Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
154
 

Devlet Okulunda Para İstenmesi

Çocuklarımız bizim en kıymetlimiz.

Ebeveynleri olarak onlar için herşeyi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyoruz.

Ve okul çağında olanlar için yeni bir öğretim yılı daha başlıyor.

Ama veliler pek mutlu değil. Birçoğu da özellikle devlet okullarında, kayıt yaptırırken istenen paralardan şikayetçi. “Para istenmemesi lazım çünkü yasak” deniyor.

Evet, kanunen bu yasak.

Her ne kadar “bağış” adı altında anılmaya çalışılıyorsa da, bağış isteğe bağlıdır. Oysa okul idareleri bunu velinin isteğine bırakmayıp kayıt için zorunlu koşul olarak talep ediyorlar.

Dolayısıyla veliler bu itirazlarında 'esasen' haklı.

Lâkin devlet okulları “eskiden” ancak, isminin hakkını verecek şekilde tüm ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığı okullardı... ama şimdi öyle mi?

Onun için, velileri düşünmeye davet ediyorum:

Bu konuda itiraz etmeleri ve şikayet etmeleri gereken mercî, yani “onaylamamaları” ve asıl kızılması gereken makamlar, okul müdürlükleri midir, yoksa adına kısaca “devlet” dediğimiz devleti yönetmekle sorumlu iktidarlar mı? Yani devletin bu tür işlevlerini anayasal olarak yerine getirmekle bizzat yükümlü olan, ama buna rağmen devlet kendisi olduğu halde bu idari ve yasal zorunluluklarını ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek yine -adı üstünde- kendi okullarına yani devlet'in okullarına yeterli ödeneği vermeyen iktidardaki hükümetler midir?

Öyle ya, bir ticari kuruluş olmayan, kuruluş amaçlarına ve yasalarımza göre bütün ihtiyaçlarını devletten gelecek parayla ancak giderecek olan devlet okullarında, devletten yeterli para gelmeyince okul idarecileri ne yapsın?

Bunun hemen akabinde ise ilaveten en önemli soruyu soralım şimdi de kendimize:

Devletin kendi okullarına yeterli ödeneği göndermeyen o hükümetleri peki, yine biz bu velilerin bir çoğu olarak verdiğimiz oylarla getirmiyor muyuz iktidara?

O halde asıl kızılması gereken, o velilerin bir kısmı, yani bizzat kendimiz olmayayız sakın?

Eğer öyleyse, kendimizden başkasına kızmaya ve şikayet etmeye hiç hakkımız kalır mı artık bu durumda?

Üzgünüm ama, kalmaz maalesef; her birimiz doğru düşünmek zorundayız.

Ne demişler?

Kendi düşen ağlamaz! Sonuçlarına katlanacaksınız; oy verirken düşünecektiniz. Hattâ, bütün bunları asıl, oy verirken düşüneceksiniz...

Filiz Alev
09.09.2019

 

Nevzat Dağlı, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oğlanı liseye kaydettirirken ben de vermiştim. Yıllar önce tabi. Süper liseye gidecek. Puanı da düşük. O hevesle düşünmeden vermiştim. Şimdi olsa vermem.

Kerim Korkut 
 26.01.2020 15:43
Cevap :
İnsanların en hassas noktası çocuklarıdır. Bunu biliyorlar, dolayısıyla işin içinde duygu sömürüsü de var yani.  27.01.2020 0:16
 

FİLİZ Hanım,önemli bir soruna değinmiş;yazınızın içeriğinde de sorunun kaynağının okul müdürleri olmadığını,okullara yeterli ödeneği göndermeyen yönetimde olduğunu belirtiyorsunuz.Yerinde bir saptama.Esen kalın.

Hüseyin Başdoğan 
 23.12.2019 19:52
Cevap :
Teşekkürler Hüseyin Bey, iyi seneler...  24.12.2019 4:04
 

Eğitim ve sağlık hakkı parasız olmalıdır. Zaten parasız diye de bilinir ama maalesef..Katılıyorum size, duyarlı toplum ön plana çıkıyor burada.

Yalnıztürk 
 04.12.2019 0:38
Cevap :
Halk da, yönetimler de yeterince ve gereğince duyarlı olabilse keşke. Değerli katkınız için teşekkür ediyorum.   10.12.2019 17:02
 

Farklı yönden konuyu ele almışsınız, çok da önemli bir mesele.

Kerim Korkut 
 11.10.2019 7:36
Cevap :
Teşekkürler Kerim Bey...  11.10.2019 22:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1687
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3155
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster