Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '07

 
Kategori
Projeler
Okunma Sayısı
315
 

Devlet Kurumu nasıl çalışmalı?

Her kurum kendi kendine şu dört soruyu sorarak işe başlamalıdır: Bunlardan birisi, ne sorusu; ikincisi, nasıl sorusu; üçüncüsü kiminle sorusu ve dördüncüsü niçin sorusu.

Ne?
Siz o kurumda neyle görevlisiniz? o "ne" dediğimiz şey, birinci derecede bilgiyle ve tefekkürle ilgili bir sorudur. Yani, başka bir şekilde ifade edersek; "Ne sunacaksınız?" sorusu her kurumda son derece önemlidir. Öncelikle bilgilerin yenilenmesi lazım. Bu, eskiden beri sürüp gelen bilgilerin tamamının geçersiz olduğu anlamında değildir. Fakat, madem dünya yenileniyor, hayat yenileniyor, ilişkiler yenileniyor, o zaman bu ilişkilere ve bu ihtiyaçlara cevap veren bilgilerin de yenilenmesi lazım. Bu bağlamda eksiğiniz varsa kurumunuzun yeniden yapılanmaya ihtiyacı vardır demektir.

Nasıl?
Yani, neyi, nasıl öğreteceğiz konusuna gelince: O konu da bilgidir, bilgidir, bilgidir, bilimsel yaklaşımdır ve rasyonelliktir. Çünkü, nihayetinde, kendi kutsal kitabımıza baktığımız zaman, hemen hemen ortaya konan her konuyla ilgili bizim düşünmemiz emrediliyor, tefekkür etmemiz emrediliyor, bizim o konuda bilgili konuşup konuşmadığımız emrediliyor, Kur'an'ı dikkatlice dinlerseniz, eğer bir konuda sağlam bilgiye sahip değilseniz "Susun" diyor. Bunu herkese söylemek lazım, kendimize de söylemek lazım. Eğer, bir konuda yeteri kadar sağlam bilgimiz yoksa, inancımız bizden susmamızı istiyor. "Zannederim diye başlamayın, çünkü zanların çoğunda yanlışlık vardır, eksiklik vardır." diyor. Bunu evvela, kurum kendi kendine uygulaması gerekiyor.

Kiminle?
Kiminle yapacaksınız? Her kurumun bu konuda verdiği karar şu olmalıdır; Bu ülkenin o alandaki bütün birikimini kullanarak, bütün birikimli insanlarını kullanarak, insan kaynağının tamamını seferber etmemiz gerekiyor. Hiçbir kurum, sadece belli bir kesimin değildir. İster bu A kurumu olsun ister başka bir kurum olsun, o konuda, ülkenin o anda mevcut olan bütün birikiminin seferber edilmesi lazım ki, siz, bu çetin dünyanın, çetin sorunlarını çözebilme imkânına kavuşabilesiniz.

Niçin?
Evvela her kurumun milli görevi vardır. Kurum, bu ülkenin millî birliğine, millî bütünlüğüne ve dayanışmasına her türlü hizmeti vermek durumundadır. Anayasa kurumlara diyor ki: Siyaset üstü olacaksınız, siyasete alet edilmeyeceksiniz, ama, aynı zamanda toplumun bütünleşmesine ve dayanışmasına elinizden gelen katkıyı vereceksiniz, sağlayacaksınız. Bunu ihmale hiç kimsenin hakkı yoktur. Ya bu katkı için elinden geleni yapar yahut da o katkıyı yapacak başkaları gelir. Bu ister bakan olsun ister herhangi bir kurumun Genel Müdürü olsun ister başka görevli olsun, bu işi ya yapacağız ya yapacağız, başka çaresi yok.

Bir kurum bu şekilde yapılanır ve çalışır ise, küresel bir kurum hâline gelir. Bugün, eğer dünyanın başka bir yerinde bir şey oluyorsa, denir ki: "Bir de Türkiye'deki şu kuruma soralım." Bu, şimdilerde olmayan bir şeydir bizim için ve bundan dolayı da arenada Türkiye akla gelmiyor. Bugün kendimizi anlatabildiğimiz ölçüde başarılı oluruz, ama alacağımız daha uzun bir yol var. Keşke bugün başkaları dese ki: "Hayır, hem modern bilgilere sahip olma hem çağdaş bilgileri kullanma ve onu hizmete taşıma bakımından Türkiye'deki şu Kurum başka ülkedekilerle mukayese edilmeyecek kadar iyidir." Keşke, bir referans olan, artık dikkate alınan, görüşlerine önem verilen birçok kurumumuz olsa. Demek ki sadece, artık millî çerçeve içinde düşünemeyiz. Aynı zamanda, madem ki ülkemiz -Avrupa Birliği bağlamında vesaire vesaire alanlarında- artık küresel bir aktördür, dünya oyuncusudur. O hâlde, kurumlarımızın da -bir ülkenin dünya oyuncusu olmanın anlamı budur- dünya ölçeğinde söz sahibi olması lazım, güçlü olması lazım ki, o zaman siz, dünyada ben de varım… işte tüm varlığımız ile biz varız diyebilmeliyiz. Demek ki hem millî çerçeve içerisinde hem küresel boyutta bir vizyona sahip olmak durumundayız ki, kendimize düşeni yapalım.

Varlık neyle oluyor? Bilgiyle oluyor, düşünceyle oluyor, başarıyla oluyor, ortaya ürün koymakla oluyor. Her biriminle, kurumunla ortaya global bir varlık koyamıyorsan, kendi içinde bir birini yer, tüketir ve tarih sahnesinden silinir gidersin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 01.05.07
 
 

Orman mühendisiyim. 1992 yılından beri orman kadastro işinde çalışmaktayım. Amacım insanları orman k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster