Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
398
 

Devlet televizyonunda bir ilk!

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu. Ekranda bir program var. Programın adı 'Enine Boyuna'. İçeriği: Türkiye'de ki türban tartışmalarının enine boyuna tartışılması. Programın stüdyodaki konukları: Cumhuriyet Kadınları Derneği Üsküdar Şube Başkanı Fatma Çoban, sosyolog Tülin Bumin, yazar Nazlı Ilıcak, sosyolog-yazar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu.

Sosyolog-yazar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, bir ilke imza attı. Programa türbanıyla katılan Barbarosoğlu, TRT'de erkana çıkan ilk türbanlı isim oldu. Türbanlı sosyoloğu ekranda gören pek çok vatandaş TRT'ye tepki telefonları yağdırdı ve TRT'nin telefonları kilitlendi.

Bildiğiniz gibi üniversitelerde ve kamusal alanda türban takmak yasak. TRT'de bir kamusal alan. Peki Türkiye'nin devlet televizyonu, yasak olduğunu bile bile neden bu türbanlı bayanı ekrana çıkarttı? Kadrolaşma bu kadar mı ilerledi? Bunlara kim dur diyecek? Türbanlıların devletin kurumlarında dolaşmalarına kim izin veriyor? Bu ülkede yasaklar ne zamandan beri uygulanmaz oldu? Türban Çankaya'ya girdi, seslenen olmadı. TRT'ye de girdi, büyük ihtimalle yine seslenen olmayacak. Şimdi sıra hangi devlet kurumunda?

Yasakların uygulanmasını sağlayacak olan kim? Devletin kurumları. Yasağa uymayanları cezalandıracak olan kim? Yine devletin kurumları. Yasağa uymayan kim? Devlet memurları. Yani devletin kurumlarında ki görevliler. Buna izin verenler kim? Hangi devlet kurumları görevini yapmıyor?

Türkiye laik sistemle yönetilen bir ülkedir. Laik sistemle yönetilen bu ülkede kamusal alanda türban takmak "yasaktır". Türbanın serbest olması için Anayasa değişikliği gerekmektedir. Anayasa'da ki bazı maddeler değişitirilmedikçe "hiç kimse" kamusal alanda türban takamaz. Bu yasağa uymayan, T.C. kanunlarına göre suçludur. Gereği yapılmalıdır.

Bu yazı, Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin laik bir devlet olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre kamusal alanda türban takmanın yasak olduğunu unutanlara hitaben yazılmıştır. Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Faraza türbanlı biri TBMM'ye de girse kimseye zararı olacak mı? Zararlı bir şeye karşı mücadele, o şeyin zararını önlemek için yapılır. Burada eğer bazı değerlere zarar geleceği düşünülüyorsa -ki bu da bir görüştür ve doğru da olabilir- insanların bu fikirle yetişmesini önlemek lazımdır. Amacı bankayı soymak veya dinamitlemek olan birine, yüzündeki maskeyi, ya da çorabı çıkar, kıravat takıp şuraya adam gibi gir demek, bir anlam ifade eder mi? Bugün yapılan aynı buna benziyor. Kapıda peruk tak, ya da türbanını çıkar, gir... Kafa aynı kafa, düşünce aynı düşünce, ama görünüş ve şekil değişik... Bu insanları iki yüzlü ve riyakar yapmaktan başka bir işe yaramaz ki... Kamu, bir ülkedeki halkın bütünü demektir. Kamusal alan da bütün halka ait olan, herkesin hakkı bulunan yer demektir. Yani TRT'de, Mahkemede, TBMM'de türbanlının da hakkı vardır. Biz kamusal alanın da ne olduğunu bilmeden hemen oraya türbanlılar giremez diyoruz. Düşüncelerimizi peşin hükümlerden sıyırmalıyız. Selam ve sevgiler

Ahmet YILMAZ 
 29.01.2008 16:49
Cevap :
Kılık-kıyafet devrimi neden yapılmış bunu iyice araştırmak gerekiyor. Faraza türbanlı biri TBMM'ye de girse kimseye zararı olmayacaktır. Faraza biri TBMM'ye şortla veya fesle veya bir dini simge olan haç ile girdi. Kimseye zararı olmayacak. Türbanla, şortun veya fesin ne alakası var diyeceksiniz. Türban dini giyiniş biçimi değil mi? Ve dolayısıyla bir ibadet şekli. Peki bu ibadetin devletin yönetildiği yerde veya herhangi bir devlet kurumunda işi ne? Laiklik ve kılık kıyafet devrimi aynı zamanda eşitliği sağlar. Hiç kimsenin devlet dairesine aşırı açık gitme lüksü yoktur. Hiç kimsenin aşırı kapalı gitme lüksü de yoktur. Devlet dairelerinde belli bir kılık kıyafet düzeni vardır. Hiç kimse dini veya kişisel kıyafet tarzını devletin önünde uygulamasın diye kılık kıyafet devrimi ve laiklik vardır. Siz bu kuralları benden daha iyi bilirsiniz. Benim bu konuları yorumlayış tarzım bu şekilde. Umarım bu değişiklik ülkeyi geriye götürmek yerine kalkındırır. Sevgi ve saygılarımı sunarım. :)  30.01.2008 13:14
 

Bir şeye ister taraf olalım, ister karşı olalım, ben her şeyin açıkça konuşulmasından, tartışılmasından yanayım. Ancak konuşmak ve tartışmak demek, hep aynı şeyleri tekrarlamak demek değildir. Düşünmek ve fikir üretmek gerekir. Yazdığınız yorumda da ifade ettiğiniz gibi, türban resmen yasak değil. Yani böyle bir kanun yok. Herkes de maalesef var zannediyor. Türbanlıların üniversiteye alınmamaları ise, YÖK'ün öğrencilerin kılık kıyafetini düzenleyen yönetmeliğiyle olmaktadır. O günlerde rektörlerden biri bunu dini bir simge kabul edip türbanlı öğrencileri okula almayınca, diğer rektörler de laikliğin bir gereği kabul ederek bütün üniversitelerde türbanlı öğrencileri üniversiteye almadılar. Bu bir Atatürkçülük ve laiklik ilkesi olarak algılandığı için kimse de aksini iddia edemedi. Böylece konu sürüncemede kaldı. Şimdi olaylara bir de şöyle bakmak lazım. Sizin örneğinizdeki türbanlı hanım TRT'ye girdi de ne oldu? Cumhuriyette, laiklikte bir zedelenme var mı? (devam edecek)

Ahmet YILMAZ 
 29.01.2008 16:39
Cevap :
Yazıma ve düşüncelerime verdiğiniz önem için ve belirttiğiniz karşı görüşler sayesinde fikri tartışma ortamına zemin hazırladığınız için teşekkür ederim. Gelelim yorumunuza yazacağım cevaba. İşin hukuki ve kanuni kısmına olan cevabımı bir önceki yorumunuzun altına yazmıştım. Türbanlı hanım TRT'ye girdi de ne oldu? Cumhuriyette, laiklikte bir zedelenme var mı, demişsiniz. Cumhuriyet ve laiklik bir bez parçası yüzünden zedelenecek kadar zayıf bir kavram değildir. Ancak... (devam edecek)...  30.01.2008 12:54
 

Bildiğim kadar Türkiye'de türban takmayı yasaklayan bir kanun maddesi yok. Kamusal alanda türban takılmayacak diye özellikle belirlenmiş bir kural da yok. Sadece kadın memurların nasıl giyinecekleri konusunda bir yönetmelik var bildiğim kadar. Fakat konu öylesine abartıldı ki, hepimiz böyle bir kanun var zannediyoruz. Hele sıradan vatandaşı bağlayan hiçbir şey yok. TRT'ye konuşmacı olarak katılan hanım sıradan bir vatandaş, bir kamu görevlisi değil. Kamusal alanda türbanlı kimse olamaz diye de bir kanun yok. Olsa zaten siz de yazınıza şu kanunun şu maddesine göre yasak diye eklerdiniz değil mi? Sadece bizim hayali olarak yasak koymamız ve onu uygulamamız mümkün değil maalesef. O yüzden ortada bir suç da yoktur, suçlu da yoktur sevgili kardeşim.

Ahmet YILMAZ 
 28.01.2008 1:22
Cevap :
Öncelikle şunu hatırlatayım: Ben hukukçu değilim :). Türbanın yasak olduğunu nerden biliyorum sorusunun cevabını yine bir soruyla buldum. Türkiye'de türban takmayı yasaklayan bir kanun maddesi olmayabilir. Türban yasak değilse o zaman niçin kimse üniversitede türban takamıyor? Türban üniversitede serbest olsun diye bazı kanun maddeleri değiştirilmeye çalışılıyor. Yasak değilse hiç uğraşmasınlar. Başbakan'ımız geçsin ekran karşısına, Anayasa'da böyle bir madde yok desin, yarın herkes üniversiteye türbanıyla gidebilir desin, olay bitsin. TRT'ye konuşmacı olarak katılan hanım bir sosyolog. Dolayısıyla kamu görevlisi değil. TRT kamusal alan. Ekrana çıkmasında sakınca yok. Bu sizin düşünceniz. Peki bu hanım TBMM'ye veya bir üniversiteye konuşmacı olarak girebilir mi? Oraları da aynı TRT gibi kamusal alan değil mi?. Yorumunuz için teşekkürler. Saygılarımı sunarım.  29.01.2008 13:07
 

artık bu yasakların kalkma zamanı gelmedimi sence suç belki ama nereye kadar

umut ısıgıı 
 27.01.2008 17:59
Cevap :
Türban takmak hala yasak. Bu yasak kaldırılır veya kaldırılmaz... Bu türban neden yasaklanmış? Biraz bu sorunun üzerinde düşünmek gerekmiyor mu? Saygılar.  29.01.2008 12:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 302
Toplam yorum
: 208
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1069
Kayıt tarihi
: 02.05.07
 
 

"1988 Adana doğumluyum. Oldukça başarılı bir öğrencilik serüvenimin ardından eğitimimi noktaladım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster