri isen çık ortaya milleti bir arada yaşamaya sevkedecek olumlu bağlayıcı şeyler yazarsın...

Faruk SONER 
 31.12.2008 15:46
Cevap :
Dünyadan bihaber yurttaş, Öncelikle kafatasçılığın ne olduğu öğren. Sonra insanları itham et. Senin gibi cahiller yüzünden bu ülke çalkantılardan kurtulamadı. Senin gibilerin sığ düşünceleri yüzünden, tarihe sahip çıkılmaması yüzünden, pervasızlık, boşvermişlik, hayasızlık aldı başını gidiyor. Benim hangi yazımda, "milleti bir arada yaşamaya sevketmeyen olumsuz" şeyler vardı ? Önce, geçmişten bgüne konuyu iyi analiz et, sonra çıkıp birilerine "kafatasçı" de.. Senin gibi zihniyetlilerle aynı topraklarda yaşamaktan utanıyorum...  02.01.2009 10:30
 

sayın hilmi bey siz o katilleri affedin ama orada o çıkarcı katilleri affetmiyecek binlerce şehit anası var bu topraklarda önce kendi söylediklerinize kendiniz inanın... o şehirlerde hastane yol.su.elektrik olsa okul olsa bu şerefsizler bu cinayetleri işlemezlermiydi sanıyorsunu? YANILIYORSUNUZZZZ... işlerlerdii.. madem kürt halkının sıkıntılarını haklarını korumak için bunca kan hani nerde haklar hala rezil rüsva bi şekilde doğu anadolu madem bu ülke onlara veremedi istediklerini neden kendileri vermiyorlar halkıımız dedilerinie isteklerini onca paralar dönüyor... özür diliyorum ama boşşş konuşmuşsunuz...

cemile kilavuz 
 30.12.2008 9:20
Cevap :
Sayın Cemile hanım, Bu mesaj bana mı yoksa sevgili Hilmi bey'e tam olarak anlamadım ama sanırım düşüncelerinizle, düşündüklerimiz paralellik içinde.. Bugün Kürt halkı hep devletten birşey bekledi. Devlet yeri geldiğinde verdi de, ama hiç kabul görmedi. Hep verilmediği iddia edildi. Ama bugün hem Kürt vekilleri hem yerel yönetimler, hem de Kürt kökenli işadamları, kendi bölgelerine, kendi halklarına ne verdiler, ne götürdüler acaba.. Bunu da sorgulamak doğru olmaz mı ? Sevgiler..  30.12.2008 16:11
 

PKK nın işlediği cinayetlerin faillerini bulmak için; Güneydoğu Anadoluda, jandarmanın, askerin ve korucularının sivil halka uygulamaları incelenecek olusa tek taraflı düşünmenin yanlış olacağı kanısındayım. Bana göre PKK nın ne için mücadele ettiğini araştırmakta ve o doğrultuda çözüm aramakta yarar olur. Topla, tüfekle ve süngüyle bu soruna çözüm bulunamaz düşüncesindeyim.

Hilmi Polat 
 26.12.2008 0:29
Cevap :
Sevgili Hilmi bey, Konu hep aynı aslında.. Herkes aynı düşünceyi ortaya atıyor. Bir yere kada doğru. Bir yerde yanlış. Yani, bir anlamda katılıyorum, bir anlamda katılmıyorum. Bunu her iki taraf açısından değerlendirmek gerekirse. Şöyleki, Pkk neden silaha, mayına, suikastlara gerek duyuyor. Gerçekten Kürtlerin haklarını aramak için mi ? Peki devlet neden topa, tüfeğe, silaha başvuruyor ? Kürtleri ortadan kaldırmak için mi ? Bugün askerin en büyük yardımcısı (!) olduğu söylenen korucular, gerçekten askere yardım etmek istedikleri için mi korucu oldular ? Bugün devlet yalnızca dağdaki teröristle mi savaşmaktadır ? Bu soruların cevaplarını bulmak çok da zor olmamalı. Yüüce Atatürk "iç ve dış düşmanların olacaktır" derken ne demek istedi acaba ? Devlet, karşısında olan Kürt vatandaşlarla köprüleri tekrar kurabilir. Bunun açılımları çoktur. Ama dağdakilerle nasıl köprü kuracaksınız? Adam size silahla, kurşunla, mayınla, ölümle, kanla geliyor.  29.12.2008 10:17
 

Ben o olayin öncesini ve sorasini biliyorum gercek bebek katilinin kim oldugunu da ? Acaba sahsi zadenizde olayi biliyor mu yoksa davulun sesini ta izmirden mi almislar? Selamlar saygilar.

Devrim Er 
 25.12.2008 17:07
Cevap :
Siz davulun sesini bulunduğunuz yerden duyduysanız, söyleyin de biz de öğrenelim.. Herkes davulun sesini farklı duyuyor, sizin duyduğunuz davul sesi hangisi ??????  25.12.2008 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2511
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster